Dava İzleme

Gazeteciler İdris Yayla ve Ferhat Çelik’in Van’da yargılanmasına başlandı

ŞENOL BALI*

Gazeteciler İdris Yayla ve Ferhat Çelik, “terörle mücadelede görev almış kamu görevlilerinin hüviyetlerini açıklamak veya yayınlamak veya bu yolla kişileri hedef göstermek” suçlamasıyla yargılandıkları davanın ilk duruşmasında hakim karşısına çıktı. Mahkeme, müşteki savcı Köker’in terörle mücadelede görevlendirilme tarihinin sorulmasına karar vererek davayı 31 Ocak 2023 tarihine erteledi.

Mezopotamya Ajansı (MA) İmtiyaz Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ferhat Çelik ile Jiyan Haber İmtiyaz Sahibi İdris Yayla’nın, savcı İ. K.’in şikayeti üzerine “terörle mücadelede görev almış kamu görevlilerinin hüviyetlerini açıklamak veya yayınlamak veya bu yolla kişileri hedef göstermek” suçlamasıyla yargılandıkları davanın ilk duruşması görüldü.

8 Ekim 2020 tarihinde Mezopotamya Ajansı’nda yayımlanan “Gazetecilere gözaltı talimatını aynı savcı verdi” başlıklı haber, iddianamede gazetecilere yöneltilen suçlamaya delil olarak gösteriliyor.

Van’da yaşamayan gazeteciler duruşmaya SEGBİS marifetiyle katıldı. Gazeteci Yayla ve avukatı İlyas Tarım Batman’dan; gazeteci Çelik ve avukatı Sercan Korkmaz ise İstanbul’dan Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya katıldı.

SEGBİS odasının hazır olmaması nedeniyle yaklaşık bir saat gecikmeli olarak başlayan duruşmada kimlik tespitlerinin ardından ilk olarak Ferhat Çelik söz aldı.

‘Dosyanın bir savcıdan alınıp başka savcıya verilmesi haber değeri taşır’

Söz konusu suçlamayı kabul etmediklerini söyleyen Çelik, “Savcıyı bu haberle nasıl hedef göstermiş olabiliriz? Savcı, kamu adına faaliyet yürüten biri ve ismine birçok yoldan ulaşabilirsiniz. Helikopterden insanlar atıldı ve bunu biz ortaya çıkardık ancak savcı, gazeteci arkadaşlarımızı gözaltına alıp tutukluyor. Zaten beraat ettiler. O dosya savcılıktan alındı ve başka savcıya verildi. Bu, bir haber değeri taşır. Basın Kanunu gereği haber verme hak ve görevimizi kullanarak haber yaptık ve Mezopotamya Ajansı’nda yayımladık. Yine basın özgürlüğü sınırları içerisinde kaldık. Şikayetçiyi hedef göstermedik. Bu yüzden yapılan haber  suç teşkil etmiyor” dedi ve beraatini talep etti.

Çelik’in avukatı Sercan Korkmaz ise ayrıntılı savunmayı mütalaadan sonra yazılı olarak sunacaklarını söyledi ve “Burada temel kıstas haber verme niteliği olmalı. Haber, amacına ulaşmıştır. Buna okur gözü dışında subjektif olarak bakıp ‘hedef gösterme var’ dersek o zaman biz herhangi bir kamu görevlisi hakkında haber yapamaz hale geliriz. Haber verme sınırları içerisinde kalındığına dikkat çekmek istiyoruz” diye konuştu. Korkmaz, Çelik’in  duruşmalardan vareste tutulmasını talep etti.

‘Haber, kamuoyu yararına ve kimsenin bilmediği bir bilgi söz konusu değil’

Avukat Korkmaz’ın ardından gazeteci İdris Yayla söz aldı. Jiyan Haber isimli haber sitesinde kamu yararı taşıdığını düşündükleri haberleri başka ajanslardan alarak yayınladıklarını söyleyen Yayla, “İnternet üzerinden faaliyet yürütüyoruz. Haber aldığımız farklı ajanslar var ve Mezopotamya Ajansı da bunlardan biri. Biz, yayımlanan haberi buradan alıp paylaştık ve bu haberde bir suç olmadığı kanaatindeyiz. Kimsenin bilmediği bir bilgi söz konusu değil ve kamuoyu yararına olan bir haberdi. Herhangi bir şekilde kimseyi hedef göstermedik. Suç işlediğimizi düşünmüyorum” dedi ve dava dosyasının düşürülmesi gerektiğini dile getirdi. Yayla, ceza alması durumunda cezanın ertelenmesini kabul edip etmediği yönündeki soruya ise “Hayır” yanıtını verdi.

Yayla’nın avukatı İlyas Tarım, duruşmanın usulen iddianamenin okunmasıyla birlikte başlaması gerektiğine dikkat çekerek savunmasına başladı. Tarım, “Kamu görevlileri, yaptıkları faaliyetleri kendi ismiyle yapar. İddianamede dahi savcının ismi bulunur. Haberin içeriğinde savcının defaatle geçmesi mi suç sayıldı yoksa bu iddianame başka bir istinat nedeniyle mi hazırlandı? Buradaki muğlaklığı anlayamadık” dedi.

Avukat Tarım, “Köylülere dönük operasyon talimatı ile gazetecilere soruşturma açılmasının emrini veren ve bu dosyada şikayette bulunan savcının aynı olması kamuoyunun ilgisini çekmiştir ve haber içeriğine konu olması çok normaldir” diye konuştu.

Savunmasının devamında iddianamedeki detaylara değinen Tarım, “Yine iddianamede, ‘haberin örgüte müzahir haber sitelerinde paylaşıldığı’ dile getirilmiş. Bütün haber siteleri paylaşım yapmış, müvekkil de öyle. Neden sadece müvekkilim dosya kapsamına alındı? Bunun da tartışılması gerekir. Müvekkilimin bunlardan farklı bir hukuki durumunun olduğunu düşünmüyoruz ve suçlamayı kabul etmiyoruz” diyerek Yayla’nın duruşmalardan vareste tutulmasını talep etti.

Savunmaların ardından söz alan iddia makamı, dosyadaki eksikliklerin giderilmesini istedi.  Mahkeme heyeti ise gazetecilerin duruşmalardan vareste tutulmasına ve müşteki savcı İ. K.’in güvenlik gerekçesiyle duruşmada tekrar dinlenmemesine karar verdi. Köker’in, Terör Suçları Soruşturma Bürosunda hangi tarihte görevlendirildiğinin Van Cumhuriyet Başsavcılığından sorulmasına karar veren mahkeme, davayı 31 Ocak 2023 tarihine erteledi.

İddianameden

İddianamede gazetecilere yöneltilen suçlamaya 8 Ekim 2020 tarihinde Mezopotamya Ajansı’nda yayınlanan “Gazetecilere gözaltı talimatını aynı savcı verdi” başlıklı haber delil olarak gösteriliyor. Suçlama konusu yapılan haberde Van’ın Çatak ilçesinde 11 Eylül 2020’de askerler tarafından alıkonulan Osman Şiban ve Servet Turgut’un helikopterden atılarak işkenceye maruz bırakılmasını gündeme getiren Mezopotamya Ajansı (MA) muhabirleri Adnan Bilen, Cemil Uğur; Jinnews muhabiri Şehriban Abi; gazeteci Nazan Sala ve eski gazete dağıtıcıları Şükran Erdem, Mikail Tunçdemir ve Fehim Çetiner hakkında 6 Ekim 2020 tarihinde gözaltı kararı veren savcının Servet Turgut ve Osman Şiban’ı işkenceye maruz bırakan kolluk görevlileri hakkında açılan soruşturmayı yürüten savcı İ. K. olduğu kamuoyuyla paylaşılmıştı. İddianame savcısı, MA’nın haberinin Jiyan Haber dışında “örgüte müzahir basın yayın kuruluşları” tarafından paylaşıldığını iddia ederek savcı Köker’in terör örgütüne hedef gösterildiğini iddia ederek Çelik ve Yayla’nın cezalandırılmasını talep ediyor. Savcının “örgüte müzahir” oldukları iddiasıyla saydığı haber siteleri arasında Evrensel ve ArtıGerçek’in yanı sıra Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun sitesi de yer alıyor. Buna ek olarak iddianame savcısı, suçlama konusu yapılan haberin yayınlanma tarihi 8 Ekim 2020 olmasına rağmen iddianamede “suç tarihi” olarak 9 Ekim 2020 tarihini veriyor.

“Helikopter İşkencesi” davasında yargılanan ve beraat eden beş gazeteci hakkındaki iddianameyi hazırlayan savcı Köker, gazeteciler Adnan Bilen, Cemil Uğur, Şehriban Abi, Zeynep Durgut ve Nazan Sala’yı 9 Ekim 2020 tarihinde tutuklanmaları talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk etmiş ve gazeteciler aynı gün Van 3. Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklanmıştı. Cemil Uğur’un tutukluluğuna ilişkin başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, 18 Ocak 2022 tarihinde açıkladığı kararında Uğur’un tutuklanmasının hukuka aykırı olduğuna hükmetmişti.

*Bu işin hakları, Atıf-Gayriticari (CC BY-NC) Lisans ile kısmen saklıdır. Bu iş, MLSA’ya atıf ile ve ticari olmayan amaçlar ile kullanılıp dağıtılabilir.