Basın ÖzgürlüğüCezaevindeki GazetecilerHaberler

Gazeteci Mehmet Aslan’ın avukatı: Polis fezlekesi iddianameye dönüştürülmüş

İDRİS YILMAZ

Antalya – Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, 8 Ocak gününden beri Antalya L Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Mehmet Aslan’a yöneltilen suçlamalara ilişkin iddianame hazırladı.

Aslan’ın yaptığı haberler ve haberlerin yayınlandığı haber mecraları, Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesine sunulan iddianamede suç delili olarak yer aldı. Suça konu olan yerin İstanbul olduğu gerekçesiyle dosyada yetkisizlik kararı veren Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi, dosyayı İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi.

Ajans aboneleri ve tutuklu yakınlarıyla görüşmek suç delili sayıldı

Aslan’ın MA abonesi olan birtakım haber mecralarıyla yaptığı telefon görüşmeleri, haber aktarımları, ve haber kaynaklarına telefon numarasını vermesi iddianamede suç delili olarak yer alıyor. İddianamede Aslan’ın bir tutuklu yakınıyla yaptığı telefon görüşmesinde “sürgün” kelimesini kullanmasına da değinen savcılık, bu görüşmeye dair şu değerlendirmede bulunuyor: “Şüpheli Mehmet Aslan’ın tutuklu ve hükümlü yakınları ile telefonda görüşerek kendince bilgi topladığı, topladığı bilgileri örgüte müzahir yayın organlarına ulaştırarak kitleleri galeyana getirici ve kışkırtıcı haber yapılmasını sağladığı…”

Gazeteci Aslan’ın MA’da yayınlanan haberlerinin Fırat Haber Ajansı (ANF) tarafından da kullanılması ile, Aslan’ın gözaltına alınıp tutuklanmasına ilişkin ANF’de çıkan haberlerin de suç delili olarak yer aldığı iddianameyi inceledikten sonra yetkisizlik kararı veren Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi, Aslan hakkında tutukluluk incelemesi yaparak, “kuvvetli suç şüphesi” gerekçesiyle tutukluluğa devam kararı verdi. 

“Gözaltı ve tutuklama kararıyla ilgili haberlerin suç delili olması bir hukuk skandalıdır”

İddianamenin hukuktan uzak bir gerekçeyle hazırlandığına dikkat çeken Aslan’ın avukatı İslam Aslan, bu iddianamenin gazeteciliğin ve kamuoyunun haber alma hakkının nasıl engellendiğinin kuvvetli bir  göstergesi olduğunu belirtti. Müvekkilinin muhalif bir haber ajansında çalışması sebebiyle yaptığı işin tümden suç sayıldığına dikkati çeken avukat Aslan, “Müvekkilimin gözaltına alınma süreci ve tutuklama kararına dair haberlerin de iddianamede suç delili olarak değerlendirilmesi bir hukuk skandalıdır” diye konuştu. 

“Savcı polis fezlekesini iddianameye dönüştürmüş”

Avukat Aslan sözlerine şöyle devam etti: “Lehte olan delilleri de araştırmakla yükümlü olan iddia makamı, sırf müvekkilimi cezalandırmak için iddianame hazırlamıştır. Savcı, polis fezlekesini kes-kopyala-yapıştır şeklinde iddianameye dönüştürüp mahkemeye sunmuş. Öyle ki hazırlanan iddianamede örgüt faaliyetleri çerçevesinde yayın yapan ancak tespit edilemeyen bir televizyon kanalına haber aktarıldığı söyleniyor. Televizyon kanalı tespit edilmeden bu kanalın örgüt himayesinde olduğuna yönelik tespit, adalet anlayışıyla dalga geçmektir. Bu tür yargılamalarla muhalif basın susturulmak isteniyor.”