Dava İzleme

Gazeteci Deniz Yücel için 16 yıla kadar hapis cezası istendi

İstanbul – Türkiye’de yaklaşık bir yıl tutuklu kaldıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilen Die Welt gazetesi eski Türkiye temsilcisi Deniz Yücel’in “terör örgütü propagandası” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek” suçlamalarıyla yargılandığı davanın altıncı duruşmasında savcı, esasa ilişkin mütalaasını verdi. Esasa ilişkin savunma için ek süre veren mahkeme heyeti, davayı 2 Nisan 2020 tarihine erteledi.

Bugün İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesinde bir saat gecikmeli olarak görülen duruşmada Yücel’i avukatı Veysel Ok temsil etti. Duruşmayı takip edenler arasında Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) İcra Direktörü Barbara Trionfi, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye temsilcisi Erol Önderoğlu ve Alman Konsolosluğundan temsilciler de vardı. 

11 Şubat 2020 tarihinde mahkemeye sunulan mütalaada Yücel’in 2016 yılında Welt gazetesinde yayımlanan çeşitli yazılarında PKK/KCK propagandası yaptığını öne süren savcılık, Yücel’in basın yoluyla zincirleme şekilde “terör örgütü propagandası” yapmak suçundan 2 yıldan 13 yıla kadar hapis ile cezalandırılmasını istedi.

Yücel’in bir yazısında “halkı kin ve nefrete tahrik etmek” suçunu işlediğini de öne süren savcılık, bu suçtan da 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası talep etti. 

FETÖ/PDY terör örgütünün propagandasını yapmak suçunun ise maddi unsurları oluşmadığı gerekçesiyle Yücel’in bu suçtan beraati istendi.

Cumhurbaşkanına hakaret’ten yeni suç duyurusu talebi

Mütalaada ayrıca gazeteci Deniz Yücel hakkında 6 Kasım 2016 tarihli yazısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fotoğrafı üstünde “darbeci” şeklinde başlık attığı gerekçesiyle “cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla ayrı bir suç duyurusunda bulunulması talep edildi.

Gazeteci Deniz Yücel’in avukatı Veysel Ok, mütalaaya karşı savunma yapmak için ek süre talebinde bulundu. Bu talebi kabul eden mahkeme, bir sonraki duruşmanın 2 Nisan 2020 tarihinde görülmesine karar verdi. 

AYM “ifade özgürlüğü ihlali” demişti

İlk olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın damadı ve dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olan Berat Albayrak’ın RedHack tarafından sızdırılan e-maillerini haberleştirdiği gerekçesiyle gözaltına alınan Deniz Yücel, daha sonra PKK yöneticisi Cemil Bayık’la röportaj yaptığı için “terör örgütü propagandası” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek” suçlamalarıyla tutuklanmıştı.

2018 yılında tahliye edildikten sonra Almanya’ya dönen Welt muhabiri Deniz Yücel’in başvurusunu iki yıl sonra karara bağlayan Anayasa Mahkemesi, 28 Mayıs 2019 tarihinde Yücel’in bir yıl süren tutukluğunda kişi güvenliği ve özgürlüğü hakkı ile ifade özgürlüğü hakkının ihlal edildiğine hükmetmişti.

Kararda, “Röportajlara dayalı haber bildirimi, basının kamu çıkarlarının koruyuculuğu rolünü yerine getirmesinde önemli araçlardan biridir. Bir röportaj esnasında başkası tarafından dile getirilen görüşlerin yayınlanması sebebiyle bir gazetecinin suçlanması kamu çıkarını ilgilendiren konuların tartışılmasında basının katkısını ciddi biçimde engelleyebilir,” denilmişti.

Yücel’in tutuklanmasına gerekçe gösterilen diğer yazılarının da politik eleştiri niteliğinde ve dolayısıyla ifade özgürlüğünün güvencesi altında olduğu belirtilen kararda, bu yazıların suç işlendiğini gösteren kuvvetli belirti taşıdığının mümkün olmadığı ifade edilmişti.