İfade Özgürlüğüİnsan HaklarıManset

Emniyetten KYK’ya talimat: Onur Yürüyüşüne katılanların kredisi kesildi

Fotoğraf: Ebru Tutkal
SİBEL YÜKLER*

Ankara Emniyeti, onur yürüyüşünde darp edilerek gözaltına alınan öğrencilerin kredisinin kesilmesi için KYK’ya talimat gönderdi. Vali yardımcısı imzalı talimatla ve “fişleme” sonucu kredisi kesilen bir öğrenci, Bakanlığa dava açtı.

Ankara İl Emniyet Müdürlüğü, 5 Temmuz’daki 2. Ankara Onur Yürüyüşünde darp edilerek gözaltına alınan 35 öğrenci için KYK’ya talimat göndererek, öğrenim kredilerinin kesilmesini talep etti. Vali Yardımcısı Abdullah Dölek imzasıyla temmuz ayında Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü (KYK) Kredi ve Burs Hizmetleri Daire Başkanlığına gönderilen talimatta, öğrencilerin okuduğu Orta Doğu TeknikÜniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Ankara Üniversitesi ve Bilkent Üniversitesi gibi okulların isimleri tek tek bildirildi, üniversitelere de ayrı talimat yazıldı. 

‘Atılan sloganlar öğrenciliğin şerefine aykırı’

Kuğulu Park’ta planlanan yürüyüş polis müdahalesi nedeniyle yapılamamıştı. KYK’ya yazılan talimatta ise “dağılın uyarısına rağmen dağılmadıkları” iddia edilen öğrencilere, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet ettikleri için gözaltı yapıldığı bildirildi.

Talimata, “kredinin hiç verilmeyeceği veya kesileceği şartları” içeren 5347 sayılı Yükseköğretim Kanununun 54. maddesi dayanarak gösterildi. “Dünya yerinden oynar, ibneler özgür olsa” ve “Susma haykır, translar vardır” sloganı atan öğrencilerin “öğrenciliğin onur ve şerefine aykırı harekette bulunduğu” öne sürülerek, gerekli işlemin yapılması talep edildi. 

Bölge idare mahkemeleri de ‘kesilemez’ diyor

Yeni öğrenim dönemi başladığında ise öğrencilerin bir kısmının kredileri kesildi. Ekim ayı öğrenim kredisinin hesabına yatırılmadığını gören öğrencilerden I.D.Y., hemen kuruma ulaştı. Öğrenciye, “güvenlik birimlerince gözaltına alınması sonucu kredisinin kesildiği” bilgisi sözlü olarak verildi. 

Hakkında herhangi bir yazılı bildirim yapılmadan kredisi kesilen I.D.Y. ise KYK’nın bağlı olduğu Gençlik ve Spor Bakanlığına dava açtı. Başvuruda, öğrenim kredisinin kesilmesine dair idari işleminin iptali ve yoksun kaldığı kredilerin yasal faiziyle birlikte ödenmesi talep edildi. Bölge idare mahkemelerinin iptale ilişkin verdiği örnek kararlar da başvuru dosyasına sunuldu. 

Av. Arslanbaş: AYM, dayanak gösterilen maddeyi hukuksuz buldu

Bakanlığa dava açan öğrencinin avukatı Abdullah İkbal Arslanbaş, kesin hükümle mahkumiyet kararı olmaksızın kredi kesilmesinin mevzuata ve hukuka aykırı olduğunu söyledi. Kararları MLSA’ya değerlendiren Arslanbaş, “KYK, yönetmeliğe göre idari soruşturma dahi yürütmeden doğrudan emniyetin yazısı üzerine kesinti yapıyor. Emniyet ise AYM’nin hukuksuz bulduğu 54. maddeye dayanarak onur yürüyüşüne katılanların kredisinin kesilmesi için talimat veriyor” dedi.

Arslanbaş, “Ancak Anayasa Mahkemesi tarafından, herhangi bir muhalif eylemde bulunan öğrenciye soruşturma açılmasına ilişkin maddenin temel hakları ihlal ettiği tespit edildi. Maddenin kendisi yenilenmesi talebiyle gönderildi, iptal edilecek. Kredinin hiç verilmemesinin koşullarını belirten madde ayrı, kredinin kesilmesini gerektiren koşulların belirlendiği maddeler ayrı. O maddelerde de sınırlı gerekçeler sayılmış, dolayısıyla buraya uygulanamaz” diye konuştu.

Sonuç uzuyor, ifade özgürlüğü ve eğitim hakkı ihlal ediliyor

Bu talimat elbette ilk değil. Son dönemdeki eylemlerde gözaltına alınan öğrencilerden birçoğunun kredi ve bursları, idari soruşturma dahi yürütülmeden kesildi. İşlemin iptaline ilişkin davalar genelde lehte sonuçlansa da söz konusu kesintiler, öğrencilerin ifade ve toplanma özgürlüğü kadar barınma ve eğitim hakkını da ihlal etti. Aksi yöndeki kararlardan biri ise Boğaziçi’ndeki sergide yer alan “şahmeran” figürlü resme ilişkin. Yerel mahkeme, emsal kararlara rağmen idareyi haklı buldu ancak karar henüz kesinleşmedi. 

Bir öğrenci sene içinde iki kez gözaltına alındığında, ilk dava sonuçlanır sonuçlanmaz bu kez ikinci gözaltına dair kredi kesintisi yapıldığını belirten Arslanbaş da, “Eskiden yürütmeyi durdurma kararı alıyorduk. Ancak tutum değişikliğine gittiler. Yürütmeyi durdurma kararları istinaftan kaldırılıyor. Sonuç olarak öğrenciler bu davaların sonuçlanmasını bekliyor. Bir sene de sürebilir, altı ay da” diye konuştu. 

*Bu işin hakları, Atıf-Gayriticari (CC BY-NC) Lisans ile kısmen saklıdır. Bu iş, MLSA’ya atıf ile ve ticari olmayan amaçlar ile kullanılıp dağıtılabilir.