Haberler

10 Ekim Anmasında gazeteciye polisten tehdit: ‘Seni dört parçaya bölerim’

SEDA TAŞKIN

Ankara – 10 Ekim 2015 tarihinde “Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi” sırasında İŞİD’in gerçekleştirdiği katliamın altıncı yılında hayatını kaybeden 103 kişiyi anma etkinliğine katılmak isteyenlere polis müdahale etti. Ters kelepçe ile gözaltına alınanları görüntülemek isteyen gazeteciler ise polis tarafından engellendi, tehdit edildi.

Sabah dokuz sularında Ankara Garında gerçekleşecek anmayı takip etmek için birçok gazeteci polis tarafından oluşturulan arama noktasında toplandı. Polis, buradan geçiş olmayacağını söyleyerek gazetecileri başka bir noktaya yönlendirdi. Polisin yönlendirdiği diğer noktada ise birçok gazetecinin alana girişine izin verilmedi. Alana girişine izin verilmeyen gazeteciler bir diğer arama noktasına gittiklerinde ise alana girmeye çalışan vatandaşlar ile müdahaleye maruz kaldı ve birçok kişi burada gözaltına alındı. Gözaltı sırasında polis,haber takibi yapan gazetecileri alandan uzaklaştırmaya çalıştı. ANKA muhabiri Tamer Arda Erşin ise bu sırada polislerin tehdidine maruz kaldı. Sivil polislerin gazetecileri alandan iterek uzaklaştırmaya çalışması sırasında yaşananları gazeteci Erşin şöyle anlattı:

“10 Ekim anmasına mesleğimizi yapmak için gittiğimiz sırada Ulus Metro çıkışında anma alanına girmek isteyenlere polis müdahale etti. Müdahaleyi görüntülerken basın mensupları da itilerek uzaklaştırıldı. Anma alanına girmek için Ankara Tren Garı önüne giderken, Opera Köprüsü’nün altında sivil bir polis memuruna basının nereden gireceğini sordum. Bu sırada başka bir sivil bir polis memuru yanıma gelip küfrederek ‘Gitsene ulan. Dörde bölerim seni’ diye tehdit etti. Polisin bu tutumu turkuaz basın kartımı göstermeme rağmen devam etti.”

‘Turkuaz basın kartı olmayanlar alana alınmadı’

Anayurt Gazetesi muhabiri Demet Aran ise anmanın yapılacağı alana doğru giderken insanlara müdahale edildiğini gördüğünü ve bu anları kayıt altına almak istediğini söyledi. Çevik kuvvet polisleri tarafından gruba plastik mermi sıkıldığını söyleyen Aran, “O esnada polis amirleri de ‘Sesini çıkarana yapıştırıyorsunuz’ talimatını verdi. Anma yerine geçmeye çalışırken polis turkuaz basın kartı olmayan Sendika.org ve Reuters muhabirlerini alana almadı” dedi.

Ankara’da gazetecilerin basın kartı gerekçe gösterilerek engellenmesi artık bir rutin haline geldi. Neredeyse her toplantı, gösteri ve yürüyüş takibinde gazeteciler engelleniyor. Bugün tehdit edilen gazeteci Tamer Arda Erşin’in turkuaz basın kartı olması, basın kartı gerekçesinin yegane amacının gazetecilerin görüntü almasını engellemek olduğunu bir kez daha gösterdi.