Dava İzleme

Savcı, Yeni Yaşam muhabiri Hatice Şahin’in 15 yıla kadar hapsini istedi

DENİZ TEKİN*

Diyarbakır – Yeni Yaşam muhabiri Hatice Şahin’in, gizlik tanık ifadeleri, meslektaşlarıyla yaptığı telefon görüşmeleri ve İstanbul- Diyarbakır arasındaki uçuşları gerekçe gösterilerek “terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla yargılandığı davada esas hakkındaki mütalaasını mahkemeye sunan iddia makamı, Şahin’in “örgüt üyesi olmak” suçundan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme, esas hakkındaki son savunmasını yapmak üzere Şahin’in avukatına süre vererek, davayı 19 Eylül tarihine bıraktı. Mahkeme, Şahin hakkındaki yurt dışına çıkış yasağının devamına karar verdi. 

Yeni Yaşam gazetesi muhabiri Hatice Şahin’in Demokratik Toplum Kongresi’nde (DTK) yürüttüğü iddia edilen faaliyetler, gazeteci meslektaşlarıyla yaptığı telefon görüşmeleri ve hakkındaki gizlik tanık ifadeleri gerekçe gösterilerek “örgüt üyesi olmak” suçlamasıyla 15 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı davanın dokuzuncu duruşması görüldü. Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya gazeteci Şahin katılmazken avukatı Resul Temur hazır bulundu. Duruşmayı sivil polisler de izledi. Kararlaştırılan saatten bir saat erken başlayan duruşmada ilk olarak söz alan iddia makamı, davaya ilişkin tevsii tahkikat taleplerinin olmadığını belirterek, esas hakkındaki mütalaasını mahkemeye sunacağını söyledi. İddia makamının önceden hazırladığı anlaşılan esas hakkındaki mütalaası duruşma tutanağına kopyalandı. 

Savcı, DTK’nin Diyarbakır’daki binasında 2018 yılında yapılan aramada el konulan fiziki ve dijital materyaller üzerinde yapılan inceleme sonucunda Şahin’in DTK faaliyetlerinde bulunmak üzere İstanbul ve Diyarbakır arasında uçakla seyahat ettiğini ileri sürerek Şahin’in DTK adına faaliyette bulunduğunun anlaşıldığını savunuldu. Mütalaanın devamında, “Ezel” mahlaslı gizli tanığın Şahin’in 2014-2015 yılları arasında gazeteci kimliğiyle “halka ekmek götürme bahanesiyle” sokağa çıkma yasaklarının ilan edildiği Sur ilçesine giderek örgüt üyeleriyle görüştüğü, burada çektiği görüntülerle sinevizyon gösterisi hazırlayarak bölgedeki halkı çatışmaya ve isyana teşvik ettiğine dair iddialarına yer verildi.  Mütalaada ayrıca “Firar” mahlaslı başka bir gizli tanığın Şahin’in KCK yapılanması içerisinde “basın alan sorumlusu” olduğu, basın aracılığıyla halkı devlete karşı kışkırttığı, basın alanında çalışan S.A. E.S.D., P.K. ve M.A. adlı kişileri yönlendirdiği, talimat verdiği şeklinde iddialarda bulunduğu ifadesine de yer verildi. İddia makamı ayrıca Şahin’in KHK ile kapatılan Komela Kongreya Jinên Azad (Özgür Kadın Kongresi Derneği) üyesi olduğunun tespit edildiğini öne sürdü. 

İddia makamı, tüm dosya kapsamının el konulan belgeler, gizli tanık beyanları, telefon tapeleri ve fiziki takip tutanakları birlikte değerlendirildiğinde Şahin’in, DTK faaliyetleri kapsamında örgütsel nitelikteki eylemlere katılarak, diğer DTK üyeleriyle birlikte dört ülke toprakları üzerinde “sözde” Kürt Ulusal Birliğini sağlamak, devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak, toplumsal ayrışmaya sebep olacak ve halk kitlelerini etkilemeye varan eylemleri amaçladığını ileri sürdü ve Şahin’in üzerine atılı örgüt üyesi olmak suçunu işlediğinin anlaşıldığını savunarak, bu suçtan cezalandırılmasını talep etti. Savcı ayrıca Şahin hakkındaki yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirinin de devamına karar verilmesini istedi. 

Ardından söz alan Av. Resul Temur, esas hakkındaki mütalaaya katılmadıklarını belirterek, esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalarını hazırlamaları için süre verilmesini talep etti. 

Mahkeme heyeti, Şahin hakkındaki yurt dışına çıkış yasağının devamına ve esas hakkındaki son savunmasını hazırlaması için Şahin’in avukatına gelecek celseye kadar süre verilmesine karar vererek davayı erteledi. 

*Bu işin hakları, Atıf-Gayriticari (CC BY-NC) Lisans ile kısmen saklıdır. Bu iş,  MLSA’ya atıf ile ve ticari olmayan amaçlar ile kullanılıp dağıtılabilir.