Dava İzleme

Sibel Hürtaş ve Hayri Demir’in davasına bakanlık uzatması

Ankara – Artı TV Ankara Temsilcisi Sibel Hürtaş ve gazeteci Hayri Demir’in Afrin’deki askeri operasyona dair sosyal medya paylaşımları nedeniyle “terör örgütü propagandası yapmak” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek” suçlamalarıyla  yargılandığı davaya devam edildi. Adalet Bakanlığı, mahkemenin geçen duruşmada gazetecilerin Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 301. maddesi kapsamında yargılanması için kovuşturma izni verilmesi talebine yanıt vermedi. Bu nedenle duruşmayı erteleyen mahkeme, Hürtaş ve Demir’in yurt dışına çıkış yasağını da kaldırmadı.

Davanın Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen yedinci duruşmasına Sibel Hürtaş ve Hayri Demir ile avukatları katıldı. 45 dakika geç başlayan duruşmada, mübaşir davayı izleyen gazetecilerin telefon kullanmasına izin vermedi. Mahkeme başkanı Muhammet Karaca, Adalet Bakanlığı’na TCK’nin 301/1 ve 301/4 maddeleri uyarınca yargılama izni talebi ile ilgili yazılan müzekkereye henüz cevap verilmediğini bildirdi. 

Buna ilişkin görüşü sorulan Sibel Hürtaş ve Hayri Demir, dosyadaki eksikliklerin tamamlanmasını talep etti. Sanık Lezgin Tekay’ın avukatı Alişan Şahin, “Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyetini, Devletin Kurum ve Organlarını Aşağılama” başlıklı TCK’nin 301. maddesinin anayasaya aykırı olduğunu belirterek, “Bu madde, anayasadaki eşitlik ilkesine ve düşünce ile ifade hürriyetine aykırıdır. Bu nedenle mahkemeniz, norm denetimi yoluyla bu maddenin iptali talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurmalı, buradan karar çıkana kadar yargılama durdurulmalıdır” dedi. 

Demir ve Hürtaş’ın avukatları, müvekkillerine uygulanan yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasını talep ederken, “Bu adli kontrol cezalandırmaya dönüşmüştür” diye konuştu. 

Duruşmadaki taleplere karşılık görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı Sultan Çavundurluoğlu, bakanlığa yazılan müzekkerenin cevabının beklenmesi ve sanık müdafilerinin tüm taleplerinin reddine karar verilmesini istedi. 

Duruşmayı bitiren mahkeme, TCK’nin 301. maddesinin iptali talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurulması istemini gerekçesiz şekilde reddetti. Sanıklar hakkında uygulanan adli kontrol kararını kaldırmayan mahkeme, buna gerekçe olarak bakanlıktan beklenen yazının henüz gelmemesini gösterdi. Mahkeme, adli kontrol kararının sanıklara isnat edilen suçun niteliği dikkate alındığında ölçülü olduğunu kaydetti. 

Adalet Bakanlığı’na  yazılan müzekkerenin yanıtının beklenmesine hükmeden mahkeme, bir sonraki duruşmayı 3 Aralık 2019 tarihine erteledi.