Haberler

Kadına şiddet açıklamasını takip ederken  gözaltına alınan gazeteci Zeynep Durgut’a dava açıldı

Kadına şiddet açıklamasını takip ederken  gözaltına alınan gazeteci Zeynep Durgut’a dava açıldı

 

Kadınların, Şırnak’ta yapmak istediği Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü açıklamasını takip ettiği sırada darp edilerek gözaltına alınan gazeteci Zeynep Durgut ile 17 kadın hakkında “Toplantı ve gösteri yürüyüşlerine muhalefet” ettikleri iddiasıyla dava açıldı. 

DENİZ TEKİN

Şirnak’ta kadınların 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla Ömer Kabak Meydanı’nda yapmak istediği açıklamaya sert bir şekilde müdahale etti. Polis açıklamayı takip eden Mezopotamya Ajansı (MA) muhabirleri Zeynep Durgut ve Ömer Akın ile JINNEWS muhabiri Rozerin Gültekin’in bulunduğu 21 kişiyi gözaltına aldı. Haber takibinde gözaltına alınan gazetecilerin tripot ve fotoğraf makineleri kırıldı.

Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı, açıklamanın haber takibini yapan gazeteci Zeynep Durgut ve açıklamaya katılan Asiye Akın, Asuman Külter, Ayşe Külter, Ayşete Atabey, Bedriye Katar, Elfesya Nas, Emine Özek, Evin Erden, Güler Yerbasan Tunç, Hatice Durmuş, Hatice Uyar, Kadriye Katar, Kıymet Acar, Meryem Eşkara, Songül Erden, Songül Küçük ve Zilan Yaman hakkında “Kanuna Aykırı Toplantı ve Yürüyüşlere Silahsız Katılarak İhtara Rağmen Kendiliğinden Dağılmama” iddiasıyla iddianame hazırladı.

İddianamede, Şırnak Valiliğin aldığı kararla 22- 28 Kasım 2023 tarihleri arasında kentte yapılacak olan toplantı, gösteri, yürüyüş ve basın açıklaması etkinliklerinin 7 gün süreyle yasaklandığı belirtildi. Şüphelilerin ifadelerinde, bu fiillerini kabul ettiği ancak suç işleme amaçlarının olmadığını söylediği aktarıldı.

Kadınların darp raporu değil, polis kalkanına vurulması ‘suç’ sayıldı

İddianamede, kadınların gösteriye katılarak slogan attıkları, oturma eylemi yaptıkları belirtildi. Zilan Yaman, Güler Yarbasan’ın polisle müzekkere yapan kişiler olduğu, ayrıca Yarbasan’ın polisin elindeki kalkana vurduğunun tespit edildiği savunuldu. Savcı, gazeteci Durgut ve diğer 17 kadının, gözaltına alındıkları sırada polisin şiddetine maruz kaldıklarını gösteren darp raporu ve buna dair vermiş oldukları ifadeleri dikkate almadı. Kadınların, polislerin kalkanlarla kendilerini yere düşürdüğünü, saçlarını çektiğini, üstlerine bastığını, sırtlarına, omuzlarına ve ayaklarına vurarak darp ettiği, ters kelepçelendikleri, bindirildikleri araçta havasız bir ortamda bırakıldıkları ve hakaretlere maruz kaldıklarına dair ifadeleri iddianame yer almadı.

Darp raporu alan gazeteci Durgut ve kadınlara yönelik polis şiddeti ‘orantlı’ bulundu

Savcı, kadınların polis müdahalesinde “basit” bir şekilde yaralandığını savunarak, “Cumhuriyet Savcısının emri altında adli faaliyet yürüten kolluk biriminin, PVSK (Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu) 16 maddesi kapsamında, sınırlı ve ölçülü olarak uygulanan zor kullanma yetkisinin icrası kapsamında meydana geldiğinin değerlendirildiği” iddiasında bulundu. Savcı, kadınların 25 Kasım’da yapılan eyleme katıldığı, kendilerine yapılan ihtarlara rağmen dağılmadıkları ve zor kullanılması suretiyle gösterinin sonlandırıldığını tespit edildiğini iddia ederek, üzerlerine atılı “ Kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama” suçunu işlediği savunuldu.

Turgut ile birlikte gözaltına alınan 2 gazeteci hakkında takipsizlik

Zeynep Durgut’un gazeteci olduğu, bu etkinliği gazeteci olarak takip ettiği, polisin kendisini engellediğine dair gözaltında vermiş olduğu ifadesi iddianamede yer almadı. İddianameyi kabul eden Şırnak Asliye Ceza Mahkemesi, davanın ilk duruşmasının 22 Mart 2024’de görülmesine karar verdi. Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı, Turgut ile birlikte gözaltına alınan gazeteciler Ömer Akın ve Rozerin Gültekin hakkında ise takipsizlik kararı verdi.

‘Polis, şiddetin görüntülenmesini engellemek için gazetecileri gözaltına aldı’

Gazeteci Zeynep Durgut olay günü yaşadıklarını, hakkında açılan davayla ilgili konuştu. Polisin açıklama yapmak isteyen kadınlara müdahale etmeden önce gazetecileri engellediğini belirterek olay günü yaşadıklarını şöyle anlattı“ Önümüz polisler tarafından kalkanlarla kapatıldı ve çekim almamıza hiç bir şekilde müsaade edilmedi. O esnada yanıma yaklaşan iki polis ısrarla kameramı almaya çalıştı. Gazeteci olduğumu söyleyerek buna karşı direndim. Polisler her iki kolumu ters çevirerek beni gözaltına aldı. Yanımda olan gazeteci arkadaşlarım gözaltına alındıktan sonra polis açıklama yapmak isteyen kadınlara sert bir şekilde saldırdı. Birçoğunu yerlerde sürükleyerek, darp etti. Kadınlara yönelik bu şiddet ve işkencenin görüntülenmesini engellemek için gazetecileri gözaltına aldılar” dedi.

‘Bize neden açıklamanın haber takip ettiğimiz soruldu’

Gözaltına alınırken ve araçta polisin kötü muamelesine maruz kaldıklarını aktaran Durgut,”Ellerim ters kelepçelendiği için kolumda morluklar oluştu. Hastaneye götürüldük ve darp raporu aldık. Polis müdahalesinde benim tripotum, gazeteci arkadaşlarımın da tripot ve kameraları kırıldı. Bunu da tutanak altına aldık. Polis, ifade işlemlerinde bana ve gazeteci arkadaşlarıma neden açıklamayı takip ettiğimizi sordu. Bir gazeteciye neden haber takibi yapıyorsun diye sorulur mu?”

‘Gazetecilere uygulanan şiddet iddianamede meşrulaştırıldı’

Haber takibini yaptığı açıklamaya katıldığı iddiasıyla hakkında dava açılmasını trajikomik olarak ifade eden Durgut, “Bu davada beni gazeteci olarak değil, polise direnen bir ‘eylemci’ olarak göstermişler. Hastaneden aldığım darp raporuna rağmen savcı, polislerin gazeteciye işkence yapmasını ‘orantılı’ bulmuş. Aslında savcının ‘orantılı’ iddiasıyla bize uygulanan polis şiddeti meşrulaştırılmaya çalışıldı. Bu iddianame ile şiddet uygulayanlar ödüllendirildi. Bu durum bizlere bir kez daha şiddetin asıl faillerinin nasıl aklandığını göstermiş oldu. Yıllardır hak ihlallerin en fazla yaşandığı bu bölgede yaşananları yaptığımız haberlerle belgeleyip kamuoyuna duyuruyoruz. Yazdığımız haberler rahatsız ediyor. Gerçekleri yazanlar ya gözaltına alınıyor ya tutuklanıyor ya da şiddete maruz kalıyor. Özgür basın çalışanları olarak haberlerimizle rahatsız etmeye, gerçek ne ise onu yazmaya devam edeceğiz” dedi.

Image

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) haber alma hakkı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanlarında faaliyet yürüten bir sivil toplum kuruluşudur. Derneğimiz başta gazeteciler olmak üzere mesleki faaliyetleri sebebiyle yargılanan kişilere hukuki destek vermektedir.