Dava İzleme

Taraf gazetesi davası Ağustos ayına ertelendi

İstanbul – Kapatılan Taraf gazetesinde yayımlanan ve Balyoz soruşturmasına konu olan haberler nedeniyle açılan davanın 17. ve 18. celseleri 11-12 Temmuz tarihlerinde İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Dava kapsamında Taraf gazetesinin eski yöneticileri Ahmet Altan, Yasemin Çongar, Yıldıray Oğur, muhabiri Mehmet Baransu ile eski Aktüel muhabiri Tuncay Opçin “devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması gereken belgeleri açıklama ve temin etme” suçlamasıyla yargılanıyor.

Davanın on sekizinci celsesine katılan tek sanık “Egemen Harekât Planı” ile ilgili “devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin, ifşa ve imha etme” suçlamasıyla 4 yıl 4 aydır Silivri Cezaevinde tutuklu bulunan Mehmet Baransu oldu.  

Duruşmaya Altan, Çongar ve Oğur’un avukatlarının yanı sıra Balyoz davasında yargılanıp beraat eden Dursun Çiçek, Suat Aytın ve Hüseyin Hançer de katıldı. İlk gün davaya müşteki olarak katılmak isteyen aralarında Ahmet Yavuz’un da bulunduğu, yine Balyoz davasında yargılanıp beraat eden emekli askerler de katıldı. Duruşmayı iki gün boyunca Baransu’nun eşi de takip etti.

İki gün boyunca savunma yapan Baransu, haberlere ilişkin belgeleri kendisine bavul ve CD içerisinde teslim eden kişiyi tanımadığını fakat kişinin kendisine 1. Ordu Komutanlığı’ndan olduğunu söylediğini belirtti. Bu kişinin emekli olduğunu tahmin ettiğini ve esmer, 50’li yaşlarda, yüzünde yara olan biri olduğunu ekledi. Baransu, belgeleri Kadıköy’de bir kafede CD’ler içerisinde elden teslim aldığını, gazetede bu belgelerin bir kısmının incelendiğini, üzerinde “gizli” ibaresi olmayan belgelerin ses kayıtları ile teyit edilmesinin ardından haberleri yaptıklarını ve daha sonra belgeleri savcılığa teslim ettiğini aktardı.

Baransu, bu süre zarfında yeni doğan çocuğunun sağlık sorunlarıyla ilgilendiğini ve bu nedenle gazeteye çok az geldiğini belirtti. Belgeleri Yıldıray Oğur, Kurtuluş Tayiz, Markar Esayan ve Ahmet Altan’ın incelediğini söyleyen Baransu, haberlerin Yıldıray Oğur, Yasemin Çongar ve kendi imzasıyla yayımladığını belirtti.

Eski eşi Esra Konur’un savcılıkta “Hastaneye Tuncay Opçin ile birlikte gelirdi” ifadesine yönelik, Opçin’in kendisine ‘geçmiş olsun’a geldiğini belirten Baransu, “O kadın buraya gelecek ve yalanları ortaya çıkacak. ‘Senden intikam alacağım’ demişti ama bu kadar hain olacağını tahmin etmezdim,” diye konuştu. Baransu’nun eski eşi Esra Konur daha önce savcılığa ifade vermiş, evlerinde yapılan polis aramasında bulunan belgelerin Baransu’ya ait olduğunu belirtmişti.

‘Sen burada ya sahte kahramansın ya da darbe planı var’

Baransu, iddianamenin çelişkilerinden bahsederken Mahkeme Başkanı Ali Günay bu konuyla ilgili suç duyurusunda bulunmasını telkin etti ve şöyle konuştu: “Sen bu belgeleri alıp götürdüğün dönem itibariyle halkın nezdinde kahraman olarak lanse edildin. O dönemlerde darbe girişimi hazırlanmış. Sen burada ya sahte bir kahramansın ya da darbe planı var.”

Ailesinde sayısız şehit olduğunu söyleyen Mehmet Baransu, “Kimsenin haddi değildir bana terörist demek” diye tepki gösterdi.

Duruşma süresince Baransu’nun sözü davaya müşteki olarak katılmak isteyenler tarafından defaatle kesildi, tartışmalar yaşandı.

Baransu, belgeleri kendisine veren kişinin yalan söyleyebileceğini düşündüklerini, bu nedenle her şeyi haber yapmadıklarını belirterek “Kayseri’de Ahmet Zeki Üçok ile ilgili ‘hipnoz davası’ olarak adlandırılan davayla ilgili hiçbir şey yazmadık gazetede,” dedi. Mahkeme Başkanı Ali Günay ise “Keşke yazsaydınız. 15 Temmuz olmazdı. Orası askeri ayağın başladığı yerdi. Sivil imamlara ulaşırdınız,” dedi. 

Baransu, savunmasına devam ederken Karargah isimli kitabında yer verdiği ses kayıtlarını nereden bulduğunu soran savcıyla ilgili olarak “Zeka geriliği var,” dedi. Bu sırada müşteki sıralarında oturan Hüseyin Hançer araya girdi ve “Bu ülkenin savcı ve hâkimlerine hakaret ediyor. Biz daha karanlık dönemlerde hâkimler ve savcılar tarafından yargılandık ancak ağzımızdan böyle sözler çıkmadı,” diyerek tepki gösterdi. 

Baransu, Türkçe Olimpiyatlarına gitmesiyle ilgili “Türkçe Olimpiyatlarına mecburen gittim. Recep Tayyip Erdoğan da Türkçe Olimpiyatlarına katılmıştı. Onun gittiği yerlere sarı basın kartı olmayanı almıyorlardı. Taraf’ta sarı basın kartı olan az kişiden biriydim, o nedenle gittim” diye konuştu.

Duruşmada Baransu dört buçuk yıldır tutuklu olduğunu hatırlatarak “Ben fazlasıyla yattım. Hatta alacağım var. Şimdi alacağımı tahsil etmek istiyorum. Zaten Mersin’deki davadan da tutukluyum,” dedi. 

Dursun Çiçek ise “Balyoz’da CD’ler, bavulla belgeler var. Şahsımla ilgili İrticayla Mücadele Planı’nı kimden aldığını söylemiyor, yargıya yardımcı olmuyor. Maddi gerçeğin ortaya çıkmasını istemiyor. Örgütün emrinde ve talimatında savunma yapıyor. Bu davalar 15 Temmuz’un hazırlık hareketiydi, bizleri tasfiye ederek FETÖ’cülerin önünü açtı, bunların dikkate alınarak tutukluluk halinin devamını, ve en ağır şekilde cezalandırılmalarını istiyoruz” dedi. 

Baransu’nun avukatı Yahya Engin aynı suçtan iki yargılama yapılamayacağını belirterek “örgüt üyeliği” yönünden dosyanın ayrılarak Mersin’deki yargılamanın mahkemesine gönderilmesini, bu durumda tutukluluğun devamı için de koşulların oluşmayacağını belirtti.

Ahmet Altan’ın avukatı Figen Çalıguşu ise söz konusu yargılamanın konusunun Balyoz haberleri olmadığını, orjinali bulunamayan “Egemen Harekât Planı” olduğunu belirterek müşteki taleplerinin kabul edilmemesini istedi. 

Baransunun eski eşi tanık olarak dinlenecek

Savcı Bilgin Bakır ise Baransu’nun tutukluluğunun devamını, duruşmanın SEGBİS çözümlerinin yapılıp “kamu görevlisine görevinden ötürü hakaret” suçlamasıyla işlem yapılması için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesini talep etti.

Ara kararını açıklayan mahkeme, Mehmet Baransu’nun tutukluluğun devamına hükmetti. Mahkeme ayrıca Baransu’nun savunmasının SEGBİS çözümlerinin gereğinin infaz edilmesi için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesini ve tanık olarak Esra Konur, Ömer Konur ve Bülent Çakmak’ın dinlenmesine karar verdi. Mahkeme, Baransu’nun dosyasının “silahlı terör örgütüne üye olmak” yönünden Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dosyası ile birleştirilmek üzere tefrik edilmesine hükmetti. 

Davaya 27-28-29 Ağustos tarihlerinde devam edilecek.