İnsan Hakları

Savunması engellenen avukat Ömer Kavili: ‘Avukat düşmanlığı devam ediyor’

EYLEM SONBAHAR

Boğaziçili öğrencilerin yargılandığı davanın Mart ve Haziran ayında görülen duruşmalarında savunma yapması engellenerek duruşma salonundan çıkarılan avukat Ömer Kavili yaşananları anlattı.

14 Boğaziçi Üniversitesi öğrencisinin “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “görevi yaptırmamak için direnme” ve “kara ulaşım araçlarını kaçırma veya alıkoyma” suçlamalarıyla İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı davanın son iki duruşması savunma hakkına ve avukat Ömer Kavili’nin savunmasına yönelik müdahalelerle devam etti. Atanan rektör Naci İnci’nin mağdur olarak yer aldığı davanın 21 Mart 2022 tarihinde görülen duruşmasında Kavili şunları söyledi: “Sizden adalet beklediğimiz için değil, ileride Anayasa Mahkemesi ve AİHM’de savunma delilimiz olsun istiyoruz. Rektör makamında görev yapan devlet memurunu bu salona getirmediniz. Duruşmayı yapmak için hukuki koşulları sağlamadınız.”

‘Talimat var’ denilerek avukat duruşmaya alınmadı

Mart ayında görülen duruşmada Kavili’nin savunmasına yönelik müdahalenin ardından yaşanan tartışma sonrası Gezi davasında beraat kararı veren ve haklarında soruşturma açılan heyette yer alan hakim Talip Ergen salonu terk ederken Kavili’nin salondan çıkarılması için özel güvenlik ve polis çağrıldı. Avukatlar tepki göstererek tutanak hazırladı. Öğleden sonraya ertelenen duruşma için avukatların salona alınmayacağı belirtilerek yoklamanın dışarıda alınacağı bildirildi. Duruşma salonu önünde yaşanan arbededen sonra davanın ertelendiği duyuruldu ve avukatların istediği tutanak da verilmedi. 

İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu’nun da izlediği 27 Haziran’daki duruşma, salonun küçük olması nedeniyle 9. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görüldü. “Talimat var” denilerek avukat Ömer Kavili duruşma salonuna alınmadı. Kapının kilitlendiği, polis ve güvenlik görevlilerinin de beklediği salonda duruşmaya devam edildi.

Son duruşmaya ilişkin konuşan Kavili, “Avukatlar hakimden ara karar vermesi konusunda talepte bulunuyor. Hakim ara kararı vermiş ama bana söylendiğine göre talepleri hiçbir gerekçe göstermeden reddetmiş. Benim endişem şu ki; tutanakta değişiklik yapıp ekleme yapacak olması. Çünkü sebepsiz yere verdiği karar görevi kötüye kullanmada ısrar suçu oluşturur. Verdiği kararda kanun dayanağı göstermemiş, şu kanunun şu maddesine göre dememiş. Geçen duruşmada da böyle bir şey söyleyemedi ama söylediği şu: ‘Avukat Ömer Kavili usul taleplerde bulunup mahkemeyi zorda bırakıyor.’ Avukat tabi ki talepte bulunacak, işi bu. Yasadaki yerini bilmeden karar verdiği için 204’e göre duruşmadan çıkarıyorum diyor. 204. madde sanığın duruşmadan çıkarılması ile ilgili, avukatın duruşmadan çıkarılması 203. maddedir. Yasayı bilmiyor fakat ezberlediği bir şeyler var.”

‘Avukat duruşmada hazır bulunmaya yetkili kişilerdendir’

Kavili, duruşmaya katılmanın avukat için ödev olduğunu söyleyerek sözlerine şöyle devam etti: “Kişinin avukatı varsa duruşma avukatıyla yapılır diye kanunun 188. maddesinde yazıyor. Avukat duruşmada hazır bulunmaya yetkili kişilerdendir. Avukatın duruşmaya girmesine engel olmak bir hakim, bir savcının duruşma salonuna girmesine engel olmak gibi bir cezaya denk düşer. Avukatın usul taleplerde bulunması durumunda hakime düşen görev avukatın talebiyle ilgili olumlu veya olumsuz karar verip tutanağa yazdırmaktır. Bizim yokluğumuzda Rektör Naci İnci’nin ifadesini almışsınız, buraya çağırıp duruşmada dinleyeceksiniz diye talebim vardı. ‘Bir daha talepte bulunursan çıkartırım seni’ dedi. Olumlu veya olumsuz bir karar verin dedim. Bunun üzerine hakim salondan gitmeye kalktı ve mübaşire polis çağırmasını söyledi. Mübaşirin polis çağıramayacağını ve hakimin avukatları polis ile korkutamayacağını söyleyerek tepki gösterdim.”

‘Kanunu bilmiyorsunuz’

Mahkemenin kanuna aykırı karar verdiğini belirten Kavili, duruşma tutanağını istediklerinde “UYAP çalışmıyor” yanıtını aldıklarını söyledi. Kavili, “İçeri girip konuştuğumda bilgisayar ekranında duruşma tutanağı açıktı. Ekran görüntüsü aldım. Tutanağın son kısmını gösterdi, üst kısımları görmek istediğimi söylediğimde ekran çalışmıyor dedi ve katip bilgisayarı kapatıp çıkıp gitti. O sırada hakim geldi, biz tutanak vermek zorunda değiliz dedi. Duruşma sonrası taraflara tutanak verilir, kanunu bilmiyorsunuz dedim. Salondan yine çıktı gitti. Sonra biz de UYAP’ın arızalı olduğuyla ilgili tutanak tutup verilmesini istedik. Kabul etmedikleri için baro yetkilisini çağırdık. Polis ve özel güvenlik çağırıp salonu boşaltmamızı söylediler. Tutanak tutma işlemi duruşmanın devamıdır, bu işlem bitmeden başka bir işleme geçemezsiniz dediklerinde 9. Ağır Ceza Mahkemesi hakiminin UYAP’ın çalıştığını söylediğini ifade eden Kavili, bu duruma ilişkin de tutanak tutacaklarını söylemesine hakimin yalnızca “Tamam” dediğini aktardı.

‘OHAL’in kendisi yok, ruhu yaşıyor ve avukatlık düşmanlığı devam ediyor’

Avukatın ancak hakime, savcıya, diğer taraflara müdahale etmesi, kamu malına zarar vermesi gibi yargılamayı engelleyici davranışları sürdürmesi durumunda salondan çıkarılabileceğini belirten Kavili, “Darbe sonrasında bir OHAL kararnamesine ‘Duruşmalardan çıkarılan avukat bir daha duruşmalara alınmaz’ diye bir ara madde koydular. Şimdi bu kanun değil, kararname ve bu kararname OHAL dönemi boyunca yürürlükteydi. OHAL’in sona erdiğini hükümet açıkladı. Öyle bir kural artık yok, bu bakımdan benim duruşmaya girme hakkım vardı. Ama bir önceki duruşmayı bozduğumu söyleyerek sebepsiz bir şekilde bu duruşmaya da alınmamamı söylemiş. OHAL mantığı devam ediyor. OHAL’in kendisi yok, ruhu yaşıyor ve avukatlık düşmanlığı devam ediyor. Bunu yapan kişi hakim statüsünde. Hakimler, vatandaşlar veya avukatlar hata yapsa bile tarafsız görüntüsüyle hata yapanın bile hakkını teslim etmesi gereken bir görevde bulunuyor. Bunlar hakimlik meslek vasıflarıdır” diye konuştu.