Basın ÖzgürlüğüCezaevindeki Gazeteciler

MLSA gazeteci Aziz Oruç’un tutukluluğunu AYM’ye taşıdı

İstanbul – Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde 18 Aralık 2019 tarihinde tutuklanan, “örgüt üyeliği” ve “örgüt propagandası” suçlamalarıyla yargılanan gazeteci Aziz Oruç adına Anayasa Mahkemesi (AYM) başvurusu yapıldı. 

Hukuki temsilini Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’nin (MLSA) üstlendiği gazeteci Oruç, Ermenistan üzerinden Avrupa’ya geçmek istediği sırada pasaportunun sahte olduğu gerekçesiyle mahkeme kararı olmadan İran’a iade edilmiş, bu ülke yetkililerinden kötü muamele gördükten sonra Türkiye-İran sınırına bırakılmıştı. Donma tehlikesi altında kendi imkanlarıyla sınırın Türkiye tarafına geçen Oruç, kendisine yardım etmek için gelen iki kişiyle birlikte gözaltına alınmıştı. 

Tutuklama hukuka aykırı, tutukluluk süresi makul değil

İddianamesi hazırlandığında tam 174 gündür tutuklu olan Oruç hakkında “terör örgütüne üye olmak” suçlamasına gerekçe olarak “ülkeye yasadışı yollardan girişinin PKK/KCK terör örgütüne üye olma hususunu gösterdiği” iddia ediliyor.

Oruç’un tutukluluğunu AYM’ye taşıyan MLSA avukatları, başvuruda Anayasa’nın 19. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 5. maddesinde düzenlenen ‘kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı’nın ihlal edildiğini ifade ederek, gazetecinin haksız ve hukuka aykırı olarak gözaltına alınıp tutuklandığını belirtti. Avukatlar, hürriyetten mahrumiyetin ancak istisnai durumlarda ve kısa süreliğine uygulanması gerektiğini hatırlatarak, Oruç’un tutukluluk süresinin de makul olmadığını savundu.

‘Masumiyet karinesi hiçe sayıldı’

Başvuruda, Oruç’un gazeteci kimliği vurgulanarak, özgürlüğünden mahrum bırakılmasının hem basın hem de ifade özgürlüğüne müdahale niteliğinde olduğu belirtildi. Oruç’un avukatlarından Zelal Pelin Doğan, müvekkilinin AİHS’in 6. maddesiyle güvence altına alınan masumiyet karinesinin hiçe sayıldığını, tutuklama kararı verilmeden önce İçişleri Bakanlığı’nın yaptığı açıklama ile “terörist” ilan edildiğini ve bu açıklamanın yargı makamlarının tutuklama kararı almasında etkili olduğunu söyledi. 

Son olarak başvuruda, Türkiye’de çok sayıda gazetecinin benzer suçlamalarla yargılandığı ve tutuklandığı ifade edildi. Bu doğrultuda, kişilerin hak ve özgürlüklerinin kötü niyetli bir şekilde sınırlandırılmasını yasaklayan AİHS’in 18. maddesi uyarınca, gazeteci Oruç hakkındaki yargılamanın bu maddeyi ihlal ettiği belirtildi.

Aziz Oruç kimdir?

Gazetecilik kariyerine kanun hükmünde kararnameyle kapatılan Dicle Haber Ajansı’nda (DİHA) muhabir olarak başlayan Aziz Oruç, 2017 yılının Eylül ayından beri Irak’ın Süleymaniye kentinde yaşıyor ve Roj News’de editör ve çevirmen olarak çalışıyordu.

Oruç Türkiye’de mesleğini icra ederken karşılaştığı engel ve baskılar sebebiyle Irak’ta çalışmaya başlamıştı. DİHA’da çalıştığı dönem boyunca yaptığı haberler delil gösterilerek hakkında pek çok dava açılan Oruç’un Diyarbakır ve İstanbul’da görülmekte olan davaları sürüyor. Gazeteci Oruç’un 2012 yılında aldığı 6 yıl 3 ay hapis cezası da hâlen Yargıtay’da.