Dava İzleme

Oktay İnce’nin ‘cumhurbaşkanına hakaret’ ile yargılandığı dava ertelendi

İzmir – Video eylemci ve belgeselci Oktay İnce’nin “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla yargılandığı davanın ikinci duruşması 23 Kasım’da Kemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. İnce’nin avukatının ek süre talebini kabul eden mahkeme, davayı 30 Kasım’a erteledi.

Video eylemci ve belgeselci Oktay İnce’nin sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek “cumhurbaşkanına hakaret” suçlaması ile yargılandığı davanın ikinci duruşması Kemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. İnce ve avukatı Ali Arif Cangı’nın hazır bulunduğu duruşmada ilk söz alan Oktay İnce oldu.

İnce, mahkeme heyetine duruşma öncesi dosyaya sunulan video savunmayı izleyip izlemediklerini sordu. Mahkeme Başkanı, videoyu izlediklerini ayrıca döküman olarak da dosyaya eklediklerini belirtti. İnce’den sonra söz alan avukat Cangı ise savunma için ek süre talep etti.

İnce’nin avukatının ek süre talebini kabul eden mahkeme, davayı erteledi.

Ne olmuştu?

Video eylemci ve belgeselci Oktay İnce’nin “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla yargılanmasına 19 Ekim’de görülen ilk duruşma ile başlanmıştı.İddianamede İnce’ye yöneltilen suçlamaya sosyal medya hesabından 2014-2019 yıllarında yapılan 10 paylaşım delil olarak gösteriliyor. Davanın ilk duruşmasında mütalaasını sunan savcı, İnce’nin cezalandırılmasını talep etmişti.

İnce, 23 Kasım’da görülen duruşma öncesinde dosyaya 56 dakikalık bir video savunma sunmuştu. İnce, video savunmasını sosyal medyadan da şu sözlerle paylaşmıştı: “Bir zamanlar insanı ipten alan savunmalar varmış. Günümüzde ise, özellikle siyasi yargılamalarda mahkeme heyetini etkileyerek önceki kanaatini tam tersine çevirebilecek bir ‘savunma etkisi’ artık mümkün değil, zira heyetler bu etkiye kapalı. Onulmaz bir önyargı ve peşin hüküm ile malüller. Bu video savunmayı da heyeti öyle lehime etkilesin ki bana ceza vermekten vazgeçsinler diye yapmıyorum. Belki de tam tersine bir etki yapacak, beraati cezaya az cezayı daha çok cezaya çevirecek. Video savunmayı hukuk tarihine, benim bildiğim tarihe tabii ki, bir not düşmek için yapıyorum. En önemlisi herkesin kendi dilinde savunma yapması değil mi? Bizler görüntü işçileriyiz. Metinlerimizi çoğu zaman görüntü ve sesin diliyle yazıyoruz. Savunmamızı niye bu dilde yapmayalım? Niye filmik etkiyi hukukun içine taşımayalım? Neden mahkemede kekelemek,  yasa maddelerinden oluşmuş ruhsuz bir yazılı metni heyete uzatmak yerine, sesin ve imajın etkisini mahkeme salonlarında yankılamayalım?”