Basın Özgürlüğü

Gazeteci Emrullah Acar: ‘Şenyaşar ailesini takip etmeye devam edeceğim’

Foto: MA
CENGİZ ANIL BÖLÜKBAŞ

Şanlıurfa –  Şanlıurfa’da 19 Kasım’da gözaltına alınan Mezopotamya Ajansı (MA) Muhabiri Emrullah Acar 24 Kasım’da serbest bırakıldı. Acar, “gözaltı sebebinin sopa gösterip, gazeteciliği engellemeye çalışmak olduğunu düşünüyorum” ve “Şenyaşar ailesini takip etmeye devam edeceğim dedi.

Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü bir soruşturma kapsamında “terör örgütü üyesi olmak” iddiası ile 19 Kasım’da Şanlıurfa’da gözaltına alınan Acar, 24 Kasım sabahı Malatya Adliyesine getirildi. Savcılıkta ifadesi alınan Acar, adli kontrol şartı ile serbest bırakılması istemi ile Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Acar, çıkarıldığı mahkeme tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

‘Gözaltının asıl gerekçesi gazetecilik faaliyetleri’

23 Kasım’da polis tarafından ifadesi alınan Acar’a “HDP’li gence ajanlık dayatması” ve “Ajanlık dayatılan HDP’li genç işten çıkarıldı” başlıklı haberlerindeki Barış Özcan adlı kişi soruldu. Özcan’ın, Acar’a ait dediği ses kaydı suçlama konusu yapılırken Acar, ses kaydının kendisi ile alakasının olmadığını ifade etti.

Gözaltına “örgüt üyeliği” gerekçesiyle alındığını ancak asıl gerekçenin gazetecilik faaliyetleri olduğunu söyleyen Acar,  “Polis tarafından baskıya uğradığını belirterek İnsan Hakları Derneği (İHD) Malatya Şubesinde basın açıklaması yapan Barış Özcan’ın maruz kaldığı hak ihlalini 6-7 Ekim’de haberleştirdim. Hak ihlaline maruz kalan kişi, daha sonra bir takım faaliyetlerinden dolayı gözaltına alındı. Gözaltındayken beni tanıdığını söylediği için ben de gözaltına alındım. Bu kişi ile hak ihlaline uğramadan önce ve sonrasında hiç iletişimim olmadı. Gözaltına alındığımda haber takibinde kullandığım kameramın SD kartı, haber yazmak için kullandığım bilgisayarım, telefonum ve okuduğum Kürtçe bir kitap suç delili sayıldı. Ancak serbest kaldığımda hepsi tarafıma iade edildi” dedi.

‘İstihbarat ile görüştürülmek istendim’

Acar, altı gün gözaltında kaldığı Malatya Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesinde fiziki bir hak ihlaline maruz kalmasa da mevzuatta olmayan ve yasal olmayan bir şekilde istihbarat ile görüştürülmek istendiğini aktardı. Acar, avukatı olmadan böyle bir görüşmeye katılmayacağını belirtmesi üzerine görüşmenin sonlandırıldığını söyledi.

Gözaltına alınmadan önce Urfa Adliyesi önünde Şenyaşar ailesinin sekiz aydır sürdürdüğü nöbeti çoğu zaman takip ettiğini dile getiren Acar, şunları söyledi: “Adliye önünde birçok kez gerekçesiz şekilde polis engellemesine maruz kaldım. Gerekçe sorduğumuzda ise çoğu zaman sadece ‘yasak’ kelimesi ile karşı karşıya kaldık. Amacınız eğer gerçekleri ortaya çıkarmak ve hakikati savunmak ise gazetecilik yapmak ‘yasak’. Bu yüzden birçok gazeteci, sırf mesleki faaliyetlerinden dolayı gözaltına alınıyor. Bu yüzden cezaevlerinde sayıları yüze yakın tutuklu gazeteci arkadaş var. Sokakta haber takip eden gazetecilerin müdahale ile karşı karşıya kalmaları ‘rutin’ bir mevzuya döndürülmek isteniyor. Benim gözaltına alınmamın gerekçesi ise haber kaynağım ile yaptığım daha sonra haberleştirdiğim bir görüşmeydi. Ancak asıl amacın bazı gazeteciler üzerinden sopa göstererek gazetecilik yapmayı engellemek olduğunu düşünüyorum.”

‘Şenyaşar ailesini takip etmeye devam edeceğim’

Serbest kalmasıyla beraber gazeteciliğini sürdürmeye devam edeceğini vurgulayan Acar, “Yine adliye önünde olacağım, Şenyaşar ailesinin sesinin Mezopotamya Ajansından yükselmesine katkı sağlamaya devam edeceğim. Kaldığım yerden daha inançla, daha kendine güvenerek yazmaya, hakikatin saklı kalmaması için sokakta olmaya devam edeceğim. Gazeteciliğe, hakikatin izinden ayrılmayan ve gözaltı sürecinde yanımda olan Mezopotamya Ajansında devam edeceğim. Sizin aracılığınızla da başta dayanışma içinde olan gazeteci, medya kuruluşları ve diğer herkese sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. Gazetecilik suç değildir, gazetecileri gerçekleri yazmaktan alıkoymak suçtur. Özgür basın geleneği olduğu sürece gerçekler hiçbir zaman karanlıkta kalmayacak” ifadelerini kullandı.