İnfaz Paketiİnsan Hakları

İnfaz paketi esastan AYM’ye gidiyor 

Sibel Hürtaş

Yeni infaz düzenlemesi Nisan ayında yürürlüğe girdi fakat getirdiği tartışmalar bitmedi. Kısmi af niteliğindeki infaz paketi, ayrımcı uygulamaları nedeniyle Yüksek Mahkeme’ye taşınıyor. CHP, Ramazan Bayramından sonra Yüksek Mahkeme’ye esastan başvuru yapacak.

İnfaz yasalarında değişiklik öngören yasa ya da kamuoyunda bilinen adıyla af paketi 15 Nisan’da yürürlüğe girdiğinden bu yana tartışmaların hedefinde.

Paket kapsamında bazı suçların cezalarının infazında indirime gidilirken; kasten adam öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, uyuşturucu satıcılığı ve terör suçları ise kapsam dışında bırakmıştı. Kısıtlı kapsamına karşın, yasanın yürürlükte olduğu süreçte 105 bin mahkûma tahliye kapısı açıldı.

İnfaz paketiyle sadece cezaların infazında indirime gidilmedi, ayrıca denetimli serbestlik kapsamı da genişletildi. Özellikle cezaevlerinde büyük bir tehdit olarak kendini hissettiren COVID-19 salgınına karşı açık cezaevleri üç aylığına boşaltıldı. Risk grubunda bulunan ağır hastalar, yaşlılar ve çocuklu kadınlar için de bazı özel düzenlemeler getirildi.

Cezaevlerinde COVID-19 alarmı

Ancak COVID-19 salgını cezaevleri için büyük bir risk teşkil etmeye devam ediyor. Adalet Bakanı, 22 Nisan itibariyle cezaevlerinde 120 kişiye COVID-19 tanısının konulduğunu açıkladı. HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ise bu sayının çok daha yüksek olduğunu öne sürüyor.

TBMM Cezaevleri İzleme Komisyonu olarak ziyaret ettikleri cezaevlerinden örnekler veren Gergerlioğlu, cezaevlerinde mahkumların küçük koğuşlarda kalabalık bir şekilde kaldıklarını, suya ve hijyen maddelerine erişimlerinin yetersiz olduğunu, sağlıklı ve yeterli gıda alamadıklarını söylüyor. Bu koşullar dikkate alındığında, COVID-19 salgını nedeniyle cezaevlerinde facia çanları çalıyor. Tam da bu nedenle HDP, infaz paketinin kapsamının genişletilmesini talep ediyor; pandemi nedeniyle mahkûmların yaşam haklarının korumaya alınması için “genel af” fikri öne çıkarılıyor.

TBMM’de AKP ve MHP oylarıyla kabul edilen infaz paketine yönelik CHP’nin itirazları da “kısmi af” düzenlemesinin Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu temelinde şekilleniyor. CHP, özellikle siyasetçiler, gazeteciler ve öğrencilerin durumuna dikkat çekerek, infaz paketinin “siyasi suçlar” olarak nitelendirilen bu mahkûmları da kapsamasını istiyor.

CHP, AYM’ye usulden başvurdu 

Bu itirazlar ışığında, teklifi Anayasa Mahkemesi’ne götürmekle yetkili olan tek muhalefet partisi CHP, 22 Nisan tarihinde Yüksek Mahkeme’ye usulden başvuru yaptı.

Başvuruda, TBMM’de yasanın görüşmeleri sırasında gerçekleşen usul tartışmalarına dikkat çekildi. Zira AKP ve MHP Grupları, bu düzenlemeyi infaz yasasında değişiklik öngören bir kanun teklifi olarak TBMM’ye sunmuştu. TBMM Genel Kurulu’nda gerçekleşen görüşmelerde ise muhalefet milletvekilleri bu teklifin basit bir kanun teklifi olarak ele alınamayacağını öne sürmüşlerdi. HDP, usule dair itirazlarını görüşmelerin başladığı gün TBMM Kürsüsüne sırtını dönerek ifade etmişti. Usul tartışması yapılmadan TBMM Genel Kurulu’nda görüşmeler başlamıştı.

CHP’nin usulden yaptığı itiraz da TBMM’de gerçekleşen bu tartışmaya dayanıyor. Anayasa, kısmi ve genel af görüşmelerinde TBMM’nin nitelikli çoğunlukla karar vermesini öngörüyor. CHP de yaptığı başvuruda, TBMM Görüşmelerinde kısmi affa ilişkin Anayasa’da belirtilen kuralların gerçekleşmediği gerekçesiyle, yasanın iptal edilmesi gerektiğini savunuyor.

Rahşan Affı’ kararı, emsal olabilir mi?

Anayasa Mahkemesi’nin, kamuoyunda ‘Rahşan Affı’ olarak bilinen 22 Aralık 2000 tarihli Şartla Salıverme ve Erteleme Yasası adlı genel af düzenlemesiyle ilgili kararında da bu usul tartışmasına yer verildiğini anımsatalım.

Yüksek Mahkeme, bu tespiti, Rahşan Affına ilişkin olarak yapılan çok sayıda başvurudan biri olan Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in başvurusunda yapmıştı. Sezer, yasanın af niteliğinde olmasına karşın kanun teklifi gibi görüşülmesine istinaden usul itirazında bulunmuştu. Anayasa Mahkemesi, önce kanun teklifinde bir af ifadesi geçmemesine karşın Türk Ceza Yasasındaki af tanımından yola çıkarak, düzenleme için af tespiti yapmıştı.

Rahşan Affına ilişkin kanun teklifi de infaz indirimini öngören bir değişiklikten ibaretti. Ancak Yüksek Mahkeme, teklifin içinde “af” ifadesi geçmese dahi bunun bir af düzenlemesi olduğuna karar vererek, TBMM’deki görüşme usulünün doğru olmadığı kararını vermişti.

CHP’ye göre, Anayasa Mahkemesi önceki kararlarına sadık kalırsa, bu bile tek başına bir iptal gerekçesi olabilir. Anayasa Mahkemesi’nin 2001 tarihli Rahşan Affı kararında imzası bulunan hiçbir üyenin şu an Yüksek Mahkeme’de görev yapmadığını da belirtelim.

AYM usulden başvuruyu kabul etti

Anayasa Mahkemesi, CHP’nin kanun teklifinin şekil şartlarına uyulmadan kanunlaşmasına ilişkin yaptığı itirazın ilk incelemesini 6 Mayıs’ta yaptı. Başvuruda bir eksiklik olmadığını tespit ederek, esastan görüşme kararı aldı. Yüksek Mahkeme, başvuru için bir raportör görevlendirdi. Raportörün raporunu hazırlamasının ardından Yüksek Mahkeme üyeleri, başvuruya ilişkin nihai kararını verecek.

Ancak süreç daha tamamlanmadı. CHP infaz paketi ile ilgili olarak esastan başvuru da yapacak. Esastan başvuru için 14 Haziran’a kadar süre var ancak CHP, bu sürenin dolmasını beklemeyecek. Başvuruyu CHP İstanbul Milletvekili ve Anayasa Profesörü İbrahim Kaboğlu hazırlıyor. Kaboğlu, yaptığı açıklamada, esastan başvuruya ilişkin hazırlıkların tamamlandığını söyledi. Kaboğlu, esasa ilişkin itirazlarını içeren dilekçeyi Ramazan Bayramından sonra Anayasa Mahkemesi’ne sunacaklarını açıkladı.

17 Maddeye itiraz edildi

CHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne sunacağı 100 sayfalık başvuru dilekçesinde, kanun teklifinde yer alan 69 maddenin 17’sine itiraz ediliyor.

Başvuruda, söz konusu maddelerin Anayasa’nın “hukuk devleti ilkesini” düzenleyen 2. ve 5., “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanmasını” düzenleyen 13. ve “Kişi dokunulmazlığını” düzenleyen 17. Maddelerine aykırı olduğu savunuluyor.

Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı

CHP esastan başvuruda, “kısmi af” düzenlemesinin Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu belirterek, iptal edilmesini talep ediyor. Bu konu da Anayasa Mahkemesi’nin Rahşan Affının bir genel affa dönüştürülmesine neden olan temel çıkış noktasıydı.

Başvuruda, uzun zamandır tartışma konusu olan eşit infaz talebine de yer verilecek. Anayasa Mahkemesi’nin daha önce infaz eşitsizliğine vurgu yaptığı kararları da bulunuyor. Esastan başvurunun bir genel affın kapısını açıp açmayacağı da tartışma konusu.

Genel af kapıda mı?

CHP, infaz hesabında yapılan değişiklikten, ‘propaganda’ suçunu düzenleyen madde başta olmak üzere, Terörle Mücadele Yasası kapsamındaki bazı suçların da yararlanmasını istiyor.

Ancak Yüksek Mahkeme’nin cinayet, cinsel suçlar ve uyuşturucu suçları kapsamında da olası tahliyelerin kapısını açması konusunda çekinceler var. CHP, başvurunun genel affa dönüşmesini istemiyor.