İfade Özgürlüğüİnsan Hakları

Nurcan Kaya’ya haksız gözaltı için 250 TL manevi tazminat

Fotoğraf: Etkin Haber Ajansı

Avukat ve insan hakları savunucusu Nurcan Kaya’nın Ekim 2019’da gerçekleşen gözaltı sonrasında açılan tazminat davasında Kaya’ya 250 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedildi.

27 Ekim 2019 tarihinde bir iş görüşmesi için yurt dışına gitmek üzere İstanbul Havalimanında bulunan Kaya uçağa binemeden gözaltına alındı. İki sosyal medya paylaşımı gerekçe gösterilerek hakkında “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek” suçlamasıyla soruşturma açıldığını havalimanında öğrenen Kaya, ifadesi alındıktan sonra adli kontrol tedbiri ve yurt dışı çıkış yasağı ile serbest bırakıldı. Kaya hakkında yürütülen soruşturma 8 Haziran 2020 tarihinde takipsizlikle sonuçlandı.

Kaya’nın savunmanlığını üstlenen Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) Hukuk Birimi, hak savunucusunun haksız yere gözaltına alındığı gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat talebi ile dava açtı.

‘Avukatın maddi zararı net olarak ispatlanamıyor’

Kaya’nın tazminat taleplerini değerlendiren mahkeme, taleplerin kısmen kabulüne karar verdi. Davacının avukat olarak çalıştığını tespit eden mahkeme, maaş ile çalışmayan avukatın gelirinin belirsiz olmasını maddi tazminat talebinin reddi için gerekçe olarak öne sürdü. Gerekçeli kararda “avukatların maaş ile çalışmadığı gerekçesi ile yakalandığı güne ilişkin uğradığı maddi zararın net olarak ispatlanamadığı, bu nedenle maddi zarara uğradığı kanaatine varılamadığı” belirtildi.

Manevi tazminat talebini kabul eden mahkeme, “davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, yakalanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında geçen süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer, davacının yakalandığı yer, adli kontrol hükümlerinin uygulanması” hususlarını göz önünde bulundurarak Kaya’ya 250 TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti.

Manevi tazminat kararının yeterli olmadığını söyleyen MLSA Eş Direktörü avukat Veysel Ok, davayı açmaktaki maksatlarının maddi kazanç değil, Türk yargısının haksız ve hukuksuz gözaltı kararlarının sorumluluğunu alması talebi olduğunu ifade etti ve şöyle devam etti:

“Hem avukat hem de hak savunucusu biri iş toplantısı için yurt dışına giderken gözaltına alındı ve bütün gün gözaltında tutuldu. Yurt dışına çıkış yasağı ile serbest bırakıldı. Üstelik daha sonra bu soruşturma takipsizlik ile sonuçlandı. Türk yargısının takdiriyse alay eder gibi 250 TL tazminata hükmetmek oldu. Biz bu konuyu Anayasa Mahkemesi’ne de taşıyacağız. Burada maksat maddi bir kazanç değil, Türkiye’deki savcıların haksız, hukuksuz gözaltı kararları almasını engellemek ve verdikleri yanlış kararların sorumluluğunu aldıklarını görmek. Hak savunuculuğu yapan avukatların bu tür soruşturmalarla sindirilemeyeceğini göstermek istiyoruz.”

Lice ve Barış Pınarı Harekâtı hakkında sosyal medya paylaşımları suç delili

2019 yılında açılan soruşturmada Kaya aleyhine iki Twitter paylaşımı delil olarak öne sürülmüştü. Hak savunucusu Kaya, 7 Aralık 2018 tarihinde Lice ile dayanışma için Twitter’da “Lice yakıldığında, katliam yaşandığında, ablam (eniştem Liceli olduğu için) bağ zamanı olduğu için oradaydı. Ben en çok orada yaşananlar, ablamın tanık olarak anlattıklarıyla birlikte tanıştım devletle. Yakın tarihin en büyük suçlarından biri işlendi orada. #LiceAdaletArıyor,” yazmıştı.

9 Ekim 2019 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Suriye’nin kuzeyine yönelik yürüttüğü Barış Pınarı Harekâtını Twitter üzerinden eleştiren Kaya, soruşturmaya konu olan paylaşımında şöyle yazmıştı: “Hadi oradan! Ayrıca barış harekâtı dediğiniz her şeyin nasıl katliam harekâtı olduğunu deneyimlerle biliyoruz. Irkçılığınız, kendinize bile fayda sağlamayan ideolojiniz batsın!”