Basın Özgürlüğü

Evrensel 2022’ye böyle giriyor: İlan yok, kart yok, ceza çok

Meltem AKYOL

Evrensel Gazetesi, tam 835 gündür ilan alamıyor. 18 Eylül 2019’da Evrensel’e ilan durdurma cezası veren Basın İlan Kurumu (BİK), belirtilen tarihten itibaren gazeteye bir tek ilan bile vermediği gibi, 2019’dan bugüne toplamda 103 gün ilan kesme cezası verdi. Gazetenin çalışanlarına basın kartı verilmiyor, sarı basın kartı olanların kartı ise yenilenmiyor. Evrensel’in hikayesi, Türkiye’de muhalif basına muamelenin özeti niteliğinde.

Adil dağıtım mı dediniz?

Önce hikayeyi başa saralım. BİK, 1961 yılında, Adnan Menderes liderliğindeki Demokrat Partinin (DP) bütün resmi hatta özel ilanları, kendisini destekleyen basın kuruluşlarına aktarması nedeniyle kuruldu. Amaç, “adil dağıtım” idi. O yıl yasalaşan 195 Sayılı Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair Kanun’un 32. maddesi de bunu net biçimde ortaya koyuyordu: “Resmi ilanlar, fikir ve içtihat farkı aranmaksızın 34. madde mucibince vasıfları tespit edilecek olan mevkûtelere Basın İlân Kurumu Genel Kurulunun tespit edeceği esaslar dahilinde dağıtılır.” 

İddia edilen adil dağıtım amacı işe yaramadı. Devlete bağlıydı, üstüne bir de kendisinin belirlediği Basın Ahlâk Esaslarına uymadıkları gerekçesiyle kurumların aldığı ilanları kesme yetkisi verilince kaçınılmaz olan gerçekleşti ve BİK, sansür aracına dönüştü. 

AKP iktidarı dönemine gelindiğinde işler iyice çığırından çıktı. 6 Ağustos 2018 günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan kararname ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığına denetleme yetkisi de eklenince BİK, iktidarın elinde “terbiye sopasına” ve iktidar yanlısı gazetelere para aktarma aracına dönüştü. Bunu ben değil, BİK’in faaliyet raporları söylüyor. 

Cezalar muhaliflere, ilanlar yandaşlara

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçildikten sonra kamuoyu ile paylaşılmasına son verilen raporların 2020 yılına ait olanlarına DW Türkçe ulaştı. O rapora göre BİK, 2020’de 416 milyon 182 bin TL tutarında ilan ve reklam dağıttı. Bunun 182 milyon 492 bin lirası ulusal yayın yapan 30 gazeteye gitti. Bu 30 gazete içinde iktidar yanlısı gazetelere giden pay 141 milyon 932 bin TL’. Bu, ulusan gazetelere giden payın yüzde 78’i demekti. En çok ilan alan gazeteler sırasıyla Sabah, Hürriyet, Posta, Milliyet ve Yeni Şafak. BİK’in Faaliyet Raporları resmi ilan yayınını engelleyen cezalardaki benzeri görülmemiş artışı da ortaya koydu. Gerekçe olarak “Mevzuat hükümlerine ilişkin gerekleri yerine getirmemek ve Basın Ahlak Esasları Hakkındaki Genel Kurul kararını ihlal etmek” gösterildi. 2019 yılında gazetelere toplam 324 gün ceza veren BİK, 2020’de bunu tam iki buçuk kat arttırdı ve toplamda 808 gün ceza verdi. 2020’de ulusal gazetelere verilen cezaların yüzde 97’si beş gazeteye kesildi: Evrensel, Cumhuriyet, BirGün, Sözcü ve Korkusuz.

BİK, Evrensel’e 835 gündür ilan vermiyor

Raporlar da gösteriyor ama Evrensel’in başına gelenleri biraz daha somut hale getirelim. Geride bıraktığımız Haziran ayında 26. yaşına giren Evrensel, 2008 yılından beri BİK denetimine tabi. 2008’de başlayan üç yıllık bir ön inceleme sürecinin sonunda 2011’de resmi ilan alma hakkı kazandı. O tarihten itibaren de 2019’a kadar BİK tarafından iki yılda bir denetlendi. 2019’un ikinci yarısından itibaren gazete, BİK’ten çok sayıda ihtarname, ilan kesme cezası ve bir haberle ilgili olarak da “basın ahlak ilkesine uymadığı” iddiasıyla savunma talebi almaya başladı. 18 Eylül 2019’a gelindiğinde BİK, gazetenin ilanlarını durdurdu. 2021 sonu itibariyle, Evrensel tam 835 gündür ilan alamıyor. BİK’in Evrensel’e uyguladığı ilan durdurma cezasının gerekçelerinden biri okur dayanışması olarak gösterildi. Bayileri denetleyen BİK yetkilileri, Evrensel ile dayanışma göstermek adına birden fazla gazete alan okurları tespit edip neden fazla gazete aldıklarını sorguladı. “Toplu alımlar yapıldığı” gerekçesiyle Evrensel’e ilan durdurma cezası verildi. Özetle, BİK’in ilan durdurma kararları ve cezalarına karşı Evrensel okurlarının dayanışma amaçlı aldığı fazla gazeteler bile ilan durdurmaya gerekçe oldu. Yapılan başvurular ise BİK tarafından yanıtsız bırakıldı.

İlan yok, ceza çok

İlan durdurma kararına ek olarak BİK, “Basın ahlak esaslarını ihlal ettiği” gerekçesiyle Evrensel’e ayrıca 2019’da 25 gün, 2020’de 65 gün ve 2021’de 13 gün olmak üzere toplamda 103 gün ilan kesme cezası verdi. Bu, Evrensel’in ilan ve reklam durdurma cezası bugün kaldırılsa bile 103 gün boyunca ilan alamayacağı anlamına geliyor. Peki, cezalar neye verildi?

Örneğin gazetenin yazarı Ceren Sözeri’nin 14 Mart 2021’de yayımlanan “Vatan destan yazmış, halk nefes alamıyor” başlıklı yazısı nedeniyle beş günlük ilan kesme cezası verildi. Yazıda, “Maske mesafe kurallarına uyulan barışçıl bir eylemde polis, baro başkanlarına mesafe gözetmeden saldırdı, tartakladı, ciğerlerin korunmasına en ihtiyaç duyulan zamanda üstlerine biber gazı sıktı. Haber yapan gazetecileri gözaltına aldı” cümlesinde geçen “saldırı” ifadesi BİK’in dikkatini çekmişti. BİK, alıntılamış olduğum cümlede geçen, “saldırı” ifadesinin “Cumhuriyetimize ve halkımıza sadakatle bağlı, … çalışmalarını özveri ile sürdüren polislerimiz hakkında toplumumuzda olumsuz bir algı yaratmaya yönelik olduğu, bu şekilde itibarını zedelemek suretiyle de suç ile mücadeleyi etkisiz kılma maksadını taşıdığı” gerekçesini görmüş.

Bir başka örnek ise, CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un Kuzguncuk’taki ikametinin yanındaki vakıf arazisine işlem yapmasına tepki göstermiş, açıklama yapmış. Bunun haberi 16 Nisan 2020’de Evrensel Gazetesinde yer aldı ve bu sebeple beş günlük ilan kesme cezası verildi. Ardı ardına gelen cezalarda absürtlük ve baskı çıtası her geçen gün daha da arttı. 

Bir diğer örnekte yine Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un adı geçiyor. Bu kez haber, 1 Mayıs 2020’de yayınlanan, Cumhuriyet gazetesi çalışanlarının Altun’un konutu hakkındaki haberleri nedeniyle ifadeye çağrıldıkları ile ilgili. Karışık oldu değil mi biraz, aslında değil. Zira içerisinde birden fazla ihlal olan bir cümle. Parça parça gidelim. Cumhuriyet çalışanları, Fahrettin Altun’un konutuna dair tartışmaları haber yapıyor ve haklarında soruşturma açılıyor. Evrensel de bu soruşturmayı haber yapıyor ve buna üç günlük ceza veriliyor. 

Daha fazla örneğe gerek yok sanırım. 2019 Eylül’den beri verilen cezaların toplamı 103 gün oldu. Bu süreçte BİK, Evrensel’e ceza rekoru da kırdı. BİK’in Ragıp Zarakolu’nun “Makus kaderden kaçış yok” başlıklı yazısı nedeniyle Evrensel’e 45 gün resmi ilan kesme cezası verdi ki yasaya göre resmi ilan kesme cezasının üst limiti 60 gün ve BİK’in geçmiş pratiğine bakıldığında verilen cezaların bu limite yaklaşmadığı görülüyor. Bir bakıma Evrensel’e “özel muamele” yani. BİK’in Evrensel’e verdiği cezalara yapılan itirazların neredeyse tamamı reddedildi. Aslında biri dışında hepsi. Cezaların hepsine ilişkin Anayasa Mahkemesine (AYM) başvuru yapıldı ancak henüz bir karar çıkmadı.

Bu arada hatırlatmakta fayda var. Bu konuda AYM’nin önemli bir kararı var. Korkusuz gazetesinin başvurusu sonrası 18 Mart 2021’de karar veren AYM, BİK’in verdiği resmi ilan ve reklamların kesme cezasını “ifade ve basın özgürlüğü ihlali” olarak değerlendirdi. Karardaki şu dikkat çekici ifadeyi de paylaşmakta yarar var: “Bu şekilde maddi bir yaptırıma maruz kalma endişesinin kişiler üzerinde kesintiye uğratan bir etkisi vardır ve sonunda kişinin bu etki altında ileride düşünce açıklamalarından veya basın faaliyetlerini yapmaktan imtina etme riski bulunmaktadır.” Evrensel’in AYM’ye başvurularının yanı sıra, benzer birçok başvurunun da sırada beklediğini söylemeliyim. 

Basın kartı verilmiyor, engellemeler alabildiğince

Geride bıraktığımız yılda Evrensel’e para cezaları da davalar da devam etti. Muhabirleri, editörleri çeşitli baskılarla karşılaştı, haber yapmaları engellendi. Gazete çalışanlarına basın kartı verilmedi, mevcut kartlar ise yenilenmedi. 2021’de Evrensel Gazetesi Haber Müdürü Cem Şimşek, “Alman karikatüristler Erdoğan’ı fena çizdi” başlıklı haber nedeniyle “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla 11 ay 20 gün hapis cezası aldı. Sağlık Bakanı Yardımcısı Sabahattin Aydın, eşi tarafından kurulan ve E-nabız işini yapan firmanın bakanlıktan aldığı ihalelere ilişkin Evrensel’de yer alan bir habere 100 bin TL tazminat davası açtı. Yine, Evrensel’in Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Görkem Kınacı’ya Evrensel.net’te 2018 Aralık ayında yayınlanan “Sakarya’da ırkçı saldırı: Baba hayatını kaybetti, oğlu tedavi altında” başlıklı haber nedeniyle “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” iddiasıyla dava açıldı. Sincan T Tipi Ceza İnfaz Kurumu da dahil pek çok cezaevinde mahpuslara Evrensel Gazetesi verilmedi. Sayılacak, söylenecek çok şey var da devam etmeyelim…

26 yıl sonra: İşte Türkiye gerçeği

Freedom House tarafından yayınlanan 2020 yılı raporunda Türkiye yine “özgür olmayan ülkeler” kategorisinde ve 195 ülkenin yer aldığı “özgürlük” sıralamasında 146. sırada. Türkiye Gazeteciler Sendikasının verilerine göre Türkiye’de en az 34, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneğinin verilerine göre ise 48 gazeteci yazdıkları veya söyledikleri nedeniyle cezaevinde tutuluyor.

Sınır Tanımayan Gazeteciler’in (RSF) yayınlandığı yıllık rapora göre Türkiye, 180 ülke arasında 153. sırada bulunuyor. RSF’in raporunda dikkat çekici bir nokta var. O rapor, Türkiye’nin artık en fazla gazetecinin hapsedildiği ülke olmasa bile hapsedilme, adli kontrole tabi tutulma veya pasaportun elinden alınması korkusunun her zaman bulunduğunu vurguluyor.

Gerçekleri ortaya çıkarmaya çalışanlar çoğunlukla karşılarında kendilerini susturmak isteyen güçleri buluyor. Dünyanın pek çok ülkesinde bağımsız gazeteciler, baskılara göğüs germek zorunda. Sansüre uğruyor, “vatan haini” olarak yaftalanıyor, tehdit alıyor, hapse giriyor, kötü muameleye maruz kalıyor ya da ekonomik kıskaca alınıyor… Türkiye’de durum uzun zamandır iç açıcı değil. Evrensel’in yaşadıkları da bunun parçası. 

Erişim engelleri, davalar, cezalar… Aynı zamanda bir yandan BİK öte yandan RTÜK eliyle gittikçe daraltılan mali kıskaç. Bugünkü vaziyet, aslında Evrensel’in 7 Haziran 1995’te çıkarken attığı “İşte Türkiye Gerçeği” manşetinde olduğu gibi. Ama gazetecilerin gerçeği yazma ısrarı da değişmedi. 2022’ye bu ısrarla giriyoruz, kutlu olsun.