İnsan Hakları

MLSA, gazeteci Nedim Türfent’in tutukluluğunu ve mahkumiyetini AİHM’e taşıdı

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) Hukuk Birimi, 13 Mayıs 2016 yılında mesleki faaliyetleri gerekçe gösterilerek tutuklanan gazeteci Nedim Türfent’in hürriyetinden yoksun bırakılmasını ve mahkumiyetini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) taşıdı. Başvuruda Türfent’in tutukluluğunun ve mahkumiyetinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) adil yargılanma hakkı (madde 6), ifade özgürlüğü (madde 10) ve hakların sınırlandırılması (madde 18) maddeleri bağlamında değerlendirmesi talep edildi.

Gazeteci Türfent, 2015 yılında Hakkari Yüksekova’da bir şantiyede özel harekat timlerinin Kürt işçileri ters kelepçe ile yere yatırıp “Türk’ün gücünü göreceksiniz!” şeklinde tehdit etmesini haberleştirdikten sonra 13 Mayıs 2016 tarihinde “terör örgütü üyeliği” iddiasıyla tutuklandı. 15 Aralık 2017 tarihinde “örgüt üyeliği” ve “örgüt propagandası” suçlarından 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan Türfent’in hürriyetinden yoksun bırakılmasını ve mahkumiyetini AİHM’e taşıyan MLSA Hukuk Birimi’nin yaptığı başvuruda gazeteci Türfent’in ifade özgürlüğü hakkına yapılan müdahalenin meşru bir amaca yönelik olmadığı belirtildi.

‘İfade özgürlüğü hakkına yapılan müdahale yasa ile öngörülmemiştir’

Başvuruda, Hakkari 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 8 yıl ve 9 ay hapis cezasına çarptırılan ve Yargıtay tarafından cezası onanan Türfent’in, 19 aylık tutukluluğun ardından ağır bir cezaya mahkum edilmesinin orantılılık ilkesine uymadığı savunuldu. Daha önce Anayasa Mahkemesine (AYM) bireysel başvuruda bulunan Türfent’in, basın ve ifade özgürlüğü hakkının ihlal edildiği şikayetinin AYM tarafından hiçbir şekilde incelenmemesi Türfent’in avukatları tarafından AİHM’e hatırlatıldı ve Türfent’in mağduriyetinin devam ettiği belirtildi.

Türfent’in mahkumiyetine gerekçe olarak kullanılan, yaptığı haberlerin suç teşkil etmediği ve Sözleşme’nin 10. maddesi ile güvence altına alınan ifade özgürlüğü hakkının ihlal edildiğine dikkat çekildi. AİHM tarafından verilen kararlara vurgu yapılarak Türfent’in gazetecilik faaliyetlerinden dolayı tutuklanması ve mahkum edilmesinin, yasanın öngörülebilirlik kriterini karşılamadığı belirtildi.

“Türk’ün gücünü göreceksiniz” başlıklı haberin yanı sıra, yaptığı birçok haber ile Türfent’in hükümet yetkililerini rahatsız ettiği için hedef gösterildiği mahkeme ile paylaşıldı. Bu hedef gösterme sonucunda Türfent’in somut gerçekler olmadan yalnızca yetkilileri rahatsız eden haberlerine devam etmesini engellemek amacıyla tutuklanıp mahkum edildiği belirtilerek, Sözleşme’nin 10. maddesi ile birlikte 18. madde ihlali kararı verilmesi talep edildi.

AİHM’in Sadak ve diğerleri/Türkiye ve Osmanoğlu/Türkiye davalarında ihlal kararı verilmesine atıf yapılan başvuruda, “Dava boyunca tüm yargılamalarda mahkeme huzuruna çıkarılmayan başvurucunun beyanları ve savunmasının SEGBİS yöntemiyle alınması, tanığın sorguya çekildiği sırada başvurucunun duruşmada bulunmaması ve tanık ile yüzleştirilmemesi, mahkeme huzurunda dinlenmeyen tanıkların kararda belirleyici olması Sözleşme’nin 6. maddesi ile birlikte 6/3c ve d maddelerine aykırıdır” savunması yapıldı.