Dava İzleme

Cumartesi Anneleri yargılanıyor: Reddi hakim talep eden avukatlar salonu terk etti

Foto: Hayri Tunç

İstanbul – 2018 yılının Ağustos ayında gerçekleştirilen Cumartesi Anneleri/İnsanları 700. hafta buluşmasında gözaltına alınan Koray Çağlayan,Volkan Uyar,, Leman Yurtsever, Levent Gökçek, Lezgin Özalp, Maside Ocak, Mehmet Günel, Muhammed Emin Ekinci, Ayça Çevik, Besna Koç, Cafer Balcı, Can Danyal Aktaş, Cihan Oral Gülünay, Cüneyt Yılmaz, Deniz Koç, Ercan Süslü, Ezgi Çevik, Faruk Eren, Fecri Çalboğa, Ferhat Ergen, Gamze Elvan, Hakan Koç, Hasan Akbaba, Hasan Karakoç, Jiyan Tosun, Kenan Yıldızerler, Murat Akbaş, Rober Koptaş, Onur Yanardağ, Osman Akın, Özer Oymak, Özge Elvan, Ramazan Bayram, Rüşa Sabur, Sadettin Köse, Adil Can Ocak, Ahmet Karaca, Ahmet Süleyman Benli, Ali Ocak, Ali Yiğit Karaca, Atakan Taşbilek, Ataman Doğa Kıroğlu, Saime Sebla Arcan, Sinan Arslan, Ulaş Bedri Çelik ve savunmalığını MLSA’nın üstlendiği Koray Kesik’in “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa muhalefet” suçlamasıyla yargılandığı davanın üçüncü duruşması 24 Kasım’da İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. Mahkeme, reddi hakim ve davadan çekilme hususlarında daha önce karar verildiği gerekçesiyle tüm talepleri reddederek ve duruşmaya katılamayan bazı sanıklar hakkında zorla getirme kararı çıkarılmasına karar vererek davayı 23 Mart 2022 tarihine erteledi.

İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ikinci kattaki duruşma salonunda yapılan ve saat 10.30’da başlaması gereken duruşma, 12.45’te başladı. Adliyenin normal boyutlu salonlarından olan duruşma salonuna davanın sanıkları, sanık yakınları ve avukatlar sığamadı ve onlarla birlikte çok sayıda izleyici de ayakta kaldı.

Duruşmada ilk beyanda bulunan Batman Barosu Başkanı Erkan Şenses, duruşmanın gecikmesi ve kimlik tespitinin hakim tarafından yapılmaması ile ilgili beyanda bulundu. Avukat Şenses, tüm sanıklar hakkında derhal beraat kararı verilmesi gerektiğini belirtti.

Avukat Diyar Çetedir de dava kapsamında Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa muhalefet suçunun oluşmadığını, olsa olsa kamu görevlilerinin görevi kötüye kullanması suçunun olduğunu söyledi.

Birçok avukat, duruşma salonunun pandemi döneminde sağlıksız olduğunu ve bu nedenle duruşmanın ileri bir tarihte bir bölüm sanıkla ya da daha büyük bir salonda yapılmasını talep etti.

Hakim Emre Sait Özgenç’in sorusu üzerine taleplere ilişkin mütalaasını veren duruşma savcısı Onur Özsoy, taleplerin usul ve yasaya uygun olmadığını belirterek tümünün reddine karar verilmesini istedi.

Hakim Özgenç de aynı yönde karar vererek İstanbul Barosunun katılma talebini, kamu görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunulmasını ve Kovid-19 pandemisi nedeniyle duruşmanın ertelenerek daha büyük bir salonda yapılması taleplerini reddetti.

Avukatların red gerekçesinin duruşmaya neden geç başladığının açıklanmasına ilişkin talepleri de Ceza Muhakemeleri Kanununda böyle bir madde olmadığı gerekçe gösterilerek reddedildi. 

Avukatlar bunun üzerine söz alarak hakime güvenmediklerini, bu davada istenmediğini ve davadan el çekmesini istediklerini belirterek reddi hakim talebinde bulundu. Hakim, bu talebi de reddetti.

Avukatlar, tüm taleplerin açıklama yapılmadan reddedilmesi üzerine duruşmayı terk etti. 

Verilen aranın ardından açıklanacak karar için salonda yalnızca sanıklar ve gazeteciler yer aldı. Bir kısım izleyicinin koridordan duruşmayı dinlemek istemesi üzerine Hakim Ergenç duruşma salonu kapısını kapattırdı.

Hakim Özgenç, ara kararında 10 kişi hakkında zorla getirme kararı verdi. İki kişi hakkında da yakalama kararı düzenlenmesine hükmederek davayı erteledi.

Ne olmuştu?

25 Ağustos 2018’deki Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın Galatasaray Meydanı’nda gözaltına kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak için bir araya geldiği 700. buluşmasına polis saldırdı. Gözaltına alınan çok sayıdaki kayıp yakını aynı gün serbest bırakıldı.

Ardından gözaltına alınan 46 kişiye 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 32. Maddesinde düzenlenen “Kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama” suçlamasıyla dava açıldı.

O gün eyleme katılan milletvekillerinin dosyası, dokunulmazlıkları olduğu için ayrıldı.