Dava İzlemeHaberler

Boğaziçililerin bir sonraki duruşması 16 Temmuz’da

-

İstanbul – 19 Mart 2018 tarihinde Boğaziçi Üniversitesi’nde savaş karşıtı öğrencilerin kampüste “Afrin Lokumu” dağıtılmasına tepki göstermelerinin ardından haklarında “örgüt propagandası” suçlamasıyla açılan davanın üçüncü duruşması İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmanın ardından Boğaziçi Üniversitesi Kuzey Kampüsünde bir basın açıklaması düzenlendi.

Danimarka Başkonsolosluğu’ndan yetkililerin de takip ettiği duruşma esnasında yargılanan öğrencilerden Tevger Uzay Tulay ile Deniz Han mahkeme salonunda hazır bulundu.

Duruşmanın başlamasının ardından savunma avukatları incelemenin tamamlandığını vurgulayarak, dijital materyallerin iadesini talep etti. Buna ek olarak, savunmaların esas hakkında mütalaa verilmesinin ardından yapılacağı belirtildi.

Avukat Meriç Eyüboğlu ilk duruşmada verilen ara kararda ifadesine başvurulmasına karar verilen Boğaziçi Üniversitesi Öğrenci Dekanı Zeynep Uysal’ın duruşmada hazır bulunduğunu belirtti ve Ünsal’ın dinlenmesi talebinde bulundu.

Mahkeme heyeti, tanık dinletme talebinin yazılı olarak mahkemeye sunulmadığını belirtti. Ardından savunma avukatlarına ve yargılanan öğrencilere tekrar söz verildi.

Öğrencilerin bu aşamada yeni bir beyanda bulunmayacaklarını ifade ettikten sonra avukat Levent Pişkin tekrar söz alarak, “Sayın başkan, Zeynep Uysal kamu çalışanı olduğu için işinden izin alarak buraya geldi ve dışarıda bekliyor. Ara karar verilmeden önce, esasa doğrudan etki edeceği için Zeynep Uysal’ın dinlenmesi talebimizi yineliyoruz,” dedi.

Mahkeme başkanı, talebin mahkemeye sunulmamış olması ve tanık dinlenmesinin heyetin duruşma planını bozacağı gerekçesiyle duruşma savcısına söz verdi.

Bunun üzerine hakim ile savunma avukatları arasında tartışma çıktı. Avukatların konuşmasına izin vermeyen mahkeme başkanına tepki gösteren avukat Ekin Baltaş, “Karşınızdakini dinlemiyorsunuz. Eğer en çok bağıranın sesi duyulacak ise biz de bağıralım,” dedi. Hakim bunun üzerine, “Buyrun bağırın. Bunu bir savaş gibi mi görüyorsunuz?” dedi.

Tartışmanın ardından söz verilen duruşma savcısı, dijital materyallerin iadesine yargılama sonunda karar verilmesini ve gelinen aşamada tanık dinlenmesinin yargılamaya katkısı olmayacağından bu talebin reddedilmesini istedi.

Mahkeme heyeti, ara kararında dijital materyallerin iade edilmesi ve tanık dinlenmesi taleplerini reddetti. Gerekçe olarak ise, tanık dinletileceğine dair mahkemeye talep ulaşmaması ile mevcut delil durumu itibariyle tanık dinlenmesinin esasa etki etmeyeceği öne sürüldü. Bir sonraki duruşma 16 Temmuz’da görülecek.

Duruşmanın ardından Boğaziçi Üniversitesi Kuzey Kampüsünde “Lokum Hadisesi” olarak bilinen olayın birinci yıl dönümü nedeniyle bir basın açıklaması düzenlendi. Haksız savaşların karşısında durmaya, hakikat ve adaletin sesini yükseltmeye aynı kararlılıkla devam edeceklerini vurgulayan öğrenciler, davanın bir sonraki duruşması için dayanışma çağrısında bulundu.