Dava Takvimleri

20 Haziran haftası: Gazetecilik ve ifade özgürlüğü davaları

Bu hafta da birçok gazetecilik ve ifade özgürlüğü davasının duruşması görülecek. İşte haftanın duruşma takvimi:

21 Haziran Salı

  • Jin News muhabiri Beritan Canözer’in “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla yargılandığı davanın ikinci duruşması Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinde, saat 09:20’de görülecek. İddianamede gazeteci Canözer’e yöneltilen suçlamaya dört farklı sosyal medya hesabından yapılan 19 sosyal medya paylaşımı delil olarak gösteriliyor. İddianame savcısı, 19 Ağustos 2019 tarihli “araştırma raporu” altında 2014-2015 yıllarında yapılmış sekiz paylaşımı; bir başka hesaptan yapılmış 2015 tarihli üç paylaşımı; bir başka hesaptan yapılmış iki paylaşımı ve  bir başka hesaptan yapılmış altı paylaşımı öne sürerek Canözer’in “suçu zincirleme şekilde işlediğini” iddia ediyor. Canözer, soruşturma kapsamında  Diyarbakır’da 13 Ağustos’ta evine yapılan baskın ile gözaltına alınmış ve  dört gün gözaltında tutulduktan sonra emniyette ifadesi alınarak serbest bırakılmıştı. Canözer, emniyetteki ifadesinde iddianamede de yer verilen, daha önceki gözaltılarda da kendisine sorulan sosyal medya hesabının kendisine ait olduğu iddiasını reddederek şunları söyledi: “Daha önceki gözaltılarımda bu kişinin hesabı bana sorulmuştu. Fakat bu hesabın benle ilgisi yok. Bana ait olan hesapta fotoğraflarım bulunuyor ve arama motorunda aradığınızda bulabileceğiniz bir hesaptır.” Savcı ise hazırladığı iddianamede Canözer’in “suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarının dikkate alınmamasını” talep ediyor. 12 Ekim 2021’de Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, iddianamede gazeteci Canözer’e yöneltilen suçlamaya gösterilen deliller arasında yer alan paylaşımların yapıldığı “Beritan Sarya” isimli Twitter hesabının Canözer’e ait olduğuna dair “yeterli” ve “nitelikli” deliller olmadığını belirterek kovuşturmaya yer olmadığına karar vermişti. Davanın 31 Mart’ta görülen ilk duruşmasında mahkeme, Canözer hakkında daha önce açılan davaların dosyalarının istenmesine karar vererek davayı ertelemişti.
  • 12 Boğaziçi Üniversitesi öğrencisinin “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etmek” suçlaması ile yargılandığı “Boğaziçi Gökkuşağı” davasının altıncı duruşması İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesinde, saat 09:30’da görülecek. İddianamede öğrencilere yöneltilen suçlamaya taşıdıkları ve “uyarılara rağmen kapatmadıkları LGBT flamaları” ve “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz” sloganın da aralarında olduğu sloganları atmaları delil olarak gösteriliyor. Davanın 24 Mart’ta görülen beşinci duruşmasında mahkemenin istediği bilirkişi raporu okunmuştu. Öğrenciler aleyhine olan raporda öğrenciler, “yasaklama kararına uymayan, toplantı ve yürüyüş yapan” olarak tanımlanmıştı. Raporda ayrıca öğrencilerin kaldırımda bulunduğunu gösteren fotoğraflar olmasına rağmen trafiği engelledikleri de iddia edilmişti.
  • Dönemin Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın Cumhuriyet gazetesi eski muhabiri Hazal Ocak hakkında 20 Ocak 2020 tarihinde yayımlanan “Damat işi biliyor” başlıklı haber gerekçesiyle 200 bin TL manevi tazminat talebiyle açtığı davanın beşinci duruşması İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesinde, saat 10:00’da görülecek. Şikayet dilekçesinde Albayrak’ın Kanal İstanbul güzergahında arsa aldığı belirtilen haberin “gerçek dışı, çarpıtılmış hakaret içerikli” ve “Albayrak’ı itibarsızlaştırmaya ve karalamaya yönelik” olduğu ileri sürülüyor. 8 Şubat’ta görülen son duruşmada, mahkeme, aynı habere açılan ceza davasında verilen beraat kararının kesinleşmesinin beklenmesine karar vermişti.
  • Gazeteci Evrim Kepenek’in 6 yaşındaki çocuğunu istismar ettiği için tutuklanan daha sonra da adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Refik Y.’nin şikayeti ile “hakaret” suçlaması ile yargılandığı davanın ikinci duruşması Selçuk Asliye Ceza Mahkemesinde, saat 12:00’de görülecek. 6 yaşındaki çocuğunu istismar ettiği iddia edilen Refik Y,. cezaevinde olduğu sırada gazeteci Kepenek’ten ve sosyal medyada istismar iddialarını paylaşan 3 kişiden “özel hayatın gizliliğini ihlal” ve “hakaret” iddiaları ile şikayetçi oldu. Gazeteci Kepenek ve diğer üç kişiye yöneltilen suçlamaya Kepenek’in haberleri ve sanıkların sosyal medya paylaşımları delil olarak gösteriliyor.

22 Haziran Çarşamba

  • Ankara Barosu Eski Başkanı ve Eski Yönetim Kurulu üyelerinin “kamu görevlisine dini inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklaması nedeniyle görevinden dolayı hakaret” suçlamasıyla yargılandığı davanın üçüncü duruşması Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesinde, saat 10:00’da görülecek. Baro Başkanı ve Yönetim Kurulu üyelerinin iki yıla kadar hapis ile cezalandırılmasının talep edildiği iddianamede hukukçulara yöneltilen suçlamaya Ankara Barosunun Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın 24 Nisan 2020 tarihinde verdiği hutbe hakkında yaptığı basın açıklaması delil gösteriliyor. Erbaş, verdiği hutbede LGBTİ+ bireyleri ve HIV’le yaşayanları hedef göstermişti. Ankara Barosu yaptığı basın açıklamasında Erbaş’ın “insanlığın bir kesimini nefretle aşağılayıp kitlelere hedef gösterdiğini” söyleyerek 26 Nisan’da suç duyurusunda bulunmuştu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ise 27 Nisan’da Ankara Barosu yöneticileri hakkında soruşturma başlatmıştı. Davanın 9 Mart’ta görülen ikinci duruşmasında mahkeme, Diyanet İşleri Başkanlığının katılma talebini “suçtan doğrudan zarar görme ihtimali bulunmadığı” gerekçesiyle reddetmişti.

23 Haziran Perşembe

  • Gazeteciler Ahmet Memiş, Ali Akkuş, Cemal Azmi Kalyoncu, Gökçe Fırat Çulhaoğlu, Ünal Tanık, Yakup Çetin ve Yetkin Yıldız’ın “örgüte yardım” suçlamasıyla yeniden yargılandıkları davanın beşinci duruşması İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesinde, saat 09:40’ta görülecek. Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 26 sanıklı davada 17 kişinin cezalarını onamış, 8 kişinin ise hakkındaki hükümleri bozmuştu. Bozma kararında Atilla Taş dışındaki sanıklar hakkında “örgüt üyeliği” suçuna delil olarak öne sürülen eylemlerin örgüt üyesi olarak kabul edilmelerine yeterli olmadığı belirtilmişti. Atilla Taş’ın davaya konu olan eylemlerinin ise hüküm giydiği “örgüte yardım” suçunun değil, “cumhurbaşkanına hakaret” ve “devletin kurum ve organlarını alenen aşağılama” suçlarının unsurlarını içerdiği ifade edilmişti. Davanın 17 Şubat’ta görülen duruşmasında mahkeme, bir dönem Meydan gazetesinde köşe yazarlığı yapmış olan sanatçı Atilla Taş’ın dosyasının ayrılmasına karar vermişti.
  • Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan ve dönemin 6 Yönetim Kurulu üyesinin “terör örgütü propagandası yapmak” suçlaması ile yargılandığı davanın ilk duruşması Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinde, saat 10:30’da görülecek. İddianamede mimarlara yöneltilen suçlamaya Mimarlar Odası Ankara Şubesi tarafından 2013 yılında hayatını kaybeden mimar Emre Madran anısına verilen Koruma Alanında Emre Madran Basın Ödülü’nün doğa tahribatları, HES ve maden ocakları haberleri nedeniyle Jin TV muhabiri Güler Yıldız Bastion’a verilmesi gerekçe olarak gösteriliyor. Mimarların savunmalarının özet olarak yer aldığı iddianamede ödülün Jin TV’ye verilmesinin “ulusal basında ve sosyal medyada gündem oluşturması” üzerine Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan bilgi notu ve Jin TV’ye ait olduğu belirtilen sosyal medya hesabından yapılan paylaşımlar suçlamaya delil olarak gösteriliyor. İddianame savcısının iddianamede yer verdiği deliller arasında dosyada sanık olmamasına rağmen gazeteci Güler Yıldız’ın 2015 ve 2016 yıllarında başka bir kanalda yaptığı konuşma ve başka bir mecrada yayınlanmış haberi de bulunuyor. Ödül töreninin Anadolu Ajansı dahil hükümete yakın medya organları tarafından haberleştirilmesinin ardından mimarlar organize bir hedef gösterme kampanyasına maruz kalmıştı.
  • Gazeteci Can Dündar’ın “devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin etmek”, “gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklamak”, “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya ve görevlerini yapmasını kısmen ya da tamamen engellemeye teşebbüs etmek ve silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek isteyerek yardım etme”  suçlamalarıyla yargılandığı davanın dördüncü duruşması İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde, saat 11:55’te görülecek. “MİT Tırları Davası” olarak bilinen davada “casusluk” ve “silahlı terör örgütüne yardım” suçlarından 27 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan Dündar hakkında bu dava devam ederken Dündar hakkında başka bir dava açılmış ve bu dava dosyası” MİT Tırları Davası” ile birleştirilmişti. Yurt dışında yaşadığı için ifadesi alınamayan Dündar’ın dosyası ana davanın 8 Haziran’daki karar duruşmasında ayrılmış ve ayrı bir davaya dönüşmüştü. Yargılamanın 6 Ekim’de görülen ikinci duruşmasında mahkeme, Recep Tayyip Erdoğan’ın katılma talebini suçtan zarar görme ihtimali olduğu gerekçesiyle kabul etmişti.
  • Eski Dicle Haber Ajansı (DİHA) muhabiri Şerife Oruç’un “örgüt üyeliği” suçlamasıyla yargılandığı davanın 21. duruşması Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinde, saat 13:30’da görülecek. DİHA muhabiri Oruç, haber takibi sırasında Batman’da gözaltına alınmış ve “örgüt üyeliği” iddiasıyla 5 Temmuz 2016 tarihinde tutuklanmıştı. Hakkında aynı suçlamayla dava açılan Oruç, 9 Temmuz 2018 tarihinde görülen duruşmada tahliye edilmişti. Oruç, tahliyenin hemen ardından tutuklu olduğu dönemde hakkında yakalama kararı çıkarıldığı gerekçesiyle tekrar gözaltına alınmış, 10 Temmuz 2018 tarihinde serbest bırakılmıştı. Mahkeme, son dört duruşmadır Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına, savcılığın gazeteci Oruç hakkında yürüttüğü soruşturmanın akıbetinin öğrenilmesi için yazılan yazıya cevap bekliyor. Mahkeme, davanın 17 Şubat 2022 tarihinde görülen 19. duruşmasına kadar da Oruç’un tutuklanmasına sebebiyet veren gizli tanığın dinlenmesini beklemiş ve bulunamayan gizli tanığın dinlenmesinden vazgeçerek soruşturma aşamasında verdiği ifadenin okunmasına karar vermişti.
  • 11 Şubat’ta Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan ve “kayyum rektör” olarak bilinen Melih Bulu’ya karşı yapılan eylemlerde gözaltına alınan Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri ile dayanışmak için basın açıklaması yapmak isteyen Kocaeli Öğrenci Dayanışması üyesi 14 öğrenci ve onlara eşlik eden EMEP GYK Üyesi Tarık Erkan, Eğitim Sen Kocaeli Şube Başkanı Suphi Yıldırım ve Şube Sekreteri Ömer Furkan Özdemir’in  “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etmek” ve “görevi yaptırmamak için direnmek” suçlamalarıyla yargılandığı davanın beşinci duruşması Kocaeli 5. Asliye Ceza Mahkemesinde, saat 14:20’de görülecek. İddianamede basın açıklamasına katılan 17 kişiye yöneltilen suçlamalara gösterilen deliller arasında “Aşağı bakmayacağız, biat etmeyeceğiz” yazılı pankart ve gözaltına alınmak istenen öğrencilerin attıkları “kayyum gidecek, biz kalacağız” sloganı da yer alıyor.

24 Haziran Cuma

  • Savunmanlığı MLSA’nın üstlendiği gazeteci Rüstem Batum’un “devletin askeri ve emniyet teşkilatını alenen aşağılama” (TCK 301) suçlamasıyla yargılandığı davanın 17. duruşması İstanbul 43. Asliye Ceza Mahkemesinde, saat 09:05’te görülecek.İddianamede Batum’a yöneltilen suçlamaya 10 Eylül 2015 tarihinde İMC TV’de yayınlanan “Ayşegül Doğan ile Gündem Müzakere” adlı programdaki beyanları gösteriliyor ve Batum’un askere, polise ve cumhurbaşkanına hakaret ettiği iddia ediliyor.
  • Gazeteci Metin Cihan’ın haber kaynağı olduğu iddia edilen bir diğer sanık ile birlikte “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak” suçlamasıyla yargılandığı davanın dördüncü duruşması İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesinde, saat 11:00’de görülecek. Türkiye Gençlik Vakfı’nın (TÜGVA) “mağdur” olarak yer aldığı iddianamede gazeteci Cihan’a yöneltilen suçlamaya Cihan’ın TÜGVA ile ilgili sızdırılan ve vakfın karıştığı çeşitli yolsuzlukları gösteren belgeleri açıkladığı sosyal medya paylaşımları delil olarak gösteriliyor. Cihan’ın altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep eden iddianame savcısı, belgelerin içeriğinin teyit edilemediğini belirtmesine rağmen belgelerde “tahrifat yapıldığını” iddia ediyor.
  • İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri’nin 3 Şubat’ta Boğaziçi Üniversitesi direnişine destek açıklamasına yapılan polis saldırısında gözaltına alınan ve aralarında 3 insan hakları aktivistinin de olduğu altı kişinin “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etmek”, “hakaret” ve “görevi yaptırmamak için direnmek” suçlamalarıyla yargılandıkları davanın ikinci duruşması İzmir 49. Asliye Ceza Mahkemesinde, saat 14:00’te görülecek. İddianamede hak savunucularına yöneltilen suçlamaya gösterilen deliller arasında davada müşteki sıfatı ile yer alan sekiz polisin ifadeleri de bulunuyor. Müşteki polisler, polisin orantısız şiddeti dolayısıyla tepki çeken müdahale sırasında sanıkların kendilerini “darp ettiklerini” ve “yaralandıklarını” iddia ediyor. Bazı müşteki polisler iddianameye dahil edilen ifadelerinde bazı sanıklardan “Daha önceden tanıdığım …” şeklinde bahsediyor. Bu davada yargılanan üç hak savunucusu aynı eylem dolayısıyla “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla ve yine polis ifadeleri ile bir başka davada daha yargılanıyor.