Basın Özgürlüğü

Gazeteci Beritan Canözer hakkında daha önce takipsizlik kararı verilen suçlama ile dava açıldı

DENİZ TEKİN

Diyarbakır-  Gazetecilik faaliyetleri ve sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek bugüne kadar dört defa gözaltına alınıp, yedi defa ifadeye çağrılan ve hakkında altı dava açılan Jin News muhabiri Beritan Canözer hakkında yeni bir dava daha açıldı. Kendisine ait olmayan “Bêrîtan Sarya” isimli sosyal medya hesabını kullanmakla suçlanan Canözer’in  “örgüt propagandası yapmak” suçundan 5 yıla kadar hapsi istendi. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, 12 Ekim 2021 tarihinde aynı suçlama nedeniyle açılan başka bir soruşturmada Canözer hakkında takipsizlik kararı vermişti.

Türkiye’de son yıllarda basın ve ifade özgürlüğü üzerinde giderek artan baskılardan en çok etkilenenlerin başında gazeteciler geliyor. Kamu yararına faaliyet gösterdikleri için mesleklerini özgürce sürdürmesi gereken gazeteciler, yaptıkları haberler ve sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek yargısal tacize uğruyor ve hapis tehdidi altında işlerini yapmaya çalışıyorlar. Açılan davalar nedeniyle gazeteciler, mesailerinin bir kısmını adliye koridorlarında geçirmek zorunda bırakılıyor. Diyarbakır’da 2016 yılında haberi takibini yaptığı yürüyüşte “heyecanlı” gözüktüğü için “makul şüpheli” olduğu gerekçesiyle gözaltına alınıp tutuklanarak 123 gün hapiste tutulması ile hafızalara kazınan gazeteci Beritan Canözer, bu yargısal tacize uğrayan ve ceza tehdidi altında olan gazetecilerden biri.

8 yılda 4 defa evine baskın yapıldı, 5 soruşturmada takipsizlik aldı 

Gazeteci Canözer, gazetecilik mesleğine başladığı 2014 yılından bu yana geçen sekiz yıllık sürede yaptığı röportaj ve yazdığı haberler, haber takibini yaptığı yürüyüş ve basın açıklamalarına katılmak, 2012-2015 yıllarında yaptığı sosyal medya paylaşımları, gazetecilik faaliyeti kapsamında tuttuğu haber notları, aleyhindeki tanık ifadeleri ve canlı yayınlarda kullandığı ifadeler gerekçe gösterilerek mesaisinin hatırı sayılır bir kısmını cezaevinde, adliye koridorlarında, karakollarda ve nezarethanelerde geçirmek zorunda bırakıldı. Hakkında verilen adli kontrol kararları nedeniyle aylarca karakola giderek imza atmak zorunda kalan Canözer’in evi bu süre zarfında dört kere basıldı. Bunların dışında Canözer, bir defa tutuklandı, ifade vermesi için yedi kez karakola çağrıldı ve dört defa da gözaltına alındı. Telefon ve haber materyallerine el konuldu. Canözer’in artık sayısını bilmediği bazı soruşturmalar birleştirilerek davaya dönüştürülse de beş soruşturmada takipsizlik kararı verildi.

Mahkeme, ‘yeniden suç işleyeceği’ kanaati ile cezasını ertelemedi 

Canözer hakkında “silahlı terör örgütü üyesi olmak” ve “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla üç, “silahlı örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla iki, “kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” suçlamasıyla bir dava olmak üzere toplam altı dava açıldı. Canözer, “silahlı örgüt üyesi olmak”  ve “örgüt propagandası” suçlaması ile yargılandığı davalardan beraat ederken, “örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla yargılandığı üç ayrı davada toplam 4 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasına çarptırılırken dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a “hakaret” suçlamasıyla açılan davada 7080 TL adli para cezasına çarptırıldı. Propaganda suçundan açılan iki davada verilen 2 yıl 6 aylık cezalar ertelenirken,  1 yıl 10 ay 15 günlük hapis cezası ise “sabıkalı” olması ve “yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat” oluşmaması nedeniyle ertelenmedi.

Aynı sosyal medya hesabı nedeniyle iki kez gözaltına alındı 

Gazeteci Canözer’in bugüne kadar maruz kaldığı bu yargısal tacize bir yenisi daha eklendi. Canözer, kendisine ait olmayan  “Bêrîtan Sarya” isimli sosyal medya hesabından yapılan paylaşımlar nedeniyle hakkında açılan soruşturma kapsamında 4 Nisan 2021’de evine baskın yapılarak dört gün gözaltına alındı. Tutuklama talebiyle sevk edildiği hakimlikte adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılan Canözer hakkında “Bêrîtan Sarya” isimli hesapta yaptığı iddia edilen paylaşımlar gerekçe gösterilerek “basın yayın yoluyla örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla hazırlanan iddianamede gazetecinin 5 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.

İddianamede, polisin 2019 yılında hazırladığı “araştırma raporuna” göre Canözer’in kendi adına kayıtlı Twitter hesabında 2014-2015 yılları arasında yaptığı iddia edilen sekiz ayrı paylaşım suç delili olarak gösterildi. Ne var ki iddianame savcısı, Canözer’in bu tarihlerde yaptığı paylaşımlar nedeniyle yargılandığı başka bir davada 1 yıl 10 ay 15 hapis cezasına çarptırılmış olduğunu ve dosyanın Yargıtay’ın önünde beklediğini dikkate almadı.

Aynı suçlama nedeniyle açılan başka soruşturmaya takipsizlik

İddianamede gazeteci Canözer’e yöneltilen suçlamalara konu edilen  “Bêrîtan Sarya” isimli hesabı kullandığı gerekçesiyle açılan başka bir soruşturmada takipsizlik kararı verildiği ortaya çıktı. 13 Ağustos 2021’de takipsizlik kararı verilen soruşturma kapsamında Canözer’in evine baskın yapılmış,  Canözer dört günlük gözaltının ardından ifadesi alınarak serbest bırakılmıştı. Polisteki ifadesinde “Bêrîtan Sarya”  isimli hesapla ilgili soruya Canözer,  “Daha önceki gözaltılarda bu kişinin hesabı bana sorulmuştu. Fakat bu hesabın benle ilgisi yok. Bana ait olan hesaplarda da fotoğraflarım bulunuyor ve arama motorunda aradığınızda bulabileceğiniz bir hesaptır” demişti.

Geçtiğimiz Ekim ayında soruşturmayı tamamlayan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, Canözer hakkında takipsizlik kararı vermişti. Kararda, yapılan araştırmada “Bêrîtan Sarya” hesabın Canözer’e ait olmadığı, telefon ve mail hesabı eşleşmesi bulunmadığı, hesabın Canözer tarafından kullanıldığını gösterir nitelikte ve yeterli delil bulunmadığı belirtildi.

Savcı, Canözer’in ‘savunmasına itibar edilemez’ dedi 

İddianamede diğer suçlamalar ise gazeteci Canözer’in kendisine ait olmadığını söylediği “Beritan Sarya” isimli Twitter hesabından 2020-2021 yılları arasında yapılan sekiz paylaşım oldu. Savcı iddianamede, Canözer’in bu hesabın kendisine ait olmadığına ve bu paylaşımları kendisinin yapmadığına dair soruşturma aşamasında verdiği ifadesine yer verdi. Savcı, Canözer’in kendi hesabından yaptığı paylaşımlar dikkate alındığında bu hesabın kendisine ait olmadığına ilişkin savunmasının “suçtan kurtulmaya yönelik” olduğunu ileri sürerek bu savunmasına ”itibar” edilmemesi gerektiğini savundu. Savcı, Canözer’in iki ayrı sosyal medya hesabından yaptığını iddia ettiği paylaşımlarla PKK’nin “eylem ve faaliyetlerini meşru gördüğü, benimsediğini” ileri sürerek, “basın ve yayın yoluyla örgüt propagandası yapmak” suçundan Canözer’in 5 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi.

İddianamede not olarak ise Canözer hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan açılan soruşturmada ek takipsizlik verildiği belirtildi.

Davanın ilk duruşması, iddianameyi kabul eden Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinde 31 Mart günü görülecek.