Haberler

MLSA 2021 yıllık raporunu yayınladı: Korkunun ve Cesaretin Yılı

Türkiye’de ifade, basın ve bilgi edinme özgürlüklerini korumak için verdiğimiz mücadelede bir yılı daha geride bırakarak, 2021 Yıllık Raporumuzu yayınladık. Raporda, 104 müvekkilimize sağladığımız hukuki desteğin yanı sıra, yürüttüğümüz faaliyetlerden başlayarak 165 farklı davada 308 duruşma izlediğimiz Türkiye’nin en kapsamlı dava takip programı, hak odaklı paneller, avukatlar ve gazeteciler için mesleki çalıştaylar da dahil olmak üzere düzenlediğimiz bir dizi çalışma hakkında bilgiler yer alıyor.

Raporu buradan okuyabilirsiniz.

Raporda, Eş Direktörlerimiz Barış Altıntaş ve Veysel Ok da geçtiğimiz yıla ilişkin görüşlerini paylaştı:

2021, Türkiye’de gazeteciler ve sivil toplum çalışanları için yeni kaygılar ve hatta korkularla başlayan karanlık bir yıldı. 2020’nin son günlerinde sivil toplum kuruluşlarını (STK) hedef alan hükümler içeren kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanına ilişkin kanun etkilerini 2021 başlar başlamaz gösterdi. Kağıt üstünde normal bir “mali denetim” gibi gözüken uygulamaların pratikte siyasi olduğu açık bir şekilde ortaya çıktı. Özellikle LGBTİ+, ifade özgürlüğü ve insan haklarını savunanlar olmak üzere birçok STK bu tür denetimlerle hedef alındı.

2021’de bağımsız gazetecilik darbe almaya devam etti. Nisan ayı sonlarında Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yayınladığı bir genelgeyle gazetecilerin toplumsal olaylar sırasında ses ve görüntü kaydı alması yasaklandı. MLSA’nın itirazı üzerine Aralık 2021’de sözkonusu genelgenin yürütmesi durdurulmuş olsa bile, emniyet görevlilerinin artık gazetecilere sert müdahale etme konusunda “cesaretlendirilmiş” olduğu gerçeği değişmedi. 2021’de gazetecilere yönelik olarak belirgin derecede artan polis şiddetinin önümüzdeki yıllarda da devam etmesinden endişeliyiz.

Yetkili ağızların şiddeti meşrulaştıran adımlarının başka sonuçları da oldu: Örneğin, yaz aylarında ülkeyi kavuran orman yangınları sırasında, yerli halka mensup olduğu söylenen kişiler tarafından da bağımsız gazetecilere  yönelik saldırılar gerçekleşti.

Gazeteciler, haber yazma dışındaki zamanlarını, haberlerinden dolayı yargılandıkları duruşmalarda geçirdi. 2021 yılında 22 ayrı davada 34 gazeteci toplam 98 yıl 3 ay 43 gün hapis cezasına çarptırıldı.

Sivil yaşamın diğer alanları da saldırı altındaydı. Boğaziçi Üniversitesi’ne “kayyum rektör” atanması ile başlayan bu yılda, Türkiye’deki en uzun soluklu öğrenci eylemleri gerçekleşti. Boğaziçi protesto eylemleri sırasında onlarca öğrenci ihraç edildi, tutuklama ve yargılamaya maruz kaldı.

Türkiye’de her yıl ortalama 250 kadın kocaları, partnerleri veya akrabaları tarafından katlediliyor. Buna rağmen, 20 Mart 2021 tarihinde kendi destekçilerinin bile eleştirilerini göz ardı eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir kararname ile İstanbul Sözleşmesi’nin  feshedilmesine karar verdi. Türkiye, 12 Mart 2012’de sözleşmeyi onaylayan ilk ülke olmuştu.

Bütün bunlara rağmen 2021, aynı zamanda cesaret ve direnişin de yılıydı. Gazeteciler, kamu yararı için korkusuzca haber yapmaya devam etti. İş insanı ve insan hakları savunucusu Osman Kavala’nın tutukluluğunun devamına rağmen, MLSA dahil olmak üzere sivil toplum kuruluşları ağlarını genişletmeye, hedef gruplarına ulaşmaya ve en katı hak ihlallerine karşı birbirlerine destek olmaya devam etti.

MLSA olarak gazetecileri mahkemelerde savunmaya, hukuksuz kararnameleri ve genelgeleri yargıya taşımaya, ifade özgürlüğü davalarını titizlikle belgelemeye, genç gazetecileri duayenlerle buluşturmaya ve insan hakları avukatlarını mesleki eğitimler ve savunuculuk kampanyalarıyla desteklemeyi sürdürdük.

2021’de gösterilen kararlılık ve cesaret, 2022’deki değişimin güçlü bir unsuru olacak. Sadece Türkiye’de değil, dünyanın her yerinde bizim gibi sivil toplum kuruluşlarının, ortaklarımızın, destekçilerimizin, dostlarımızın, güçlü gazeteci ve hukukçu ağlarının var olduğunu bilmek, yaklaşan değişim için bize fazlasıyla güven veriyor.

Biliyoruz ki, yalnız değiliz.