Cezaevindeki GazetecilerHaberler

Nedim Türfent’in 1000. gününde destek mesajları!

-

Nedim Türfent için 1000 imzaya katıl!

 

Gazeteci Nedim Türfent, 5 Şubat günü cezaevinde 1000. gününe giriyor.

Sokağa çıkma yasakları sırasında yaşanan ihlalleri haberleştirdiği için hedef haline getirilen ve tehdit edilen Nedim Türfent, en son Yüksekova’da sivillere yönelik kabul edilemez gözaltı işlemleri gerçekleştiren özel harekat ekiplerini haberleştirmişti.

 

Nedim, gazeteciliğinin karşılığında yaptığı haberler ve işkence gördüğünü söyleyerek ifadelerini geri çeken tanıkların sözleri gerekçe gösterilerek yargılandı. Adil yargılanma hakkının hiçe sayıldığı bir süreç sonrasında Nedim’e Aralık 2017’de “örgüt üyeliği” suçlamasıyla 8 yıl 9 ay hapis cezası verildi.

Karar duruşması esnasında Nedim, “Bizler muhalif gazeteci olduğumuz için içerideyiz. İktidarın değirmenine hiçbir şekilde şu taşımayacağız. Gazetecilik yapmaya devam edeceğiz. Gazetecilik halkın vicdanıdır, bunun aksi bir şekilde haber yapmamız mümkün değildir,” demişti.

Nedim‘in cezaevinde geçireceği 1000. günde yanında olduğumuzu haykırmak adına Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) ve PEN International olarak ona bir mektup yazdık.

Sizden de bu mektuba imza vererek Nedim’in 1000. gününde ona desteğinizi göstermenizi istiyoruz.

MLSA, IPI ve PEN International 5 Şubat tarihinde mektubu ve imzacıları eşzamanlı olarak yayınlayacak.

İmzalamak için tıklayın

*5 Şubat 2019 tarihine kadar ambargolu*

Dostumuz ve meslektaşımız Nedim Türfent’e,

Bizler yazar, gazeteci, yayıncı, sanatçı ve aktivistler olarak Türkiye’de ifade özgürlüğünün sürekli olarak daha kötüye gitmesini geçmişte de birçok kez kınadık. İki yıldan uzun bir süredir Türkiyeli yetkililerin temel hak ve özgürlükleri sert bir şeki lde kısıtlayarak bağımsız seslere uyguladığı eşi görülmemiş baskıya tanık olduk. Olağanüstü hâl kalktığı halde Türkiye hâlâ en çok gazetecinin hapiste olduğu ülke. Haksız yere tutuklu bulunan bu gazetecilerden biri de sensin, Nedim.

Bugün parmaklıklar arkasında 1000. günü geride bırakıyorsun.

Yalnızca gazeteci olduğun için 1000 gün boyunca bir hücrede tutsak kaldın.

2016 yılının Mayıs ayında tutuklanmadan önce Türkiye’nin güneydoğusundaki askeri operasyonları haberleştiriyordun. Bunun için oldukça büyük bir bedel ödedin. İnternet üzerinden yürütülen sistematik bir taciz kampanyasının hedefi haline getirildin, pek çok ölüm tehdidi aldın ve güvenlik güçleri tarafından bölgeyi terk etmen yönünde tehdit edildin, fakat sen buna rağmen gitmeyi reddettin. Kalmayı seçtin.

Terör suçlamalarına maruz bırakılıp, neredeyse iki yıl boyunca dört metre uzunluğundaki hücrende TV, radyo, kitap ve gazete olmadan korkunç koşullarda tecritte tutuldun; zaman geçirmek için “deterjan kutularının arkasını” okumak zorunda bırakıldın.    

Davan görülmeye başladığında mahkeme salonunda fiziken bulunma hakkın defalarca yok sayıldı ve SEGBİS yoluyla ifade vermek zorunda kaldın. Bağlantı sorunlarının yanı sıra Kürtçe ifade vermek istediğinde çeviriyle ilgili de pek çok aksaklık yaşadın. Aleyhine tanıklık yapan 20 kişiden 19’u işkence gördüklerini söyleyerek ifadelerini geri çekti. Adil yargılanmayla ilgili mevzuatın ihlaline dair böylesi açık bir kanıta rağmen Aralık 2017’de 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldın.

Ancak sen haksızlık karşısında güçlü bir şekilde ayakta kaldın. Eline kağıt ve kalem alıp şiir yazmaya başladın.

Yazmaya devam ettin.

Seni susturamadılar.

Bugün sana yalnız olmadığını söylemek için yazıyoruz. Yanındayız, derhal ve hiçbir koşul olmaksızın serbest bırakılmanı talep etmek için seslerimizi birleştirdik. Türkiye’de ve dünyanın her yerinde gazeteci ve yazarların özgürce yazabilme hakkı ve barışçıl ifadeleri nedeniyle hapsedilenlerin serbest kalması için mücadeleye devam edeceğiz.

Güçlü kal, sevgili dost.

 

 

 

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği 
Şahkulu Mahallesi, İlk Belediye Caddesi No: 2/6 Beyoğlu, İstanbul 34421