-
Bu hafta izlenen duruşmalarda 5 gazeteci, 1 sanatçı ve 1 öğrencinin içinde olduğu 10 sanık yargılandı; 3 dosyada karar çıktı, 3 dosya ertelendi.
-
Deniz Göktaş’a toplam 1 yıl 7 ay 5 gün hapis cezası verilip tahliye kararı çıktı; gazeteci Merdan Yanardağ’ın tutukluluğuna devam kararı verilirken, gazeteci ali Çağatay beraat ett.
-
Hafta boyunca duruşmalara erişimde engellemeler, yetersiz ve havasız salon koşulları, yoğun güvenlik önlemleri, sanığın sözünün kesilmesi, tanıkların SEGBİS’le dinlenmesine yönelik itirazlar ve sanığa yönelik nezaket kurallarına aykırı hitap gibi sorunlar kayda geçi.
-
Haftanın davalarında Cumhurbaşkanına ve kamu görevlisine hakaret, dini değerleri aşağılama, suçu ve suçluyu övme, halkı kin ve düşmanlığa tahrik, örgüt üyeliği ve propagandası, casusluk ile halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçlamaları öne çıktı.
Bu hafta hafta MLSA’nın izlediği duruşmalarda 10 sanık yargılandı. Sanıklar arasında beş gazeteci, bir sanatçı ve bir öğrenci bulunurken, Merdan Yanardağ dosyasında bir siyasetçi ile bir kampanya direktörü ve bir iş insanı da yargılandı. Haftanın duruşmalarında gazetecilik faaliyetleri, sosyal medya paylaşımları ve mizah içerikleri nedeniyle açılan davaların yanı sıra “örgüt üyeliği”, “örgüt propagandası” ve “casusluk” suçlamaları öne çıktı.
Komedyen Deniz Göktaş’ın “Cumhurbaşkanına hakaret”, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” ve “suçu ve suçluyu övme” suçlamalarıyla yargılandığı davanın ilk duruşmasında ise hüküm çıktı. Göktaş, “suçu ve suçluyu övme” suçlamasından beraat ederken, mahkeme iddianamede “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” olarak yer alan suçlamayı “dini değerleri aşağılama” kapsamında değerlendirerek 7 ay 15 gün, “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan ise 11 ay 20 gün hapis cezası verdi. Toplam 1 yıl 7 ay 5 gün hapis cezasına çarptırılan Göktaş, 88 günlük tutukluluğunun ardından tahliye edildi. Duruşmaya ilişkin haberi buradan okuyabilirsiniz.
ETHA muhabiri Züleyha Müldür ile üniversite öğrencisi Simay Ada Kart’ın “silahlı terör örgütü üyeliği” ve “silahlı terör örgütü propagandası yapmak” suçlamalarıyla yargılandığı davanın 29 Eylül’deki altıncı duruşmasında karar çıktı. Mahkeme, Müldür ve Kart’ı “silahlı terör örgütü üyeliği” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Müldür’ün savunmasında gazetecilik faaliyetleri ve demokratik hakları kapsamında değerlendirdiği eylemlerinin suçlama konusu yapılmasına itiraz edildi. Avukatı ayrıca sosyal medya taramalarında kullanılan “sanal devriye” yönteminin Anayasa Mahkemesi tarafından hukuka aykırı bulunduğunu belirterek beraat talebinde bulundu. Züleyha Müldür’e 6 yıl 3 ay hapis cezası
Gazeteci Merdan Yanardağ’ın Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan ve Hüseyin Gün ile birlikte “casusluk” suçlamasıyla yargılandığı davanın 29 Eylül’deki üçüncü duruşmasında üç tanık SEGBİS aracılığıyla dinlendi. Yanardağ, kendisine para verildiği iddiasını reddederken, avukatları tanıkların SEGBİS üzerinden dinlenmesine ve tanık anlatımlarına itiraz ederek tahliye talebinde bulundu. Mahkeme tüm sanıkların tutukluluğunun devamına karar verdi ve duruşmayı 23 Aralık 2026’ya erteledi. Merdan Yanardağ’ın davasında tanıklar dinlendi
İsveçli gazeteci Kaj Joakim Medin’in “örgüt üyeliği” ve “örgüt propagandası yapmak” suçlamalarıyla yargılandığı davanın 1 Ekim’deki dördüncü duruşmasında ise savunmanın alınmasına ilişkin işlemlerde ortaya çıkan çeviri hatası nedeniyle yeni talep gönderilmesine karar verildi. İsveç’te yapılan yeminli tercümede “ifade alma” ifadesinin “iade” olarak çevrilmesi nedeniyle Medin’in savunmasının alınması için işlemler yeniden yapılacak. Duruşma 5 Ocak 2027’ye ertelendi. Kaj Joakim Medin davasında çeviri hatası
Gazeteci Ali Çağatay’ın İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal’ın kaçırılmasına ilişkin yaptığı “polis içindeki köstebekler” paylaşımı nedeniyle “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “devletin askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılama” suçlamalarıyla yargılandığı davanın 1 Ekim’deki ikinci duruşmasında beraat kararı verildi.
Gazeteci Deniz Yücel’in, Osman Kavala’nın iddianamesini hazırlayan savcı hakkında yaptığı sosyal medya paylaşımı nedeniyle “kamu görevlisine hakaret” suçlamasıyla yargılandığı davanın 28 Eylül’de Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen 15’inci duruşmasında karar çıkmadı. Duruşma 18 Ocak 2027’ye ertelendi. Mahkeme, dosyadaki eksikliklerin tamamlanmasını istedi.
Adil yargılama hakkına ilişkin bulgular
Haftanın duruşma formlarında adil yargılama hakkı bakımından özellikle duruşmaya erişim, salon koşulları, güvenlik önlemleri ve savunmanın etkin biçimde dinlenmesi başlıklarında sorunlar kayda geçti.
Deniz Göktaş’ın duruşmasında gözlemcilerin ve gazetecilerin salona girişinde engellemeler yaşandığı, adliye çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alındığı, salonun küçük ve havasız olduğu ve tarafların söylediklerinin yeterince duyulmadığı bildirildi; ayrıca hakimin Göktaş’ın sözünü kestiği kaydedildi.
Merdan Yanardağ’ın duruşmasında ise çok sayıda kolluk görevlisiyle güvenlik önlemi alınırken, tanıkların SEGBİS üzerinden dinlenmesine savunma tarafından itiraz edildi ve tanıklardan birinin daha önce verdiği ifadesini kâğıttan okuduğu ortaya çıktı. Ayrıca hakimin sanığa “sen” diye hitap ettiği kaydedildi.
Bu bulgular, duruşmaların kamuya ve gözlemcilere açık şekilde izlenebilmesi, salon koşullarının yeterliliği, tarafların etkili biçimde dinlenmesi ve yargılama sırasında tarafsızlık ile usuli güvencelerin korunması bakımından dikkat çeken sorunlara işaret ediyor.
Haftanın diğer gelişmeleri
Bu haftaki gelişmelerin başında gazeteci Fatih Ergin’in gözaltına alınması ve ardından tutuklanması geldi. Nefes haber koordinatörü Ergin, bir haber paylaşımı nedeniyle “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla gözaltına alındı; suçun basın ve yayın yoluyla işlendiği iddiasıyla TCK 218 de dosyaya eklendi. Ergin daha sonra tutuklandı.
Gazeteci Öznur Değer hakkında da “zincirleme şekilde örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla yeni bir dava açıldı. Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede Değer’in kapatılan X hesabındaki haber retweetleri ve alıntıları suçlama konusu yapıldı.
Gazeteci Alican Uludağ hakkında ise Gebze’de dört kişinin yaşamını yitirdiği bina çökmesine ilişkin bilirkişi raporunu paylaşması nedeniyle “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla dava açıldı. Uludağ hakkında 5 yıl 3 aya kadar hapis cezası istendi.
Haftanın bir diğer gelişmesi T24’e yönelik erişim ve kapatma kararı oldu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü “Ailem Güvende” soruşturması kapsamında İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen kararda T24 internet haber portalı ile sosyal medya hesaplarına yönelik işlem uygulandı. Karara ilişkin 13 gazetecilik meslek örgütü ortak açıklama yayımlayarak kararın basın ve ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini belirtti ve kararın geri alınmasını istedi. Aralarında MLSA’nın da bulunduğu 13 gazetecilik meslek örgütünden T24’e yönelik erişim engeli kararına tepki
Erişim engellerinin gazetecilerin ve haber kuruluşlarının okura ulaşmasını nasıl etkilediğine ilişkin değerlendirmeler de hafta içinde yayımlandı. Prof. Dr. Yaman Akdeniz, Prof. Dr. Ceren Sözeri, bilişim hukukçusu Gökhan Ahi ve soL Haber Genel Yayın Yönetmeni Yiğit Günay, erişim engellerinin yalnızca haber ve internet sitelerini değil, haberin okura ulaştığı sosyal medya hesaplarını da hedeflediğine dikkat çekti. Karar var, gerekçe yok: Erişim engeli artık haberin okura ulaştığı kanalı da hedefliyor
Gazeteci Tuğba Tekerek de Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nden gönderdiği mesajda tutukluluk sürecine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Tekerek, cezaevindeki günlerinin kolay geçmediğini ancak süreci hayatın başka bir veçhesini öğrenme fırsatı olarak gördüğünü belirtti.

