Dava İzleme

MA muhabiri Mehmet Aslan beş ay sonra tahliye edildi

Mezopotamya Ajansı muhabiri Mehmet Aslan’ın “örgüt üyeliği” suçlamasıyla tutuklu yargılandığı davanın ilk duruşması bugün İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. 9 Ocak’tan beri tutuklu olan ve “kitleleri galeyana getirici şekilde haber yaptığı” iddia edilen gazeteci, 5 ay sonra ilk kez hâkim karşısına çıktı. 

Gazeteci Aslan duruşmaya tutuklu bulunduğu Antalya L Tipi Kapalı Cezaevinden SEGBİS aracılığıyla katılırken, avukatları İstanbul Çağlayan Adliyesindeki duruşma salonunda hazır bulundu.

“O zaman biz neden gazeteci olduk?”

Duruşmada ilk olarak söz alan Aslan, savunmasında gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklandığını ve çalıştığı kurum nedeniyle kriminalize edildiğini vurguladı. Aslan’ın savunmasının satır başları şöyle:

“Bir gazeteci birçok televizyona veya gazeteye haber yapabilir. Hangi televizyon ya da kanal olduğu önemli değil. Haber yapmak suç değildir, olmamalı.  Bu basın özgürlüğüdür, Anayasa’da güvence altına alınmıştır. Buna rağmen haber yapmak suç haline getirilmeye çalışılıyor,” diye konuştu. 

İddia makamının kendisini çalıştığı ajans yüzünden kriminalize ettiğini belirten Aslan, savunmasına şöyle devam etti: “Artık işler öyle bir boyuta geldi ki tanığı olup haberleştirdiğimiz durumların sanığı olur hale geldik. O zaman biz neden gazeteci olduk? Bu ülkede basın özgürlüğü kalmadı. Eğer kalmış olsaydı bugün hapiste olmazdık. Bir ülkede demokrasinin gelişmesini gerçekten istiyorsak ilk olarak gazetecilerin işlerini daha kolay yapmalarını sağlamalıyız. Demokratik ülkelerde gazeteciler demokrasinin kahramanları olarak görülüyor, biz ise cezaevine atılıyoruz.” 

Aslan savunmasına şöyle devam etti: “Hasta bir tutuklunun yoğun bakımda olduğunu haberleştirmek suç mu? Mezopotamya Ajansı’nda çalışıyorum. Bir de İnsan Hakları Derneği’ne üyeliğim var. Başka herhangi bir örgütle ilgim ya da bağım yoktur.”

“Savcı çıplak arama haberime ‘yalan’ demiş, ben kendim de maruz kaldım”

İddianamede suç yerinin Antalya olarak gösterildiğini hatırlatan Aslan, kendisinin Antalya’da yaptığı ya da orada geçen herhangi bir haberi olmadığını söyledi, “Suç yerim var ama suç yok” diye ekledi.

“Cezaevinde sağlık hakkım, ilaca erişim hakkım engelleniyor, dilekçelerimiz mahkemelere ulaştırılmıyor. Bunları haberleştirmeyelim mi? Bunları demokrasi olsun, hukuksuzluk son bulsun diye yazıyoruz. İddia makamı çıplak arama haberime ‘yalan’ demiş. Ben kendim çıplak aramaya maruz kaldım,” dedi.

“Bizim tutuklanmamızın temel nedeni iktidarın politikaları sonucu olan tahribatları haberleştirmektir, üyelik falan değil,” diye konuşan Aslan, tahliyesi ve beraatini talep etti. 

“Ajans örgüt güdümündeyse devlet nasıl vergi alıyor?”

Aslan’ın savunmasının ardından söz alan duruşma savcısı, atılı suçun mahiyeti ve tutuklulukta geçen süreyi esas alarak Aslan’ın tahliyesini talep etti.

Savcının talebi sonrasında gazetecinin avukatları söz aldı. Aslan’ın avukatı Özcan Kılıç iddianamenin hukuk dilinden uzak olduğuna dikkat çekti, her lafın önüne ‘sözde’ kelimesinin eklenmesini eleştirdi.

Aslan’ın diğer avukatı İslam Aslan da iddianamenin polis fezlekesinden kopyalanıp yapıştırılmış bir metinden ibaret olduğunu belirterek “Müvekkilin çalıştığı Mezopotamya Ajansı örgüt güdümünde deniyor. Terör örgütü güdümündeyse devlet bu ajanstan nasıl vergi alıyor? Böylesi ifadeleri siyasetçiler kullanabilir ama hukukçular kullanamaz,” diye konuştu ve müvekkilinin tahliyesini talep etti.

Kısa bir aranın ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, gazeteci Mehmet Aslan’ın yurt dışına çıkış yasağı adli tedbiriyle tahliyesine karar verdi. 

Bir sonraki duruşma 14 Ekim 2021 tarihinde görülecek.