Dava İzleme

Kibriye Evren: ‘Mesleğimin tutuklanma nedenimin olmasına üzülüyorum’

-

Diyarbakır – 9 Ekim 2018 tarihinden beri tutuklu bulunan Jin News muhabiri Kibriye Evren, 20 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı davada yine tahliye edilmedi. Bir sonraki duruşmanın 26 Eylül’e ertelendiği davada savunma yapan gazeteci Evren, “Bu mesleği severek ve isteyerek  yapıyorum. Mesleğimin tutuklanma nedenimin olmasına üzülüyorum. Suçlamaları kabul etmiyorum,” diye konuştu.  

Gazeteci Kibriye Evren’in “örgüt üyesi olmak” ve “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla 8,5 yıldan 20 yıla kadar hapis istemiyle tutuklu yargılandığı davanın altıncı duruşması bugün Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmada Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde tutuklu olan gazeteci Evren ve avukatları hazır bulundu. Duruşmaya, Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu (MKGP) üyeleri, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Diyarbakır Temsilcisi Mahmut Oral ve Evren’in yakınlarının yanı sıra gazeteciler de izleyici olarak katıldı.

Diyarbakır’da 9 Ekim 2018 tarihinde gerçekleşen ev baskınlarında tutuklanan JinNews muhabiri Kibriye Evren hakkında gizli tanık beyanları, sosyal medya paylaşımları ve yurt dışı giriş çıkış kayıtları suç delili olarak gösterilmişti.  

Dava dosyasına gelen evrakların okunmasıyla başlayan duruşmada ilk olarak söz alan savcı, mütalaasında davadaki eksik hususların giderilmesini talep ederek Evren’in tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi.

“Tutuklanmamın temel nedeni gazetecilik faaliyetimdir”

Ardından söz alan gazeteci Evren, önceki duruşmalarda yaptığı Kürtçe savunma mahkeme tarafından anlaşılmadığı için Türkçe savunma yapacağını belirtti. Evren, Türkçe savunma vereceği için ailesinden ve halkından özür dileyerek bu konuda üzgün olduğunu söyledi. 

Diyarbakır’da yapılan operasyonda gazeteci olarak gözaltında alındığını ve 10 aydır tutuklu olduğunu hatırlatan Evren, kendisiyle birlikte gözaltına alınan gazetecilerin serbest bırakıldığını, tutuklu kalan tek gazetecinin kendisini olduğunu belirterek şunları söyledi, “10 aydır sadece gizlik tanık beyanları nedeniyle tutukluyum. Yıllardır gazetecilik yapıyorum. Bulunduğum her alanda kadına yönelik haberler yaptım. Kadınlara yönelik cinsel istismar, taciz, tecavüz, kadın soykırımı, kadın elinin değdiği her alanda çalışan kadınların emeğini görünür kılmak adına kalemimi her tarafa çevirdim. Bundan dolayı bugün burada tutukluyum. Tutuklanmamın temel nedeni gazetecilik faaliyetimdir. 

Gizli tanıklar verdikleri beyanlarda tanındığımı ve ismimi duyduklarını belirtiyorlar. Bu normaldir, çünkü ben bilinen bir gazeteciyim. Avukatlar, STK üyeleri, mahallelerdeki kadınların hepsi benim haber kaynağımdır. Siyasi partilere giriş çıkışım farklı değerlendiriliyor. Ancak ben gazetecilik yapıyorum. Bu özgürlüğü kullanmalıyım. Bundan sonra da kullanacağım. Benimle beraber alınan ve serbest bırakılan tüm gazeteci arkadaşlarım aynı suçlamalarla yargılandılar. Ben bugün burada tutukluyum. Yapmak istediğim işi yapamadığım için mağduriyet yaşamaktayım” dedi.

“Mesleğimin tutuklanma nedeni olmasına üzülüyorum”

Davanın iddianamesinde yurt dışı seyahatlerinin delil olarak gösterilmesine tepki gösteren Evren, “Ben gazeteciyim. Yurt içi ve yurt dışında  her alana ilişkin haber yapma özgürlüğüm var. Yurt dışına bu nedenle çıktım. Yaptığım haberler, röportajlar hepsi dosyada mevcuttur” diye belirtti. Hiç bir illegal örgütle ilişkisinin olmadığını, gazetecilik faaliyetinin temel yargılama nedeni olduğunu vurgulayan Evren, bunun toplumu bilgilendirme özgürlüğü önünde bir engel olduğunu ifade etti. Gazetecilik faaliyeti nedeniyle haberleri yaymak ve paylaşmak için sosyal medyayı kullandığını ifade eden Evren, bu paylaşımlarının haberi yayma ve paylaşma özgürlüğü kapsamında olduğunu, örgüt propagandası içermediğini kaydetti. Ankara’da hakkında hazırlanan dosyadaki iddiaların asılsız olduğunu dile getiren Evren,  “Bu mesleği severek ve isteyerek yapıyorum. Mesleğimin tutuklanma nedeni olmasına üzülüyorum. Suçlamaları kabul etmiyorum. Tahliyemi değil, beraatimi talep ediyorum” diye konuştu.

Evren’in avukatı Resul Temur ise savcının verdiği mütalaaya katılmadıklarını söyleyerek, müvekkilinin yargılanmasına sebep olan iddianamenin temelinin gizli tanık ifadeleri olduğuna dikkat çekti. Temur, gizli tanık ifadelerini asılsız ve soyut olduğunu, bu tanık ifadeleri gerekçe gösterilerek başka mahkemelerde yargılanan başka gazetecilerin ise beraat ettiğinin altını çizdi. AİHM’in geçtiğimiz günlerde HDP’nin bir önceki Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın yaptığı başvuruya ilişkin verdiği kararı hatırlatan Temur, bu karara göre müvekkilinin yaptığı ve iddianamede suçlama konusu yapılan paylaşımların örgüt propagandası suçunu içermediğini, düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu söyledi. Temur son olarak da müvekkilinin tahliyesini istedi. 

Savunmaların ardından ara karar için duruşmaya kısa bir ara veren mahkeme heyeti, aranın ardından ara kararını açıkladı. Mahkeme, UYAP’ta yapılan sorgulamada Urfa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Evren hakkında “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla başlattığı soruşturmanın akıbetinin sorulması ve karar verilmiş ise soruşturma dosyasının bir örneğinin istenmesine hükmetti. Mahkeme ayrıca gazeteci Kibriye Evren’in tutukluluk halinin devamına karar verdi. Mahkeme, dava dosyasındaki eksiklerinin tamamlanması için bir sonraki duruşmayı 26 Eylül tarihine bıraktı.

Mahkeme salonunda bulunan sivil polislerin kararının bir örneğini mahkemeden almasının ardından Evren’in avukatları bu duruma itiraz etti. Avukatlar, polisin tutanağı alarak mahkeme üzerinde baskı kurduğu belirterek, bunun polislerden geri alınmasını istedi. Mahkeme başkanının talimatı üzerine polisler tutanağı mahkeme görevlilerine teslim ederek savcı ile görüştü. Evren’in avukatları buna tepki göstererek, polisin duruşma tutanağını aldığına ilişkin tutanak tutulmasını istedi. Avukatlar ile mahkeme başkanı arasında yapılan konuşmanın ardından tutanak tutulmadı.