Basın ÖzgürlüğüCezaevindeki Gazeteciler

Gazeteci Aziz Oruç için Türkiye ve Ermenistan’da hukuki mücadele verilecek

Gazeteci Aziz Oruç, İran tarafından sınıra terk edilmeden önce Ermenistan'da işkence gördüğünü anlatıyor.

Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklanan gazeteci Aziz Oruç için yürütülen hukuki süreç, Ermenistan’da ve Türkiye’de eşzamanlı olarak yürütülecek. 

Gazeteci Oruç’un savunmanlığını üstlenen Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), Ermenistanlı ve uluslararası hukukçularla işbirliği içinde Oruç’un dosyasına ilişkin hak arayışını Türkiye’de ve Ermenistan’da yürüttükten sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşımayı planlıyor.

Ermenistan üzerinden Avrupa’ya geçmek istediği sırada pasaportunun sahte olduğu gerekçesiyle mahkeme kararı olmadan İran’a iade edilen gazeteci Oruç, bu ülke yetkilileri tarafından Türkiye-İran sınırına bırakıldı. Donma ve mayına basma riski altında Türkiye’ye geçen Oruç, 11 Aralık 2019’da HDP Doğubayazıt İlçe Eşbaşkanı Abdullah Ekelek ve eski belediye meclis üyesi Muhammet İkram Müftüoğlu ile birlikte gözaltına alındıktan sonra 18 Aralık’ta “örgüt üyesi” olduğu iddiasıyla tutuklandı. İçişleri Bakanlığı 11 Aralık’ta yaptığı açıklamada Oruç’u “terörist” ilan etmişti. 

Hukuki süreç sonrası dosya AİHM’e taşınacak

MLSA Eş-Direktörü Veysel Ok, gazeteci Oruç için atılacak hukuki adımlarla ilgili bilgi verdi: “Aziz Oruç vakası şu an Türkiye’de tutuklu olan gazeteciler arasında en zor olanlardan bir tanesi. Aziz hem Ermenistan, hem İran, hem de Türkiye tarafından büyük bir hukuksuzluğa maruz bırakıldı; işkence gördü ve ölüme terk edildi. Maalesef İran’a karşı hukuki bir işlem yapma olasılığımız oldukça düşük görünüyor. Fakat Ermenistan ile Türkiye Avrupa Konseyi üyesidir, imzaladıkları sözleşmeler mevcuttur. Ermenistanlı avukatlarla da işbirliği içinde Ermenistan içindeki hukuki süreci işleteceğiz. Ermenistanlı yetkililer Aziz’in iltica talebini işleme almamış ve hukuksuz olarak İran’a iade etmiştir. Bunun için Ermenistan’daki iç hukuk yollarını işlettikten sonra konuya AİHM’e de götüreceğiz.”

Ok, Oruç için Türkiye’de yürütülecek hukuki sürecin ise tutukluluk itirazı ile başlayacağını belirtti. Dosyada gizlilik kararının mevcut olduğunu hatırlatan Ok, tutuklama itirazından bir bir sonuç alınamazsa Anayasa Mahkemesi’ne başvurulacağını söyledi ve ekledi, “Doğubayazıt Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında hazırlanacak iddianameyi de bekliyoruz.”

Oruç’un avukatları ayrıca AİHM süreçlerinin Londra merkezli Media Legal Defense Initiative (MLDI) avukatlarıyla birlikte yürütüleceğini belirtti. 

Aziz Oruç kimdir

Muhabirliğe 2013 yılında Dicle Haber Ajansı’nda (DİHA) başlayan Oruç, Eylül 2017’den beri Irak’ın Süleymaniye kentinde yaşıyor ve Roj News’de editör ve çevirmen olarak çalışıyordu. 

Oruç Türkiye’de mesleğini icra etmesine engel olan baskı nedeniyle Irak’ta çalışmayı seçmişti. DİHA’da çalıştığı dönemde yaptığı haberler hakkında pek çok dava açılan Oruç’un Diyarbakır ve İstanbul’da görülmekte olan davaları sürüyor. Gazeteci Oruç’un 2012 yılında aldığı 6 yıl 3 ay hapis cezası da halen Yargıtay’da. 

“Türkiye’de gazetecilik suç olarak tanımlanıyor”

MLSA avukatı Mustafa Murtezaoğlu 7 Ocak günü gazeteci Aziz Oruç’u tutuklu bulunduğu Patnos L Tipi Kapalı Cezaevinde ziyaret etti. Gazeteciliğin kendisi için yaşam vazgeçilmezi olduğunu belirten Oruç, “Türkiye’de bu kadar zorbalık ve hukuksuzluk varken gazetecilik yapmak çok yıpratıcı bir süreçti fakat buna rağmen çok büyük bir özveriyle mesleğimi ifa ettim. O zorbalığı yaşayan halkların bir miktar sesi olabilmek dahi benim bugün zindanda en çok güç aldığım, vicdanımı tatmin eden şeydir. Ben bu sesi olduğum insanların, benim ve diğer gazeteci arkadaşların ihtiyacımız olduğunda ses olmaları beni çok mutlu kıldı. Dayanışmanın önemini gösterdi. Türkiye’de haklı olarak ‘gazetecilik suç değildir’ diyoruz ama maalesef Türkiye’de gazetecilik adeta bir suç olarak tanımlanmaktadır,” diye konuştu. 

Meslektaşlarına avukatı aracılığıyla mesaj gönderen Oruç, “Dışarıda ya da içeride olan tüm gazeteci arkadaşlarıma selamlarımı, sevgilerimi, saygılarımı gönderirim,” dedi.