Basın Özgürlüğü

Bir ayakta kalma trajedisi olarak Kürt mizahı: Sokak, yoksulluk ve bolca politika

Doğan Güzel'in Çizimi: Halil İncesu
BURCU ÖZKAYA GÜNAYDIN

Bir sanat türü olan mizah, aynı zamanda güçlü bir eleştiri yöntemi olarak da kullanılıyor. Toplumlarda yaşanan eksik, absürt durumlardan beslenen mizahın yükselişiyle, baskıların arttığı dönemlerin paralel ilerlediği görülür. Sözlü mizahı da oldukça gelişkin olan Kürtlerde yazılı mizah, bazen yasalara bazen ana dil problemlerine takılı kalmıştır. Politika ve mizahın iç içe geçtiği Kürtçe mizahın gelişimi, ilerleyişi ve sorunlarını, Qırıx karakterinin çizeri Doğan Güzel, Zrîng dergisi editörlerinden Zeynel Bulut ve Özgür Gündem gazetesi politik-mizah yazarı Özgür Amed ile konuştuk.

Güzel: ‘Eğitimi olmayan bir dilde mizah çok zor’

Daha önce Gırgır dergisinde kısa süre çalışan, ardından Özgür Gündem gazetesinde çizimlerine devam eden ve Kürt mizahının sevilen karakterlerinden Qırıx’ın (Kırık) yaratıcısı Doğan Güzel, “Qırıx, Kürt toplumunun kendisi. Sokak ve mizahın bir araya gelmesi” sözleriyle, karakterini nasıl oluşturduğunu anlattı.

Üniversiteli Kürt öğrencilerin, Qırıx’ın oluşumunda önemli bir yer tuttuğuna değinen Güzel, öğrenci yurtlarında, okul amfilerinde, sokaklarda yaşanan maceraların, Qırıx’ın bir parçası haline geldiğine değindi. Güzel, “Sıradan bir Kürt öğrencinin yoksulluğu, siyasi ortamı, köyden şehire gidişte yaşadığı çelişkilerin tamamı Qırıx karakteriyle birleşti. Ben de gördüğüm, duyduğum her şeyi zihnime not aldım. Qırıx karakterinde jargon çok önemliydi ve Diyarbakır Türkçesini kullandım. Bu bağlamda çok ince bir çizgi vardı ve eğer o çizgiyi tutturamasaydık, alay ediyor gibi olurduk. Fakat biz bunu başardık ve karakter popülerleşti” dedi.

Sonraki süreçlerde ortaya çıkan Kürtçe mizahın çok da başarılı olamadığını düşünen Güzel, Kürtçe yazılı mizahın, sözlü mizahın gerisinde kaldığını belirtti. Bu konudaki en büyük problemin ana dil olduğuna değinen Güzel, “Eğitim dili olmayan bir dilde mizah yapmak çok zor. Satur, Tewlo, Pine, Zring dergileri Kürtçe çıktı. Denemesine denedik ama ısrarcı olmadık, olabilirdik. Kürtçe’yi, yaşatmak, geliştirmek adına katkımız da olurdu ama yarıda kaldı” ifadelerini kullandı.

Bulut: ‘Dergiler, güldürüp düşündürdüğü için kapatıldı’

Zrîng dergisi editörü Zeynel Bulut, derginin kuruluş hikayesini şöyle anlattı: “Pine dergisi kapatılmıştı. Yıllar sonra daha önce Pine’de çalışmış olan İmam Cici ve Doğan Güzel ile yeniden dergi çıkarmayı konuştuk. Bu sefer karikatür dergisi değil de çizgi roman dergisi olsun dedik. Kürtçe çizgi roman bir ilkti aynı zamanda. 2019 yılı Ekim ayında Zrîng dergisini çıkardık. Yeni yapılan işler her zaman beklendiği gibi olmaz. Güzel tepkiler de alsa, okuyucu tarafından pek de benimsenmedi. Pandemi süreci ortaya çıkınca ekonomik sıkıntılar başladı. Dergi bir yıl ara verdi. Aradan sonra sayfa sayısı düşürülerek mizah ağırlıklı bir format değişikliği ile yayın hayatına devam etti. Bu şekilde altı sayı çıkarıldı fakat pandemiyle birlikte okulların ve iş yerlerinin kapanması, derginin ekonomik olarak ciddi bir yara almasına neden oldu. Bu sebeple yaklaşık bir yıl önce Zrîng dergisi yayın hayatına ara verdi.”

Kürtçe çizgi roman türü olarak halktan görmedkleri ilgiyi üniversite öğrencilerinden gördüğünü belirten Bulut, “Dergi, 13 bin baskı ile basıldı ve hepsi de bitti. Genç kesimin yeniliği sevip sahiplenmesi, bizi de mutlu etti. Derginin satışı elden yapılıyordu. Bayiden çok kısa bir süre çıktı. Pandeminin başlaması, birçok işyeri ile okulların tatil olmasıyla satışlarımız çok etkilendi ve ara vermek zorunda kaldık. Derginin bir diğer amacı ise Kürtçe diline katkıda bulunmak ve dili ilerletmekti; bu konuda başarılı da olduk. Gelen çizimlerin kalitesi sayesinde dergi, birçok okuyucu için okul görevi gördü ve bu bizi çok mutlu etti. Önümüzdeki süreçte genç karikatüristlere dair hedeflerimiz var” ifadelerini kullandı.

Kürtçe mizahın imkansızlıklara rağmen var olma çabası içinde olduğunu söyleyen Bulut, “Satur, Pine gibi mizah dergileri her ne kadar güldürüp düşüren nitelikte olsalar da politik sebeplerden dolayı kapatıldı. Fakat her kapanan dergi yerine bir yenisi çıkarıldı ve şu an için sadece Zrîng dergisi politik sebeplerden dolayı kapanmadı” dedi.

Amed: ‘Ana dil, mizahın kalbinde yer alıyor’

Zring dergisi ve Özgür Gündem gazetelerinde yazan, “Böbreği Kim Yedi?” kitabının yazarı Özgür Amed, politik mizah yazılarının tarzını, kişisel bir itiraz, direniş meselesi ve derdini anlatmaktan doğan bir hikaye olarak değerlendirdi. Mizahın toplumsal ve politik bir olgu olduğunu belirterek, ezilen taraftan yana saf tutmak ve kişinin yaşadığı problemleri ortaya koyabilmek anlamlarına gelen ahlakiliğin mizah için bir diğer önemli olgu olduğunu belirtti. Amed, “Rotayı buradan kurduktan sonra zaten mizahın komediden veyahut komiklikten farklarını da ayrıştırmak kolaylaşır. Mizahın bir çeşit hayatta kalma stratejisi; ret ve kabul ölçüleri var. ‘Kahkahanın Zaferi: Yıkıcı Tarih Olarak Gülme’ adlı eserde Barry Sanders, ‘… En tehditkar kahkahalar tarihin kıyılarını tutabilmişlerden, tarihsel olarak kahkahaları adsız kalmış olanlardan gelmiştir’ tespitini yapar. Burada tarif edilen ötekidir ve ben de politik olma mecburiyetinden bahsediyorum. Yukarıda kavramsal olarak çizmeye çalıştığım, mizah ve çerçevesi, Kürt mizahının da azade olmadığı temel argümanlardır” dedi.

Ana dilde mizahın önemine değinen Amed, Kürtçe dilinin zenginliğinden ve etkileyiciliğinden bahsederek, ana dilin aslında, mizahın tam da kalbinde yer aldığını belirtti. Tewlo, Pine, Zrîng gibi Kürt mizah dergilerinin uzun soluklu olmamasının altında yatan en büyük nedenin ise Kürtlük olduğunu vurgulayan Amed, bu konuya Türklük Sözleşmesi üzerinden bakmak gerektiğine dikkat çekti.

Mîrkût, Zengil, Îsot  ve benzeri Kürt mizah dergilerinin resmi devlet kurgusunun kurduğu tabloyu ihlal ettiğini söyleyen Özgür Amed, “Beklentiyi ve dayatılanı ihlal ediyorlar. Sosyal, toplumsal tema ile sınırlı kalmadığından da devlet aklı için damgalı ve tehlikeli. İhlali buradan okumak gerekiyor. İkincisi de daha somut olarak çıktıkları dönemler, şartlar, hitap ettikleri kültür ve elbette yayın dili diyebiliriz” dedi.