Basın Özgürlüğü

Gazeteci Sarı hakkında dava: ‘Zazalar Kürt mü?’ tartışması davaya dönüştü

SEDA TAŞKIN 

Savunmanlığını MLSA’nın üstlendiği gazeteci Zübeyde Sarı hakkında sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlamasıyla dava açıldı. İddianame savcısı, Sarı’nın bir yıldan üç yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. 

Sarı hakkındaki soruşturma, İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan ihbar sonrasında açıldı. Fakat iddianamede, Siber Suçlarla Mücadele Şubesi tarafından “sanal devriye faaliyetleri kapsamında suç unsuru olabilecek paylaşımlara rastlamaları” şeklinde bir araştırma ile soruşturmanın açıldığı bilgisine yer verildi. 

İddianamede savcılık tarafından Sarı’nın paylaşımları ile ilgili “Halkın bir kesimi olan Kürt etnik kökenli insanları, diğer bir kesim olan Türk etnik kökenli insanlara karşı kışkırttığı” ileri sürüldü. Sarı hakkındaki iddianame, İstanbul Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilerek dava açıldı. 

‘Kanıtlar’ yine sosyal medya paylaşımları

İddianamede Sarı’nın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar isnat edilen suçlamaya dayanak yapıldı. 

İddianamede suçlama konusu yapılan paylaşımlardan bazıları şunlar:

“Polisin baskın yaptığı evde kadınları ölümle, tecavüzle tehdit etmesi en önemli gündem olmalıydı bugün!”

 “İki masum bebe uykularında katledildi, sarhoş polisler tarafından. Cizre’ye, Sur’a sağır kulaklar kör gözler, bebelere de kör, dilsiz ve sağır”

“Polis bugün Okmeydanı’nda zırhlı araçla 5 yaşındaki bir çocuğu ezerek öldürdü, olay yerinden canlı…”

İddianame savcısı, bu paylaşımlara ek olarak “Kobani”, “Dersim katliamı” ve “Zazayım ve oldukça Kürdüm” gibi paylaşımları da suç unsuru olarak öne sürdü.  

‘Gazeteciler boyun eğmedi’

Soruşturma sürecinde emniyete ifade verdikten sonra soruşturmanın takipsizlikle sonuçlanacağı düşündüğünü söyleyen gazeteci Sarı, “Çünkü suçlamalar tamamen mesleki faaliyetler ile ilgili paylaşımlardır. Takipsizlikle sonuçlanacağından emin olduğum için takibini dahi yapmadım. Ancak bugün hakkımda dava açıldığını öğrendim” dedi. Sarı, 2017 yılında yaptığı paylaşımların bugün suç sayılmasının da ayrıca absürt olduğunu sözlerine ekledi.

Sarı, “Bir avuç muhalif gazeteci kaldı. Onların da baskı ile seslerini çıkarmasını engellemek istiyorlar. Şu an gündemde olan sosyal medya düzenlemesi de bunun bir göstergesidir. Gazetecilerin gazetecilik yapmamaları için her türlü baskı yöntemine başvuran iktidar, buna rağmen gazetecilikte ısrarı cezalandırmak istiyor. Gazeteciliğin kendi çizdiği sınırlar çerçevesinde yapılmasını istiyor.” şeklinde konuştu.  

Bugün Diyarbakır’da çok sayıda gazetecinin evlerine yapılan baskınla gözaltına alınmasına da tepki gösteren Sarı, “Gazeteciler elbette hiçbir zaman bu baskıya boyun eğmedi, eğmeyeceklerdir. Bizler, mesleğimizi her türlü baskıya rağmen yapmaya devam edeceğiz. İktidarın yaratmak istediği karanlığı, gazeteciliğin hakikati ortaya çıkarma sorumluluğu ile kıracağız” ifadelerini kullandı.