MLSA TV

MLSA TV’de COVID-19 salgınında cezaevlerinin durumu konuşuldu

Soner Şimşek’in MLSA TV’de bu akşamki konukları Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği Savunuculuk Koordinatörü Berivan Emine Korkut ve MLSA Hukuk Biriminden Zelal Pelin Doğan idi.

“COVID-19 Salgınında Cezaevleri” başlığıyla yapılan 26 Ağustos’taki programda pandemi sürecinde cezaevlerindeki durumu ayrı ayrı raporlayan MLSA ve CİSST temsilcileri gözlemlerini paylaştı.

Pandemide cezaevleri ve tutukluların durumu hakkında bilgi edinmek güç

Programda her iki konuk da pandemi sırasında tutukluların durumu hakkında bilgi edinmenin çok güç olduğunu vurguladı. Pandemi başından itibaren müvekkiller ile görüşmekte dahi zorluklar yaşamaya başladıklarını belirten Doğan, farklı cezaevlerine yaptıkları Bilgi Edinme başvurularının genel olarak cevapsız bırakıldığını ve yalnızca tek bir kurumdan cevap alabildiklerini belirtti. Doğan, Maltepe 3 nolu Ceza İnfaz Kurumu’nun özenle hazırlanmış detaylı cevabının kendilerini şaşkınlığa uğrattığını çünkü bu detaylı cevabın genel olarak bilgi edinememe durumu içerisinde bir istisna olduğunu belirtti. Doğan, cezaevlerinin pandemideki durumunu raporlanmasına bu durum dikkate alınarak karar verildiğini aktardı: “MLSA’nın cezaevlerinde gerçekleştirdiği COVID-19 araştırması genel olarak cezaevlerdeki önlem ve tedbirlerin eksikliğini gözler önüne sermek ihtiyacından doğdu” dedi.

Tutuklular ile iletişimin en fazla zorlaştığı dönemde dahi CİSST Danışma Hattı sayesinde tutuklular ve aileleri ile iletişim halinde olmaya devam edebildiklerini söyleyen Korkut, buna rağmen cezaevlerindeki durum hakkında yapılan eksik ve şeffaf olmayan bilgilendirmenin bir raporlama ihtiyacı doğurduğunu aktardı: “Sık sık bu sürecin Adalet Bakanlığı ve Ceza Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından yeterince şeffaf yürütülmediğini ve açıklamaların düzenli yapılmadığını belirttik. Bu açığı kapatmak için süreci düzenli olarak raporladık.”

Araştırmalar hak ihlallerini tespit etti

MLSA’nın farklı cezaevlerinde 25 farklı tutuklu ile görüşerek gerçekleştirdiği araştırmadan bahseden Doğan, tutuklulara yönelik birçok hak ihlali yapıldığını tespit ettiklerini söyledi. Doğan, tespit edilen bazı hak ihlallerini paylaştı: “Tutuklulardan %44’ü COVID-19 salgını hakkında kurum tarafından bilgilendirilmemiş. %56’sı ise herhangi bir kişisel hijyen malzemesinden yoksun bırakılırken %76’sı yeterli beslenemediğini düşünüyor ve %96’sına herhangi bir takviye edici besin verilmemiş. Tutuklulardan %96’sının açık görüş hakkı, %52’sinin kapalı görüş hakkı kısıtlanmış. Açık görüş kısıtlamasının %79’u süresiz bir şekilde, kapalı görüş kısıtlamasının %77’si ise 1 aydan fazla süreyle uygulanmış.”

Korkut ise cezaevlerinde uzun süredir var olan sorunların pandemi ile birlikte çözülemez bir noktaya geldiğini söyledi. Korkut, yaptıkları araştırmalarda pandemide hayati öneme sahip olan kişisel hijyen konusunda mahkumlara imkan sağlanmadığını aktardı: “Pandemi başında Ceza Tevkifevleri Genel Müdürlüğü yaptığı açıklamalarla mahpusların temizlik malzemesinin parasız ve düzenli olacağını açıklamıştı. Ama bunun bazı kurumlarda hiç uygulanmadığını, bazı kurumlarda eksik uygulandığını gördük.” Mahkumlar lehine birçok kez başvuru yaptıklarını paylaşan Korkut, başvurulardan sonuç alamayınca diğer sivil toplum kuruluşları ile birlikte “temizlik kampanyası” başlattıklarını da paylaştı.

Korkut, araştırmalarının daha önce birçok kez ciddi bir sorun olduğu saptanan “hapishane yoksulluğu” gerçeğinin pandemi ile artık bir kriz haline geldiğini ortaya koyduğunu söyledi. Kişisel hijyen malzemelerinin ücretsiz verilmemesinin koğuş içi dayanışmadan mahrum ya da ailesinin maddi durumu olmayan mahkumlar için büyük bir sorun teşkil ettiğini belirten Korkut, genel olarak salgınlara açık yerler olan hapishanelerde bu nedenle pandeminin mahkumlar için çok daha zor hale geldiğini belirtti. MLSA’nın araştırmasında tespit edilen ve Doğan’ın paylaştığı mahkumların yeterli beslenememesi sorununa da değinen Korkut, enflasyonun cezaevlerinde hayatı dışarıdaki hayattan çok daha fazla zorlaştırdığını fakat bunun yetkililer tarafından dikkate alınmadığını vurguladı: “Pandeminin başında 8.5 TL olan kişi başı iaşe bedeli 10 TL’ye çıkarıldı ama burada da bir sistemsizlik var çünkü bu miktarın gıda enflasyonuna endekslenmesi gerekiyor.”

Sağlığa erişim ve adalete erişim hakkı ihlalleri

Sağlığa erişim hakkının pandemi döneminde gerçekleştirdikleri araştırmanın merkezinde olduğunu söyleyen Doğan, cezaevlerinde pandemi tedbirlerinde tespit edilen yetersizlikleri paylaştı: “Koğuşların yeterli şekilde dezenfekte edilmediğini gördük. Görüşülen 25 tutukludan altısı kendisine maske verilmediğini, maske verilenler ise maskelerin ücretsiz olduğunu belirtti. Görüşülen 25 kişiden 13’ü kendisine verilen hijyen malzemelerin ücretsiz olduğunu belirtirken bu 13 kişiden beş kişi banyo yapma hakkının kısıtlandığını belirtti. 13 kişinin hepsi ise temiz suya erişimlerinin yeterli olmadığını belirtti.”

Aşılama konusuna değinen Korkut ise cezaevlerinde devam eden aşılama programının dışardakinden pek farklı olmadığını ve münferit olaylar dışında ciddi sorunlarla karşılaşmadıklarını aktardı. Korkut, cezaevlerindeki aşılamada en sık karşılaşılan sorunun cezaevlerine has stok sorunları olduğunu, mahkumların tercih ettikleri aşıya hemen ulaşamayabildiklerini aktardı. Hapishanelerdeki kapanma ve sınırlamalara değinen Korkut, mahkumların ruh sağlığına da dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı: “Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de uygulanan kapalı alanda kalan insanları salgını engellemek için daha fazla kapatmak yaklaşımından vazgeçilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Kişinin koğuş dışına çıktığı tüm aktiviteler 2 yıldır durdurulmuş durumda ve bu artık hapishanelerdeki insanlar için idare edilemez bir noktaya geldi. Bir an önce gerekli önlem ve tedbirler alınarak sosyalleşme kanallarının açılmasını gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

Korkut, cezaevlerindeki karantina anlayışının da sağlığa erişim hakkı açısından ciddi sorunlar doğurduğuna dikkat çekti. Mahkumların tecrit boyutuna varan karantina uygulamasından kaçınmak için durumları ağırlaşana kadar acile gitmek istemediklerini paylaşan Korkut, cezaevi yönetimlerinin de genellikle karantina için kaynak ayırmak konusunda isteksiz olduğunu paylaştı.

Doğan, sağlığa erişim hakkı ile ilgili sıkıntıların yanında adalete erişim hakkı konusunda da sıkıntıların olduğunu gözlemlediklerini söyledi. Pandeminin başlarında neredeyse durma noktasına gelen görüşlerin kısa süre sonra devam ettiğini aktaran Doğan, buna rağmen pandemide cezaevlerinde adalete erişim hakkı konusunda ciddi sorunlar yaşandığına dair rapordan örnek aktardı: “Görüştüğümüz 25 kişiden 18’i salgınla birlikte avukatıyla evrak alışverişi yapamadığını belirtti.”

Korkut ve Doğan, halen devam eden pandemi sırasında yetkililerin düzenli ve şeffaf şekilde bilgi paylaşması gerektiğini söyleyerek yetkililere mahkumları daha fazla mağdur eden uygulamalardan vazgeçmeleri çağrısı yaptı.