Dava İzleme

Zaman gazetesi yazarlarının yeniden yargılandığı dava Nisan’a ertelendi

13 Nisan'da görülen ilk duruşmadan

Zaman gazetesi davası kapsamında Temmuz 2018’de “örgüt üyeliği” suçundan mahkum edilen köşe yazarları Şahin Alpay, Ali Bulaç, Mümtaz’er Türköne ile ilk yargılamada beraat eden editör Mehmet Özdemir’in yeniden yargılandığı davanın dördüncü duruşması 11 Ocak’ta İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Mahkeme, sanıklar hakkındaki yurt dışı çıkış yasaklarının devamına, Mehmet Özdemir hakkındaki yakalama infazının beklenmesine ve dosyanın mütalaasını hazırlaması için savcılığa gönderilmesine karar vererek davayı 7 Nisan 2022 tarihine erteledi.

Yargıtay 16. Ceza Dairesinin dört Zaman gazetesi yazarı hakkında verilen kararı bozmasının ardından yeniden görülmeye başlayan Zaman davasının dördüncü duruşması bugün görüldü.  İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada Mümtazer Türköne, Şahin Alpay, Ali Bulaç ve Ahmet Turan Alkan ile avukatlarının hazır bulundu.

Hüseyin Gülerce tanık olarak dinlendi

Duruşmada ilk olarak savunma yapan Alkan savunmasında, “Yargıtay’ın bozma gerekçesinin geniş kapsamlı olarak değerlendirilmesini istiyorum. Hayatımda hiçbir terör örgütüne üye olmadım, bilerek veya bilmeyerek yardım etmedim. Beraatımı talep ediyorum” dedi. Alkan’ın avukatı Ahmet Çavuş da Yargıtay’ın bozma kararına uyulmasını ve müvekkilinin beraatını istedi.

Alkan’ın ve avukatının savunmasının ardından tanıklar dinlendi. İlk dinlenen tanık, geçmişte Zaman gazetesinin genel yayın yönetmenliğini de yapmış olan Star gazetesi yazarı Hüseyin Gülerce idi. Duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlanan Gülerce, “Şahin Alpay’ı yakından tanırım. FETÖ terör örgütü ile bağlantısının olduğunu hiç düşünmüyorum. Gazetede yazı yazıyordu. Gazeteye sık gelen birisi de değildi” dedi.

“Şahin beyin yazılarıyla hükümetle cemaat arasında bir tercih yaptığını düşünüyorum ama FETÖ ile iltisaklı olduğunu ve talimat aldığını düşünmüyorum” diyen Gülerce, “Şahin bey için söylediklerim diğer dört arkadaş için de geçerli. Bu arkadaşları, kalemin namusunu terk etmeyen arkadaşlar olarak tanıdım. Talimatla yazı yazdıklarını düşünmem. Böyle bir şeyin dedikodusunu bile duymadım. Zaten böyle bir şey olsa onları kaybederlerdi. Çünkü onlar, telkine kapalı insanlar” diye konuştu.

Duruşmada Şahin Alpay’ın tanığı olarak dinlenen Ümit Eroğlu ise “Bahçeşehir Üniversitesinde akademisyenim. Şahin beyle odalarımız karşılıklıydı. Sık sık sohbet ederdik. Kendisi demokratik ve laik bir kişidir” diye konuştu. Ümit Eroğlu “Şahin beyin askeri darbelere ve vesayete karşı olduğunu biliyorum. 70 muhtırasında ciddi sıkıntılar yaşadığını söylemişti. Terörle bir bağlantısı olduğunu düşünmüyorum” dedi.

Avukatlar da söz alarak müvekkilleri hakkında adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını talep etti. Türköne’nin müdafii Figen Albuga Çalıkuşu, Gülerce’nin beyanlarının müvekkili hakkında beraati destekleyici kanıt olarak dosyaya dahil edilmesini talep etti.

Ara kararını açıklayan mahkeme, sanıklar hakkındaki yurt dışı çıkış yasaklarının devamına, Mehmet Özdemir hakkındaki yakalama infazının beklenmesine ve dosyanın mütalaasını hazırlaması için savcılığa gönderilmesine karar vererek davayı erteledi.

Ne olmuştu?

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 11 sanıklı davada, bazı sanıklara verilen cezaları yerinde bulup onamış, bazı sanıklar hakkındaki cezaları ise bozmuştu.

Daire, kararında, 11 sanık hakkında “anayasal düzeni değiştirmeye kalkıştıklarına yönelik delil olmadığını” vurgulayarak, sanıklara bu suçtan ceza verilmemesi kararını yerinde bulmuştu.

Yargıtay, sanıklardan Ahmet Turan Alkan, Mustafa Ünal ve İbrahim Karayeğen’e örgüt üyeliği suçundan verilen cezaları onadı. Sanıklar Orhan Kemal Cengiz, Lalezer Sarıibrahimoğlu, İhsan Dağı, Nuriye Ural’a örgüt üyeliği suçundan beraat verilmesini de yerinde bulmuştu.

Kararda, Ali Bulaç ve Mümtazer Türköne’ye örgüt üyeliği suçundan verilen ceza konusunda ise “yanılgıya düşüldüğü” yorumu yapılıp bozma kararı verilmişti.

Kararda, Türköne ve Bulaç’ın “örgütün yapısına dahil olmamakla birlikte terör örgütüne yardım etmek suçundan” yeniden yargılanmaları istenmişti.

Kararda, beraatine karar verilen sanıklardan Mehmet Özdemir’in hukuki durumunun, mahrem imamlarla ilişkilerinin, hakkında beyan yahut ifade bulunup bulunmadığının araştırılmadan karar verildiği belirtilerek, hukuki durumunun yeniden tayin edilmesi gerektiği ifade edilmişti.

Kararda örgüt üyeliği suçundan cezalandırılan Şahin Alpay ile ilgili ise Alpay’ın eylemlerinin örgüte üye olmaksızın yardım suçunu oluşturacağı gözetilmeden AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarındaki tespit ve değerlendirme ve çekinceler tartışılarak bertaraf edilmeden, eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile örgüt üyeliğinden hüküm kurulmasının da hatalı olduğu belirtilmişti.