Haberlerİnsan Hakları

Hak ihlallerini izlemek isteyen gazetecilere dava izleme eğitimi

-

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) ve International Press Institute (IPI) işbirliği ile yürütülen proje çerçevesinde çok sayıda gazeteci ve sivil toplum temsilcisinin katıldığı bir dava izleme eğitimi düzenlendi.

Türkiye’deki Adli Uygulamaları Denetleme & AB İnsan Hakları Mekanizmalarının Güçlendirilmesi projesi kapsamında düzenlenen etkinlik, deneyimli yargı muhabiri Gökçer Tahincioğlu ve İstanbul Barosu Adil Yargılama Takip Merkezi Başkanı avukat Aynur Tuncel Yazgan’ın eğitmenliğinde gerçekleşti.

27 Mayıs günü Cezayir Toplantı Salonunda gerçekleşen eğitime pek çok serbest gazetecinin yanı sıra, Evrensel, Gazete Duvar, İz News, T24 gibi kurumlardan muhabirler de yoğun katılım gösterdi. Heinrich Böll Stiftung, Helsinki Yurttaşlık Derneği, İşte Kadın Derneği, UCİM – Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği’nin de aralarında bulunduğu sivil toplum kuruluşlarından temsilciler, aktivistler ve avukatlar da dava izleme pratiklerini geliştirmek adına eğitime katıldı.

Amacı yaşanan adil yargılanma hakkı ihlallerinin sistematik olarak raporlamak olan ve Avrupa Birliği (AB) desteğiyle T.C. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı tarafından yürütülen Sivil Toplum Destek Programı – II kapsamında uygulanan proje kapsamında dava izleme pratiklerinin geliştirilmesi de amaçlanıyor. Bu kapsamda MLSA’nın düzenlediği dava izleme eğitimleri ilerleyen aylarda Ankara’da ve Diyarbakır’da gerçekleşecek.

“Davaların fikrî takibini yapmak şart”

Program, ilk olarak gazeteci Gökçer Tahincioğlu’nun sunumu ile başladı. Kendi adliye muhabirliği deneyimini aktaran Tahincioğlu, dava takibi için gereken pratik becerilerden bahsetti. Dava takibi yapacak gazetecilerin ellerinden geldiğince dosya okumalarını ve takip ettikleri davaların iddianamelerini mutlaka el altında bulundurmalarını telkin eden Tahincioğlu, dava takibi yapacak kişilerin asgari düzeyde de olsa Türk Ceza Kanununa ve Ceza Muhakemesi Kanununa hakim olmaları gerektiğinin altını çizdi. Dava sürecinin fikrî takibini yapabilmek ve açılan soruşturmaları yetkin bir şekilde analiz edebilmek için tutanak alınmasının ve dosyaya eklenen her belgenin avukatlar aracılığı ile takibinin yapılmasının gerektiğini vurgulandı.

Taşrada ve metropollerde dava takibi yapmanın farkından bahseden Tahincioğlu, kendisinin de takip ettiği dosyalardan sık sık örnekler vererek dava takibinin duruşma salonu dışında da ne şekilde icra edilmesi gerektiğini uygulamalı olarak anlattı. Gazetecilerin ısrarla takip etmesi nedeniyle sonuçlanan davalardan örnekler vererek gazetecilerin yargıya tanıklık etmesinin önemini katılımcılarla paylaştı.

Tahincioğlu, dava izleme projelerinin raporlamasında nicel verilerin yanı sıra duruşma atmosferinin iyi yansıtılması gerektiğinin de önemine değindi. Özellikle tutuklu sanıkların getiriliş biçimi, sanıklara eşlik eden jandarma sayısı, avukatların hangi sıraya oturtulduğu gibi detayların mahkemenin yaklaşımını anlamak adına önemli olduğunun altını çizen Tahincioğlu, dava takibi yapacak olanların bu unsurlara dikkat etmesi gerektiğini belirtti.

Gazetecilerin duruşma salonuna girmek konusunda sıklıkla yaşadığı sıkıntılara ve bunlarla ilgili pratik çözümlere değinilen eğitim esnasında basın kartı gerekliliğini aşmak ve duruşma salonuna girerken edinilmesi gereken tutum üzerine de konuşuldu.

MLSA’nın proje kapsamında kullandığı dava izleme formunun üzerinden giderek de bu şekilde veri toplamanın kıymetinden bahseden Tahincioğlu, form üzerinden raporlamaya ne gibi eklemler yapılabileceği konusunda da katılımcılarla fikirlerini paylaştı.

-

“Gazeteciler de adliyenin bir paydaşı”

Dava izleme eğitimimizin ikinci oturumu Aynur Tuncel Yazgan’ın adil yargılanma hakkı ve Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) hakkındaki sunumu ile devam etti. Tuncel, sunumu esnasında mahkeme düzeni ve disiplini ile adliye işleyişinin yanı sıra başsavcılığın yetkileri ve görevlerinden kısaca bahsederek dava takibi yapacak kişilerin kendi haklarının farkında olmasının önemini vurguladı.

Toplumun bilgilendirilmesi sürecinde gazetecilerin adliyenin bir paydaşı olarak kabul edildiğini belirten Tuncel, gazetecilerin adliyede dava takibi sırasında sıkça yaşadıkları hak ihlallerine karşı nasıl mücadele edebileceklerini mevzuattan örnekler vererek detaylı bir şekilde açıkladı. Mahkeme salonundan çıkarılmak ya da ses ve görüntü kaydı almak ile suçlanarak gözaltına alınmak gibi durumlar konusunda neler yapılabileceğini uygulamalı olarak anlatan Tuncel, gazetecilere bu durumlara nasıl karşı çıkabileceklerini açıkladı.