Haberlerİfade Özgürlüğü

Avukat Veysel Ok’un 301 davasında görevsizlik kararı

-

Avukat Ok’un ‘devletin yargı organlarını alenen aşağılama’ iddiasıyla yargılandığı davada hakim görevsizlik kararı verdi

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) Eş-Direktörü ve basın hakları avukatı Veysel Ok’un, 2015 yılında verdiği bir röportaj gerekçe gösterilerek “devletin yargı organlarını alenen aşağılama” suçlamasıyla yargılandığı davada mahkeme “görevsizlik” kararı verdi.

Kapatılan Özgür Düşünce gazetesine verdiği 25 Aralık 2015 tarihli röportajda yargının “tek renkli ve tek sesli” olduğunu ifade ettiği için iki yıla kadar hapis cezası ile karşı karşıya olan Ok’un 4 Temmuz tarihli bir önceki duruşmasında karar beklenirken, İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesi hakimi Hakkı Yalçınkaya, Ok’un Ahmet Altan’ın avukatlığını yaptığı Anadolu 10. Sulh Ceza Mahkemesi’nde karara çıkan davada şikayetçi-katılan sıfatıyla yer almasını gerekçe göstererek, ‘tarafsız kalamayacağını’ belirtmiş ve davadan çekilmişti.

Davanın 10. duruşmasında yeni görevlendirilen hakim Sevda Karaahmetoğlu, Basın Kanunu ve Türk Ceza Kanunu’nda düzenlendiği üzere basın suçlarının İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi yetki sınırları içinde yer aldığını belirterek dosyanın bu mahkemeye gönderilmesine karar verdi. Karaahmetoğlu verdiği kararda itiraz yolunun açık olduğunu da belirtti.

Avukat Ok bu kararı şöyle yorumladı: “Bu dava bir yılan hikayesine döndü. Hakimler karar vermekten çekiniyorlar.  Birçok kez hakim değişti. On celsedir yargılama devam ediyor. Yaptığım avukatlık faaliyetleriyle ilgili olarak açıldı bu dava ve şikayetçisi Cumhrubaşkanı Erdoğan. Bu davanın bu şekilde ilerlemesinde bunun rolü olduğunu düşünüyorum. Şimdi yeni bir mahkemeye gidecek bu dosya ve o mahkeme nasıl bir tavır takınacak göreceğiz.”

Ne olmuştu?

Ok’a yönelik suçlamalar 27 Temmuz tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan 668 no’lu Kanun Hükmünde Kararname kapatılan Özgür Düşünce gazetesinde 25 Aralık 2015 tarihinde yayınlanan bir röportajında yargının “tek renkli” olduğunu söylemesinden kaynaklanıyor. Dava, Recep Tayyip Erdoğan’ın 29 Aralık 2015 tarihinde Ok hakkında şikayetçi olmasının ardından açılmış, iddianame 2016 yılının Ağustos ayında hazırlanmıştı.

Ok’un suçlamaya konu edilen sözleri

Avukat Ok, iddianamede söyleşide kullandığı şu ifadeler için suçlanıyor:  “Bu yargıçlar şekilci de olsa hukuk bir şekilde işliyordu. Biraz hukuka saygısı olan hakim, savcı bizim savunmamızı dikkate alıp takipsizlik kararı verebiliyordu. İfade özgürlüğünü dikkate alan savcı ve hakimlere denk gelme ihtimali yüksekti. Ama bu dönem en büyük fark yargı mensuplarının tek renkte olması. Son iki yıldır karşılaştığımız hemen hemen tüm yargı mensupları tek renkli, tek fikirli. Sulh ceza hakimlerini görüyoruz. Buralarda görülen davalarda ne savunma, ne itiraz işliyor. Şu anda bütün gazeteciler sürekli 12 tane sulh ceza hakimliğine çıkıp duruyor. Bu hakimlerin paylaşımları ve sempatileri belli. Bu anlamda hakimlere karşı savunmanız istediğiniz kadar güçlü olsun kararı etkileyemiyor.”