- Ocak ayında izlenen 33 davanın %55’inde duruşmalar geç başladı; yargılama daha kapıdan girerken aksadı.
- Duruşmaların %61’inde salon koşulları sorunluydu; küçük ve havasız salonlar aleniyeti fiilen ortadan kaldırdı.
- Her 10 duruşmanın 8’inde kolluk vardı; sivil polisler yargılama atmosferini baskı altına aldı.
- Davaların %79’u hâlâ ilk 5 duruşma aşamasındaydı; esas hakkında ilerleme sağlanamadı.
Ocak 2026 boyunca ifade ve basın özgürlüğü kapsamında 33 dava izlendi. Bu davalarda 67 sanık yargılandı. İzlenen dosyalar, yargılamaların nasıl yürütüldüğüne ilişkin ciddi sorunları ortaya koydu. Duruşmaların geç başlaması, sık ertelemeler, yetersiz salon koşulları ve yoğun kolluk varlığı, adil yargılanma hakkının uygulamada sistematik biçimde zedelendiğini gösterdi.
Duruşmalar Geç Başladı, Yargılama Aksadı
Ocak ayında izlenen 33 duruşmanın 18’i (%55) geç başladı. Sadece 15 duruşma zamanında açıldı. Geç başlamaların en yaygın gerekçesi mahkemelerin iş yükü oldu. Bazı duruşmalar, başka dosyaların öne alınması ya da mahkeme heyetinin geç gelmesi nedeniyle saatlerce bekletildi. Bir duruşmada ise, öncesinde ve sonrasında dosya bulunmadığı halde duruşmanın keyfi biçimde gecikmeli açıldığı kaydedildi.
Bu tablo, sanıklar ve müdafiler açısından öngörülebilir bir yargılama düzeninin bulunmadığını ve yargılamaların plansız biçimde yürütüldüğünü ortaya koydu.
Salonlar Küçük, Havasız ve Aleniyete Kapalıydı
İzlenen duruşmaların 20’sinde (%61) duruşma salonlarına ilişkin fiziksel sorunlar yaşandı: 11 duruşmada salonun küçük, 11 duruşmada ise havasız olduğu bildirildi. Altı duruşmada sanıkların, tanıkların ve avukatların söylediklerinin duyulamadığı kaydedildi.
Bazı dosyalarda, duruşma büyük bir salona alınmasına rağmen “yer yok” gerekçesiyle sanık yakınları, gazeteciler ve ulusal-uluslararası gözlemciler salona alınmadı. İzleyici sıralarının önüne çuvallar içinde dosyaların yığıldığı duruşmalar da rapora yansıdı. Bu uygulamalar, duruşmaların aleniyet ilkesine aykırı biçimde yürütüldüğünü gösterdi.
Kolluk Varlığı Duruşma Atmosferini Belirledi
Duruşmanın 14’ünde (%78) duruşma salonu içinde veya çevresinde olağandışı kolluk varlığı gözlemlendi: 11 duruşmada sivil polis, 4 duruşmada üniformalı polis salonda ya da koridorlarda yer aldı. Bir duruşmada silahlı sivil polisin salona girdiği kaydedildi.
Bazı duruşmalarda polisler, gözlemcilere duruşmanın ne zaman ertelendiğini sordu; bazı dosyalarda ise hâkimin “güvenlik sorunu yok” demesine rağmen kolluk görevlileri salonda kalmakta ısrar etti. Bu tablo, duruşma salonlarının baskılayıcı bir atmosfere büründüğünü ortaya koydu.
Hâkim ve Savcı Tutumuna İlişkin Kaygılar
Yanıt alınan 14 duruşmanın 4’ünde (%29), hâkim ya da savcının sanıklar ile müştekiler arasında eşitsiz tutum sergilediği bildirildi. Bazı dosyalarda hâkimin müşteki polisleri koruduğu, bazı duruşmalarda ise müşteki polisler hakkında dile getirilen işkence iddialarının tutanağa geçirilmediği belirtildi. Bu uygulamalar, yargılamalarda tarafsızlık ve silahların eşitliği ilkesinin zedelendiğine işaret etti.
Duruşmalar Ertelendi, Dosyalar Sürüncemede Kaldı
Duruşmaların 25’i (%83) ertelendi. En sık erteleme gerekçesi, savcılık mütalaasının hazırlanması oldu. Savunma için süre talepleri, hâkim değişikliği, müşteki ve sanıkların zorla getirilmesi gibi nedenler de ertelemelerde öne çıktı.
Davaların %79’u ilk beş duruşma içinde kaldı; her beş davadan biri ise uzun süredir devam etti. Bu durum, makul sürede yargılanma hakkının ciddi biçimde aşındığını gösterdi.
Dosyaların Esası: Kimler Yargılandı, Ne Delil Yapıldı
Ocak ayında izlenen davaların %88’i İstanbul ve Diyarbakır’da görüldü. Yargılananların %64’ünü gazeteciler oluşturdu. Onları avukatlar, aktivistler, insan hakları savunucuları ve öğrenciler izledi.
İddianamelerde en sık kullanılan deliller, haber içerikleri, sosyal medya paylaşımları ve canlı yayınlar oldu. Bu tür deliller 17 kez (%52) kullanıldı. Toplantı ve gösteri faaliyetleri 11 kez delil yapıldı. Kolluk fezlekeleri ve gizli tanık beyanları da çok sayıda dosyada belirleyici rol oynadı.
Şikayetçi Profili: Devlet Gücü Davanın Tarafı Oldu
İzlenen dosyalarda Cumhurbaşkanı, bakan, üniversite rektörü, üst düzey yargı mensubu ve 14 polis memuru müşteki olarak yer aldı. Gazetecilerin yargılandığı dosyalarda devlet gücünü temsil eden bu aktörlerin doğrudan taraf olması, yargılamaların adil ve eşit yürütüldüğüne dair ciddi soru işaretleri yarattı.
Ocak Ayında Öne Çıkan Hukuki Gelişmeler
Ocak ayında MLSA Hukuk Birimi tarafından takip edilen ve bültende yer alan bazı önemli gelişmeler de dikkat çekti:
- Fransız gazeteci Raphaël Boukandoura, Suriye’deki gelişmelere ilişkin bir açıklamayı takip ederken gerekçe gösterilmeden iki gün boyunca alıkonuldu; MLSA’nın hukuki başvurusunun ardından serbest bırakıldı.
- Gazeteci Elif Akgül, uzun süredir devam eden HDK davasında beraat etti. Akgül, geçen yıl bu dosya kapsamında yaklaşık üç ay cezaevinde kalmıştı.
- Görüntü yönetmeni Koray Kesik hakkında, yasaklanan Bakur belgeseline ilişkin davada ilk duruşma tarihi Nisan 2026 olarak belirlendi.
- T24 muhabiri Can Öztürk, bir öğrenci protestosunu izlerken boğazının sıkılarak gözaltına alınması sonrası açılan davanın duruşmasında ciddi adil yargılama ihlalleri tespit edildi.
- İsveçli gazeteci Joakim Medin’in “terör” suçlamasıyla yargılandığı dava ertelendi.
- Kürtçe Rojbaş filminin yasaklanmasına karşı açılan davada ilk duruşma görüldü.
- MLSA, kamuoyunda “sansür yasası” olarak bilinen düzenlemeyi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıdı.
- Gazeteci Fırat Epözdemir ile İstanbul Barosu yöneticileri, haklarında açılan davalarda beraat etti.
- İstanbul’da görülen ÖHD’li avukatlar ve TUAD üyeleri davasında, 28 sanık hakkında hapis cezası verildi.
Sonuç
Ocak 2026’da izlenen davalar, adil yargılanma hakkının en çok mahkeme pratiğinde zedelendiğini ortaya koydu. Duruşmaların geç başlaması, fiziki koşulların yetersizliği, yoğun kolluk varlığı ve sık ertelemeler, AİHS’nin 6. maddesi, Anayasa’nın 36. maddesi ve CMK’nın temel ilkeleriyle bağdaşmayan bir yargılama tablosu çizdi. Bu bulgular, adil yargılanma hakkına ilişkin sorunların istisnai değil, yapısal olduğunu bir kez daha gösterdi.

