Basın Özgürlüğü

Van’daki gazeteci ve örgütlerden gözaltılara tepki

Şenol Bali

6 Ekim tarihinde Van’da Mezopotamya Ajansı (MA) ve Jinnews’in büroları ile bu kurumlarda çalışan gazetecilerin evlerine yapılan baskınlar sırasında dört gazeteci ve iki gazeteci dağıtıcısının gözaltına alınmasına birçok kurum ve gazeteciden açıklama geldi.

Yapılan baskında MA muhabirleri Adnan Bilen ve Cemil Uğur ile Jinnews muhabiri Şehriban Abi ve gazeteci Nazan Sala’nın yanı sıra Yeni Yaşam Gazetesi eski dağıtımcıları Şükran Erdem ve Fehim Çetiner gözaltına alındı. MA gözaltına alınanların Osman Şiban ve Servet Turgut’un helikopterden atılmalarını haberleştiren gazeteciler olduğunu belirtti. 

Gazetecilerin gözaltına alınmasına ilişkin basın açıklaması düzenleyen İnsan Hakları Derneği (İHD) Van Şubesi, gazetecilerin derhal serbest bırakılması gerektiğini söyledi. İHD Şube Başkanı Murat Melet, Türkiye’nin en çok gazetecinin cezaevinde olduğu ülke haline geldiğini belirtti. Gerçek gazeteciliğin tarafsız olduğunu, Mezopotamya Ajansı’nın da tarafsız bir kuruluş olduğunu ifade eden Melet, “Dünyanın hiçbir yerinde gazetecilerin tutuklandığını duymak istemiyoruz. Gazeteciler Türkiye’de yaptıkları haberlerden dolayı tutuklanıyorlar aynı zamanda toplumun haber alma hakkı da engelleniyor. Hiçbir gazeteci yazdıkları sebebiyle gözaltına alınmamalı. Van’da gözaltına alınan gazetecilerin derhal serbest bırakılması gerekiyor. Basının özgür olmadığı ülkede kimse özgür değildir” dedi.

ÖHD: Tek sesli medya oluşturma çabaları

Gözaltına alınan gazetecilerin gözaltı sürecini takip eden Özgürlükçü Hukukçular Derneği’nden (ÖHD) yapılan açıklamada “Aslında şu an gözaltında tutulan ‘özgür basın geleneği’ ve halkın haber alma hakkıdır.  Ajansın Van Bürosu özellikle son aylarda toplumda büyük yankı uyandıran haberlere imza attı. Yapılan operasyonu da bu doğrultuda, tek sesli ve yandaş medya oluşturma çabalarının bir parçası olarak değerlendiriyoruz” denildi.

MA muhabirlerinden Barış Dönmez, çalışmalarına arkadaşlarının kaldığı yerden devam edeceklerini söyleyerek “Kurumdaki ekipmana el konuldu. Bunu yaparak habercilik faaliyetlerimizi kısıtlamak istediler. Bunlar engel değil, bilgisayar olmasa telefonla habercilik faaliyetlerimizi sürdüreceğiz. Kendi imkanlarımızı oluşturarak çalışmalarımıza kaldığımız yerden devam edeceğiz” dedi.

Jinnews muhabiri Hikmet Tunç ise “Arkadaşlarımızın gözaltına alınmasının tek bir nedeni vardır: Çatak’ta Servet Turgut ve Osman Şiban’ın yaşadığı olayı belgeleyerek haberleştirmeleri. Biz tüm baskılara rağmen gerçekleri yazmaktan vazgeçmeyeceğiz. Sözümüzü söylemeyi sürdüreceğiz. Halkın sesi olmaya ve gerçekleri halka ulaştırmayı sürdüreceğiz.”