Nurcan BaysalYazarlar

Nudem Durak, Kürtçe şarkı söylediği için 7 yıldır parmaklıklar ardında

NURCAN BAYSAL

2014’ün yağmurlu bir bahar günüydü. Bir röportaj için sözleşmiştik onunla. Cizre’ye girdiğimizde Orhan Doğan heykelinin yanından gelip almıştı bizi. Doğrusu şaşırmıştım, o kadar güzel ve genç bir kadın beklemiyordum. Yürüyerek, kültür ve sanat merkezine götürmüştü bizi. Beyaz demir bir kapıdan merkezin geniş bahçesine girmiştik. Bahçenin sol tarafında küçük bir sahne vardı, masada ise kır çiçekleri. 

Yirmilerindeydi diye hatırlıyorum, sert hatlara sahipti, bir de hayatta gördüğüm en güzel gözlere. Uzun dalgalı siyah saçları vardı. Hayat doluydu. Sık sık gülümsüyordu. Ama tüm o gülüşünün içinden bir sızı hissediliyordu.

“Bu bina eskiden MİT binasıymış. Bodrum odalarında işkence yapılırdı. Biz o odaları stüdyoya çevirdik” diye gururla anlatmaya başlamıştı. Yazar Şeyhmus Diken ile birlikte, Kürdistan’da Sivil Toplum kitabımız için Nudem ile röportaj yapmıştık. Mem û Zin Kültür Sanat Merkezi’ni neden kurduklarını şöyle anlatmıştı o gün:

“Kürtlerin üzerinde kültürel soykırım şeklinde baskı vardı. Bu yüzden örgütlenmeye ihtiyaç duyduk. Böyle bir kurum açalım ki kültürümüz kaybolmasın dedik, kültürümüzü yaşatalım istedik.”

2004’te açılan Mem û Zin Kültür Sanat Merkezi’nin üzerinde çok baskı vardı. Üyelerinin çoğunluğu cezaevindeydi. Nudem de iki kez cezaevine girmişti. İlk 16 yaşındayken 10 yıl ceza almıştı. “Kürdistan’da Kürt kültürü ve dili hep inkâr edilmiştir. Biz inkara başkaldırıp kültürümüzü ve sanatımızı özgür bir şekilde yapmak istediğimiz için uygulanıyor bu baskılar” demişti röportaj esnasında.

Mem û Zin Kültür Sanat Merkezi çalışanları tehdit ve baskının türlü türlü şekliyle muhataptılar. Kesik kuş başları atılıyordu bahçelerine. Kuşların kafasını kesip bahçemize atıyorlar, yani biz size de bunları yaparız” diyorlar diye anlatmıştı Nudem. Bu tehdit ve baskılar onları toplum içinde yalnızlaştırmıştı. “Polisler ailelere gidip orası terör yuvasıdır, çocuklarınızı göndermeyin diyorlar” diye anlatmıştı bu yalnızlığın nedenini. Bir tiyatro ve koro grupları vardı, haftada iki kez de canlı müzik konserleri veriyorlardı merkezde. Folklor ekipleri de vardı. Bir de ders veren bir grup gönüllü hocaları vardı. Konser gelirleri merkeze aktarılıyor, bu para ile hafta sonları Cizreli çocuklara gönüllü olarak tel, bağlama, gitar, bateri dersleri veriyorlardı. Birkaç müzik hocaları 2014 yılı boyunca devam eden canlı kalkan eylemlerinde öldürülmüştü. 

“Böyle yaşamak zor değil mi Nudem?” diye sorduğumda o güzel gözleri öfke ve umutla ölen arkadaşlarından birinin gitarının üzerinde gezinmiş ve sonra şöyle cevaplamıştı:

“Kaybedeceğiz diye yaklaşmıyoruz hiçbir şeye. Başaracağız, başarmalıyız diye yaklaşıyoruz. Başaracağımızdan da eminiz. Ne istiyoruz? Kültürümüzü özgürce yaşamak. Mücadelemiz bunun içindir.”

Biz bu röportajı 2014 yılında barış süreci devam ederken yaptık. Bir yıl sonra barış süreci bitince, Cizre’de sivil toplum çalışmalarının içinde yer alan birçok insan gibi Nudem de yoğun baskılara maruz kalmaya başladı. “Örgüt üyeliği” suçlamasıyla açılan iki dosyasının Yargıtay’da onanmasının ardından tekrar tutuklandı. Toplam 19 yıl hapis cezası verildi. Kendi sözleriyle; “kültürünü özgürce yaşamak mücadelesi verdiği için.”

Nudem Durak 2015 yılından beri cezaevinde. Cezaevinde kemik erimesi hastalığına ve ses tellerine ciddi zararları olan Graves (zehirli guatr) hastalığına yakalandı. Sesini kaybedebilir. Geçtiğimiz aylarda Pink Floyd’un üyesi Roger Waters başta olmak üzere dünyaca ünlü birçok sanatçı Nudem için kampanyalar başlatarak Nudem’in özgür kalması için çağrılarda bulundular. Roger Waters 2017-2018 turnesinde kullandığı gitarını Nudem’e gönderme kararı verdi. Waters’a destek olan sanatçılar gitarın üzerine yazdıkları mesajlarla kampanyaya destek verdiler. Roger Waters’in gönderdiği gitar, Nudem’in ailesi tarafından cezaevine götürülmesine rağmen Nudem’e verilmedi. Türkiye sanat dünyasından ise Nudem için tek bir ses bile çıkmadı. Nudem Kürt, şarkıları Kürtçe, “terörist” olma ihtimali büyük.

Nudem için tüm dünyadan ses çıkıyor ama bu ülkeden çıkmıyor. Nudemlerin haber değeri yok bu ülkede. Minik bir yazı ile de olsa hatırlatmak istedim:

Kürtçe şarkı söylediği için 7 yıldır demir parmaklıklar arkasında olan bir kadın var bu ülkede.