Basın Özgürlüğüİfade Özgürlüğüİnsan Hakları

Gazeteci Bülent Mumay’a 24 TV yayınında hakarete 5 bin TL tazminat

Ece Koçak

İstanbul – 24 TV Genel Yayın Yönetmeni Murat Çiçek ve Akşam gazetesi yazarı Hikmet Genç’in Nisan 2020’de yayınlanan bir programda gazeteci Bülent Mumay aleyhinde kullandıkları ifadeler nedeniyle 5 bin TL manevi tazminat ödemesine hükmedildi. 

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) Hukuk Birimi’nin 24 TV’de yayınlanan Günün Manşeti adlı programın 27, 28 ve 29 Nisan 2020 tarihli bölümlerinde gazeteci Mumay’ın kişilik haklarına saldırı niteliğinde ifadeler kullanıldığı gerekçesiyle 10 bin TL manevi tazminat talebi ile açtığı dava karara bağlandı. Dinamik Radyo Televizyon A.Ş., Çiçek ve Genç aleyhine açılan tazminat davasının üçüncü duruşması bugün İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesinde görüldü. 

Tarafların avukatları salonda hazır bulundu. Mumay’ın avukatı Zelal Pelin Doğan yazılı beyanlarını tekrar ettiklerini belirtti ve “Elbette gazetecilerin geniş bir ifade özgürlüğü bulunur fakat bu koruma sınırsız değildir, bunun sınırı yalnızca siyasi ya da kamusal kişilerin belirli bir dereceye kadar eleştirilmesi ile çizilmiştir” ifadelerini kullandı. Davalıların ifade özgürlüğü hakkının Mumay’ın manevi bütünlüğü ile çatıştığını ifade eden Doğan, davanın kabulünü talep etti.

Davalıların avukatı ise Mumay’ın da aralarında bulunduğu birtakım gazetecilerin “uluslararası platformlarda Türkiye’yi karalayıcı beyanlarda bulunduğunu” iddia etti. Dava konusu yayınların bütününe bakıldığında Mumay’ın Türkiye’yi şikayet eden eylemlerinin eleştirildiğini ifade eden avukat, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istedi. 

Tazminat Ali İsmail Korkmaz Vakfı’na bağışlanacak

Araştırılması gereken başka bir husus kalmadığına hükmeden mahkeme, Dinamik Radyo Televizyon A.Ş., Çiçek ve Genç’in gazeteci Mumay’a 5 bin TL manevi tazminat ödemesine hükmetti. 27 Nisan 2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte ödenecek olan tazminat Ali İsmail Korkmaz Vakfı’na bağışlanacak. 

Kararın sevindirici olduğunu ifade eden MLSA Eş Direktörü avukat Veysel Ok, iktidara yakın medya kuruluşları aracılığı ile bağımsız gazetecilik yapanlara karşı saldırıların uzun zamandır ilk kez yargı tarafından cezalandırıldığını vurguladı. Ok, “Bağımsız gazeteciliği koruyan bu karar yalnızca Bülent Mumay için değil, yandaş medya tarafından saldırılara maruz kalan birçok gazeteciyi için de önemli ve emsal bir karar. İktidara yakın medya kuruluşlarının bağımsız gazetecilere yönelik bu tip saldırılarının cezalandırıldığını görmek sevindirici” ifadelerini kullandı. 

Uluslararası basında çalışan gazeteciler “yoldan gönüllü çıkmış”

Davaya konu olan yayında uluslararası basın kuruluşlarında çalışan gazetecileri hedef alan 24 TV Genel Yayın Yönetmeni Murat Çiçek, Mumay’ın da aralarında bulunduğu gazetecileri “Alman mandası üzerinden Türkiye’nin refaha mutluluğa ereceğine inanan tipler, dolasıyıyla yoldan gönüllü çıkmışlar” olarak nitelemişti. 

Çiçek, Mumay hakkında sözlerini şöyle sürdürmüştü: “Bir de farklı yoldan yürüyenler var, mesela Alman kanalına girerek oradan yürüyenler var. Kim bunlar? Bunları biz Gezi’de de gördük. Ondan sonra diğer ne kadar böyle hani hakikaten birlik olmamız gereken mevzular varsa ayrıştırıcı yaptığı işlerde de… […] Sizler Bülent Mumay’lar ondan sonra diğer avenesi falan… Bunlar çapsız oldukları için bunlar ancak peçete vazifesi görebilirler, eleman olurlar, muhbir olurlar. Bu işlerle ilgili beşinci kol faaliyetinde side effect dediğiniz yan unsurlar olabilirler ki bir dönem de oldu. Şu anda da zaten kenara atmış vaziyetteler. Siz gidin şu Alman kanallarında sosyal medyadaki falan biraz uğraşın; yarın bir gün ihtiyaç olursa yine peçete vazifesi görürsünüz,” demişti. 

“Köpeksiz köyde değneksiz gezmeye alışmışsınız, hesap vereceksiniz”

Genç’in “bunlar satar hükümeti” tepkisi üzerine sözlerine devam eden Çiçek, “yani salyaları yerçekimine direnemiyordu Konsolos konuşurken. Bir de diyor ki ‘o benim arkamdaydı.’ Ben gördüm ensesinde gözleri var Bülent Mumay’ın herhalde. Orada yemeği götürüyordu, ulan ağzından düşen salyalardan dolayı midem bulandı iki lokma bir şey de yiyemedik açık büfeden…” ifadelerini kullanmıştı. 

Gazetecilerin ‘devlete hesap vermesi’ gerektiğini de ifade eden Çiçek, 28 Nisan 2020 tarihindeki yayında şöyle konuşmuştu: “Valla hani size rahatsızlık vermeyi sürdüreceğiz. […] Köpeksiz köyde değneksiz gezmeye alışmışsınız zamanında. Yok artık öyle bir dünya, öyle bir Türkiye de söz konusu değil. Yapmış olduğunuz her türlü hareketin hesabını bu devlete vereceksiniz kardeşim. Hiç öyle onun suyuna giderek, onun bilmem kayığına binerek, öbürünün beşinci kol faaliyetine falan destekte bulunarak […] üstüne üstlük tarafsız bağımsız objektif gazeteci pozlarına bürünerek öyle caka satamayacaksınız.”