Dava İzleme

Adana’da Suruç Katliamı anmasına katılanların yargılandığı dava Mart’a ertelendi

FATMA KESEN*

Adana’da Suruç Katliamı anmasında polisin şiddetine maruz kalan ve haklarında dava açılan 17 gencin yargılandığı davanın bugün görülen duruşmasında tanıklar polis şiddetini anlattı.

Adana’nın Seyhan ilçesinde bulunan İnönü Parkı’nda 18 Temmuz 2021 tarihinde Suruç Katliamı’nın altıncı yıldönümü için yapılmak istenen basın açıklamasına gerçekleştirilen polis müdahalesinde gözaltına alınan 17 kişinin “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etmek” ve “görevi yaptırmamak için direnme” suçlamarıyla yargılandıkları davanın sekizinci duruşması bugün Adana 17. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.

‘Gençler darp edilip, yerde sürüklenerek gözaltına alındı’

Sanık müdafileri Baran Taygun Metin, Tugay Bek, Yakup Ataş, Serhat Ökmen ve Zelal Demiray’ın hazır bulunduğu duruşmada tanıklar HDP Adana İl Eşbaşkanı Mehmet Karakış, Osman Kara ve Barış Kaya tanık olarak dinlendi. 

İlk olarak dinlenen Osman Kara, kendisinin de açıklamaya katıldığını, açıklama sonrası gençlerin Düş Yolcuları Parkı’na (Heykelli Park) karanfil bırakmak istediğini ancak polisin izin vermeyerek gençleri çembere aldığını ifade ederek, “Bundan iki yıl önce Suruç Katliamı sebebi ile gençler ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri basın açıklaması yaptılar. Basın açıklamasına kadar herhangi bir müdahale ve taşkınlık olmadı. Basın açıklaması bittikten sonra 100 metre ilerde park vardı. O parkın ismi de Düş Yolcuları Parkı diye halk arasında bilinir ancak bu parkın normalde bir ismi yoktur, E-5 yolu üzerinde bir parktır, oraya karanfil bırakılmak istendi. Ancak kolluk buna izin vermedi. Özellikle gençleri seçerek polisler, bu kişileri çember içerisine aldılar. Gençler dağılmak istemesine rağmen kolluk müsaade etmedi. Bir görüşme yapılıp gençler, ‘Biz gidelim’ demesine rağmen polis buna izin vermedi. Bu esnada gözaltına alınma talimatı üzerine darp edilerek, yerde sürüklenerek, oradaki gençleri gözaltına aldılar. Ben de orada basın açıklamasına katılmak bulunuyordum. Ben bireysel olarak orada bulunuyordum. Gençlerin darp edildiğini yerde sürüklenip araçlara bindirildiğini gördüm” dedi.

‘Karanfil bırakmalarına izin verilmedi’

Av. Tugay Bek, tanık Kara’ya, “Gençler polise mukavemet etti mi? Olayın yaşandığı yer neresidir? Polisler herhangi bir uyarıda bulundu mu?” şeklinde sorular yöneltti. Kara sorulara, “Polislerin şahısları gözaltına aldığı olay İnönü Parkı içerisinde oldu. Ben şahısların polislere ellerindeki flamaların sapları ile vurduğunu ve işlem sırasında polislere direndiğini görmedim. Gözaltına alınma talimatı sonra darp edilerek yerde sürüklenerek araçlara bindirildiler” diye yanıt verdi. Kara, Av. Baran Taygun Metin’in “Parka nasıl gideceklerdi?” sorusuna ise “Gençlerden sadece üç tanesi temsili olarak yürüyerek gidip parka karanfil bırakmak istediler. Ancak izin vermediler” diye yanıt verdi.

‘Bir amca polisler tarafından dövüldü’

Kendisinin de basın açıklamasına katıldığını, açıklama sonrası gençlerin Heykelli Parkı’na karanfil bırakmak istediğini ancak polisin izin vermeyerek gençleri çembere aldığını söyleyen Barış Kaya, “Gençler, ellerindeki flamaları toplamışlardı zaten polis o anda önlerini kapattı, ‘Yürüyüşe izin vermeyeceklerini’ söyledi. Gençler ‘Biz de yürüyüş yapmayacağız sadece karanfil bırakacağız’ dedi. O an etrafları çevrildi, biz hasbelkader dışarda kaldık. Daha sonra gençler dağılmak istediler fakat polisler izin vermedi. Daha sonra gördüğüm kadarıyla gençleri döverek, küfür ederek gözaltına aldılar” diye konuştu. 

Hakimin “Olay nasıl oldu, polis herhangi bir uyarı yaptı mı, olayda kaç kişilerdi, nereye yürüyeceklerdi ve mesafe ne kadardı?” sorusuna Kaya, “Gençler, ‘Biz tek tek gidip karanfil bırakacağız’ dediler. Tam bilmemekle beraber gençlerin sayısı 15-20 kadardı. Karanfil bırakacakları yerde Heykelli Park’tı zaten bulundukları yer ile karanfil bırakacakları parkın arası 30 metre kadardır. Ben gözaltına alındıkları esnada gençlerin polise vurduğunu görmedim. Polisler gençleri bir anda karga tulumba almaya başladılar. Flamaları yerdeydi, ayakkabıları falan yerdeydi, ben polise şiddet uyguladıklarına dair görüntü görmedim. Ben toplantıya katılmayan amcanın bir tanesinin ‘Gençlere vurmayın!’ dediğini ve bu amcanın da burnuna polislerce vurularak amcanın burnunun kanadığını gördüm” diye yanıt verdi. 

Avukatların, “Polis anons yaptı mı?” sorusuna Kaya, “Anons yapılmadı ancak gençler polislere ‘Biz yürüyüş yapmayacağız’ dediler. Onun dışında ben polislerin anons yaptığını görmedim” dedi. 

‘Gençler, bırakın gidelim dediler’

HDP Adana İl Örgütü adına HDP milletvekili Kemal Peköz ile birlikte basın açıklamasına katıldığını aktaran HDP Adana İl Eşbaşkanı Mehmet Karakış, diğer tanıklarla örtüşen beyanlarda bulundu. Karakış, açıklama bittikten sonra milletvekili ile alandan ayrıldıkları esnada gençlerin çembere alındığını ve bu yüzden polislerle müzakere etmek için olay yerine geldiğini söyledi: “Polisler müzakereye kapalıydı. ‘Çok istiyorsan sen de çemberin içerisine gir’ diye beni iten polisler oldu. Alandan kimseyi bırakmamaya çalıştılar. Ortam çok gergindi. Gençler çiçek bırakmaktan vazgeçti ve ‘Bırakın gidelim’ dediler. Ancak polis dağılmalarına izin vermedi. Bir süre sonra da parkın içerisinde gözaltı yapıldı.”

Hakimin diğer tanıklara sorduğu sorulara Karakış “Gençlerin karanfil bırakacakları yer Heykelli Park’tır. Büyükşehir Belediyesi’nin oradadır. İnönü Parkı’na yakın mesafededir. Ben gençlerin polislere elle ya da flama sapı ile vurduklarını görmedim. Çember çok daralmıştı. Çok fazla polis vardı. Bu çemberin içerisindeki gençleri görmek mümkün değildi. Hatırladığım kadarıyla çemberin içerisinde 15 kişi kalmıştı. Karanfil bırakmak isteyenler bunlardır” diye cevapladı.

Avukatların, “Polis anons yaptı mı?” sorusuna Karakış, “Ben polislerin, ‘Karanfil bırakmanıza izin vermeyeceğiz’ dediğini duydum ancak dağılın dediklerini duymadım. Olayın olduğu yer yaya ve araç trafiğini engelleyen bir yer değildi” şeklinde cevap verdi.

Sanık avukatları, tanıkların beyanlarına karşı söyleyecek bir şeylerinin olmadığını belirterek dinlenmeyen diğer tanıkların dinlenmesini ve eksik hususların giderilmesini talep etti. 

İddia makamı da tanıkların beyanlarına karşı söyleyeceği bir şey olmadığını belirterek eksik hususların giderilmesini talep etti.

Mahkeme, sanık E.A.’nın yurt dışına çıkıp çıkmadığı, çıkmış ise hangi tarihte çıktığı, dönüp dönmediği, gitmiş ise hangi ülkeye gittiği hususunda İstanbul Gümrük Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına; tanık olarak dinlenmeleri için duruşmaya gelmeyen polisler hakkında yeniden zorla getirme emri düzenlenmesine ve bir sanığın yurt dışına çıkıp çıkmadığının belirlenmesi için müzekkere yazılmasına karar vererek davayı 8 Mart 2023 tarihine erteledi.

Ne olmuştu?

Adana’da 18 Temmuz 2021’de Suruç Katliamında yaşamını yitirenler için İnönü Parkı’nda düzenlenen anma etkinliğine yönelik polis müdahalesinde, 19 genç darp edilerek gözaltına alınmış ve ifadelerinin alınmasının ardından aynı gün serbest bırakılmışlardı.

Yargılanan kişilere iddianamede yöneltilen suçlamalara beş müşteki polis memurunun ifadeleri ve göstericilerin “karanfil koymak bahanesiyle” olduğu iddia edilen basın açıklaması ve yürüyüşün görüntüleri delil olarak gösteriliyor. 

Davanın 26 Ekim 2022 tarihinde görülen yedinci duruşmasında mahkeme, dört tanık polis memuru hakkında zorla getirme emri düzenlenmesine karar vermişti. Aynı duruşmada dosyaya sunulan bilirkişi raporunda olay esnasında çekilen görüntülere ilişkin “Kimin kime vurduğu belli olmamakla beraber herkesin herkese vurduğu görülmektedir” şeklinde değerlendirme yapılmıştı.

*Bu işin hakları, Atıf-Gayriticari (CC BY-NC) Lisans ile kısmen saklıdır. Bu iş, MLSA’ya atıf ile ve ticari olmayan amaçlar ile kullanılıp dağıtılabilir.