- Bu Ankara, İstanbul ve Diyarbakır’da 11 duruşma görüldü; toplam 50 sanık yargılandı. Sanıkların 37’si öğrenci, 9’u gazeteci, 2’si avukat, 2’si ise diğer kategorisindeydi.
- Haftanın önemli gelişmesi: Yaklaşık altı aydır tutuklu bulunan avukat Sezin Uçar’ın ilk duruşmada tahliye edildi.
- Hakan Tosun davasında savcı iki sanık hakkında kasten öldürme suçundan ceza talep etti.
- Bu hafta da adil yargılanma hakkı bakımından sorunlar kayda geçti. Küçük ve havasız salonlarda, tarafların beyanlarının yeterince duyulmadı; gözlemcilerin duruşmalara girişleri engellendi; yoğun kolluk önlemleri ve bir tanığın ifadesinin baskı altında alındığını söylemesi dikkat çekti.
Bu hafta Ankara, İstanbul ve Diyarbakır’da 11 duruşma görüldü. Bu duruşmalarda toplam 50 sanık yargılandı. Sanıkların 37’si öğrenci, 9’u gazeteci, 2’si avukat, 2’si ise formda “diğer” kategorisinde yer aldı. Haftanın duruşmalarında ağırlıklı olarak gazetecilik faaliyetleri, toplantı ve gösteri yürüyüşleri ile örgüt üyeliği suçlamaları gündeme geldi.
Haftanın dikkat çeken duruşmalarından biri de yaklaşık altı aydır tutuklu bulunan avukat Sezin Uçar’ın ilk kez hâkim karşısına çıktığı dava oldu. “MLKP üyeliği” suçlamasıyla yargılanan Uçar suçlamaları kabul etmezken, iddianamede ifadesine yer verilen tanık Mustafa Tezel Uçar’ı tanımadığını ve soruşturma aşamasındaki ifadesinin kendisine ait olmadığını söyledi; Tezel ayrıca ifadesinin baskı altında alındığını belirtti. Mahkeme, Uçar’ın yurt dışına çıkış yasağı uygulanarak tahliye edilmesine karar verdi ve duruşmayı 19 Ocak 2027’ye erteledi. Kalabalık nedeniyle ek salon açılan duruşmaya ilişkin haberin tamamı “İtirafçı baskı altında ifadesinin alındığını söyledi, avukat Sezin Uçar tahliye edildi” başlığıyla yayımlandı.
Gazeteciler Timur Soykan ve Barış Pehlivan’ın Halk TV’de yayımlanan “Kayda Geçsin” programında söyledikleri sözler nedeniyle “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla yargılandıkları davanın üçüncü duruşması da görüldü. Duruşma iş yükü nedeniyle geç başladı; mahkeme, eksikliklerin tamamlanması amacıyla dosyayı 22 Aralık’a erteledi. “Sansür Yasası'ndan yargılanan Soykan: ‘Ben gazeteciyim ve bunları yazmak benim işim’” başlıklı haberimizde detayları okuyabilirsiniz.
İstanbul Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gazeteci Hakan Tosun’un öldürülmesine ilişkin davanın üçüncü duruşması görüldü. Tutuklu sanıklar Abdurrahman Murat ve Adnan Şahin’in SEGBİS üzerinden katıldığı duruşmada savcı, iki sanığın “kasten öldürme” suçundan cezalandırılmasını istedi. Mahkeme, sanık avukatlarının savunma hazırlamak için süre talebi üzerine duruşmayı 7 Ekim saat 10.30’a erteledi. Duruşmada salonun küçük ve havasız olması, seslerin yeterince duyulmaması ve yoğun güvenlik önlemleri de gözlem formuna yansıdı. Savcı, Hakan Tosun davasında iki sanığa kasten öldürmeden ceza istedi.
Diyarbakır’da gazeteci Abdurrahman Gök’ün yargılandığı davanın 12’nci duruşması herhangi bir ilerleme kaydedilmeden 17 Aralık’a ertelendi. Mahkeme, Yargıtay’daki dosyanın akıbetinin beklenmesine karar verdi. Yargıtay’daki dosya bekleniyor: Abdurrahman Gök’ün duruşması yeniden ertelendi.
Ankara’da ODTÜ’de düzenlenen Onur Yürüyüşü’ne katıldıkları gerekçesiyle yargılanan 37 öğrencinin davasının altıncı duruşması görüldü. “Kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne silahsız katılarak ihtara rağmen dağılmama” suçlamasıyla yargılanan öğrenciler hakkında mahkeme, önceki duruşmalarda savunmaları alınmayan sanıkların çağrılmasına ve eksikliklerin tamamlanmasına karar vererek duruşmayı 23 Aralık’a erteledi. ODTÜ’de Onur Yürüyüşü davası 23 Aralık’a ertelendi.
İstanbul’da gazeteci Barış Pehlivan’ın “Katilleri açıklıyorum” başlıklı yazısı nedeniyle, eski Ankara Cumhuriyet Başsavcısı ve Yargıtay Üyesi Yüksel Kocaman’ın şikâyeti üzerine açılan davanın altıncı duruşması yapıldı. “İftira” ve “hakaret” suçlamalarının yöneltildiği davada duruşma iş yükü nedeniyle geç başladı ve dosya 26 Ocak 2027’ye bırakıldı.
Pehlivan’ın aynı mahkemedeki, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Mehmet Naci İnci’nin şikâyeti üzerine “kamu görevlisine karşı görevinden dolayı alenen hakaret” suçlamasıyla yargılandığı diğer davanın altıncı duruşması da görüldü; bu dosyada da duruşma 8 Aralık’a ertelendi.
Cumhuriyet Haber Müdürü Can Uğur’un, LGS sorularının sınav bitmeden WhatsApp grubunda paylaşıldığı iddiasını konu alan haber nedeniyle “Dezenformasyonla Mücadele Kanunu” kapsamında yargılandığı davanın ikinci duruşması ise heyetin raporlu olması nedeniyle görülemedi ve dosya 8 Aralık’a bırakıldı.
Sözcü’de yayımlanan ve Milli Savunma Bakanlığı’nın şikâyetine konu olan “Bakanlık, İsrail’den mal alıyor” başlıklı yazı nedeniyle gazeteci Fırat Fıstık hakkında “yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak” suçlamasıyla açılan dava da 12 Kasım’a ertelendi.
Gazeteci Özüm Vurgun’un Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “örgüt üyeliği” suçlamasıyla yargılandığı davanın dördüncü duruşması 26 Ocak 2027’ye bırakıldı. Gazeteci Nurcan Yalçın’ın Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “örgüt üyeliği” suçlamasıyla yargılandığı davanın altıncı duruşması da 14 Ocak 2027’ye ertelendi. Her iki dosyada da mahkeme, yargılamanın devamı için eksikliklerin tamamlanmasını gerekçe gösterdi.
Gazeteci Alican Uludağ’ın davasında dosyanın esas hakkındaki görüş için 22 Aralık’a ertelenmesi oldu. Uludağ, 23 Eylül 2025 tarihli sosyal medya paylaşımının İletişim Başkanlığı tarafından yalanlanıp yalanlanmadığının araştırılmasını, müşteki vekilinin hangi paylaşımlar nedeniyle şikâyetçi olduğunun netleştirilmesini ve el konulan cep telefonunun iade edilmesini talep etti.
Haftanın 11 duruşmasının tamamında karar çıkmadı. Duruşmaların büyük bölümü eksikliklerin tamamlanması, savunma hazırlanması, mütalaa hazırlanması veya başka bir dosyadan gelecek gelişmenin beklenmesi gerekçeleriyle ileri tarihlere bırakıldı. Haftanın tek tahliye kararı Sezin Uçar dosyasında verilirken, Hakan Tosun davasında ise savcının iki sanık hakkında kasten öldürme suçundan ceza talep ettiği aşamaya gelindi.
Adil yargılama ihlalleri
hafta boyunca bazı duruşmalarda adil yargılanma hakkı bakımından sorunlar kayda geçti. Hakan Tosun davasında duruşma salonunun küçük ve havasız olduğu, tarafların beyanlarının yeterince duyulmadığı ve gözlemcilerin salona girişinde engelleme yaşandığı bildirildi; avukatların daha büyük salon talebi ise kabul edilmedi.
Sezin Uçar’ın davasında da salonun yetersizliği nedeniyle ek salon açılırken, duruşma öncesinde çok sayıda kolluk görevlisinin bulunduğu ve duruşma sırasında hâkimin Uçar’dan bilgisayar şifresini istediği kaydedildi. Aynı dosyada bir tanık, soruşturma aşamasındaki ifadesinin baskı altında alındığını belirtti.
Bu gözlemler, özellikle duruşmaların fiziksel koşulları, izleyicilerin duruşmaya erişimi, kolluk varlığı ve savunma sürecinde yaşanan uygulamalar bakımından adil yargılanma güvenceleri açısından dikkat çeken sorunlara işaret etti.
Haftanın diğer gelişmeleri
Gazeteci Tuğba Tekerek’in 15 Eylül’de tutuklanmasının ardından MLSA Hukuk Birimi tutukluluğa itiraz etti. İtiraz dilekçesinde Tekerek’in KAOS GL ile kurumsal, yönetsel veya gönüllülük bağı bulunmadığı, soruşturmaya konu edilen haberin gazetecilik faaliyetiyle sınırlı olduğu ve suçlamaların somut teknik takip verileri ya da başka somut delillere dayanmadığı belirtildi. Tekerek’in arkadaşları da 23 Eylül’de cezaevinde tutulan gazetecinin doğum gününü kutladı.
Yargıtay, gazeteci Canan Kaya’nın Medya Koridoru’nda Demirören Medya hakkında kullandığı ifadeler nedeniyle açılan manevi tazminat davasında verilen ret kararını onadı. Yüksek Mahkeme, yazının güncel ve kamu yararı taşıyan bir konuya ilişkin olduğunu, söz konusu ifadelerin ise basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığını belirtti.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı ise T24’te yayımlanan bir haber nedeniyle gazeteci Doğan Akın ve MLSA Hukuk Birimi tarafından savunmanlığı üstlenilen Ceren Bala Teke hakkında yapılan suç duyurusunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Savcılık, haberin basın özgürlüğü kapsamında kaldığı ve suçların yasal unsurlarının oluşmadığı değerlendirmesinde bulundu.
Haftanın son gelişmelerinden biri de Yeni Yaşam Gazetesi yöneticileri hakkında başlatılan soruşturma oldu. Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ahmet Güneş ile Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Ali Çelebi hakkında, gazetede yayımlanan “Üniformalıların işi cinayet mi?” başlıklı haber nedeniyle Milli Savunma Bakanlığı’nın şikâyeti üzerine soruşturma açıldı. İki gazeteciye “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlaması yöneltildi.

