Raporlar

15 Aralık haftası: İfade özgürlüğü davaları ve diğer gelişmeler

15 Aralık haftası: İfade özgürlüğü davaları ve diğer gelişmeler

 

  • Bu hafta ifade özgürlüğü alanında görülen davalarda aralarında gazeteciler, siyasetçiler, öğrenciler ve hak savunucularının da bulunduğu 104 kişi yargılandı.
  • Eski AKP’li vekil Hüseyin Kocabıyık’a “Cumhurbaşkanına hakaret”ten 2 yıl 5 ay hapis cezası verildi. 
  • Gazeteciler Levent Gültekin ile PİRHA muhabiri Cihan Berk’in gözaltına alındı. 
  • GAİN Medya’ya operasyon düzenlenerek üç kişi gözaltına alındı ve şirkete kayyum atandı. 

Haftanın en dikkat çekici kararlarından biri, eski AKP İzmir Milletvekili Hüseyin Kocabıyık hakkında İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada çıktı. “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “iftira” suçlamalarıyla tutuklu yargılanan Kocabıyık, SEGBİS aracılığıyla katıldığı ilk duruşmada 2 yıl 5 ay 5 gün hapis cezasına mahkûm edildi. Mahkeme, sosyal medya paylaşımlarını ve katıldığı toplantı ve basın açıklamalarını delil olarak değerlendirdi; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davaya doğrudan taraf olması da dikkat çekti. Kararla birlikte Kocabıyık hakkında ceza hükmü kurulurken, adli kontrol tedbiri uygulanmadı. Haberi buradan okuyabilirsiniz. 

İstanbul 39. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ve gazeteciler Zeynep Kuray, Mahsum Sağlam, Pelin Laçin, Yadigar Aygün ile üniversite öğrencisi Yağmur Filiz’in yargılandığı dava ise ilk celsede ertelendi. Sanıklar, Suriye’de öldürülen gazeteciler Nazım Daştan ve Cihan Bilgin’i anmak için Şişhane’de yapılmak istenen basın açıklamasına katıldıkları gerekçesiyle 2911 sayılı Kanun’a muhalefetle suçlanıyor. Yağmur Filiz hakkında ayrıca “hakaret” isnadı bulunuyor. Gazeteciler gözaltı sırasında polisin uyguladığı işkenceleri detaylı olarak anlattı. Duruşmadan kısa süre önce dosyaya yeni bir savcının atanmış olması da kayda geçti. Haberi buradan okuyabilirsiniz. 

Gezi davasında verilen kararları protesto etmek amacıyla yapılan eylemi takip ederken gözaltına alınan gazeteci Umut Taştan ile birlikte 50 kişinin yargılandığı dava da bu hafta görüldü. İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya sanıkların hiçbiri katılmazken, yalnızca bir avukat salonda hazır bulundu. “Görevi yaptırmamak için direnme” ve “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşe katılma” suçlamalarının yöneltildiği dosyada, sanıklardan Deniz Kaplan’ın savunmasının tespiti için yazılan yazının beklenmesine karar verildi ve duruşma 16 Nisan 2026’ya ertelendi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen bir diğer davada ise insan hakları savunucusu ve avukat Nurcan Kaya yargılandı. HDK soruşturması kapsamında açılan davada Kaya’ya “örgüt üyeliği” ve “terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet” suçlamaları yöneltiliyor. MASAK raporları, telefon görüşmeleri ve yasal derneklere yapılan bağışlar dosyada delil olarak yer aldı. Savcının bu celse sunduğu ve Kaya hakkında ceza istediği esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmaların hazırlanması için duruşma 24 Şubat 2026’ya ertelendi; Kaya hakkındaki yurtdışına çıkış yasağı devam ediyor.

Hafta içinde KCK Basın Davası kapsamında yargılanan gazeteci Yüksel Genç hakkında zorla getirme kararı çıkarıldı. Çok sayıda gazeteci ve medya çalışanının yargılandığı dosyada verilen bu karar, uzun süredir devam eden toplu yargılamaların bir parçası olarak dikkat çekti. Haberi buradan okuyabilirsiniz. 

Haftanın diğer gelişmeleri

15 Aralık haftasında ifade ve basın özgürlüğü alanındaki baskı, yalnızca mahkeme salonlarıyla sınırlı kalmadı; idari kararlar, erişim engelleri, gözaltılar ve medya kuruluşlarına yönelik müdahalelerle de sürdü.

Hafta başında GAİN Medya’ya yönelik başlatılan soruşturma kapsamında üç kişi gözaltına alındı, şirkete TMSF kayyum olarak atandı. Başsavcılık, “MASAK raporları ve bilirkişi incelemelerine dayanarak suç gelirlerinin aklanmasına yönelik organize bir finansal yapı kurulduğuna dair kuvvetli şüphe bulunduğunu” açıkladı. Medya alanında kayyum uygulamalarının yeniden gündeme gelmesi, basın özgürlüğü açısından ciddi kaygılara yol açtı.

Anayasa Mahkemesi’nin geçen hafta yayımladığı kararlar da bu hafta kamuoyuna yansıdı. AYM, “lağım medyası” ifadesini ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirdi ve Özgür Gündem nöbetçi genel yayın yönetmenliği nedeniyle verilen cezaların hukuka uygun olduğuna hükmetti. Karar, ifade özgürlüğünün sınırlarına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirdi.

Gazeteci Fatih Altaylı hakkında, YouTube yayınındaki ifadeleri nedeniyle “Cumhurbaşkanını tehdit” suçlamasıyla açılan davada gerekçeli karar açıklandı. Mahkeme, Altaylı’nın yayında kullandığı “suikast” kelimesini “kasten öldürmeyi belirtmek amacıyla” kullandığı kanaatine vardı. Gerekçeli karar, basın ve ifade özgürlüğü açısından eleştirilerin odağı oldu.

İfade özgürlüğüne yönelik müdahaleler yalnızca ceza davalarıyla sınırlı kalmadı. Mezopotamya Ajansı’nın bir hâkime yönelik rüşvet iddialarını konu alan haberine getirilen erişim engelinin ardından, bu engeli haberleştiren içeriklere de erişim engeli getirildi. Beykoz Sulh Ceza Hakimliği’nin verdiği karar, kamuoyunun haber alma hakkı açısından tepki topladı.

Yargı kararlarının yanı sıra, idari işlemler de gündemdeydi. İdare Mahkemesi, İstanbul Valiliği’nin 19–23 Mart 2025 tarihleri arasında kent genelinde ilan ettiği protesto yasağını ölçüsüz ve hukuka aykırı bularak iptal etti. Karar, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı bakımından önemli bir emsal olarak değerlendirildi.

Hafta sonuna doğru gazetecilere yönelik gözaltılar öne çıktı. Gazeteci Levent Gültekin, sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak” suçlamasıyla gözaltına alındı. Dersim’de ise Pir Haber Ajansı (PİRHA) muhabiri Cihan Berk, sabah saatlerinde yapılan ev baskınıyla gözaltına alındı; gözaltı gerekçesi kamuoyuyla paylaşılmadı.

Image

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) haber alma hakkı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanlarında faaliyet yürüten bir sivil toplum kuruluşudur. Derneğimiz başta gazeteciler olmak üzere mesleki faaliyetleri sebebiyle yargılanan kişilere hukuki destek vermektedir.