İfade Özgürlüğü

Medeni Yıldırım adına açılan hesaptaki paylaşımlardan dolayı kardeşine ‘cumhurbaşkanına hakaret’ cezası

DENİZ TEKİN*

Diyarbakır- Gezi Parkı eylemleri sırasında Lice’deki kalekol protestosunda askerin açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden Medeni Yıldırım’ın ismiyle 2014 yılında açılan sosyal medya hesabından yapılan paylaşımlar nedeniyle kardeşi Mehmet Yıldırım’a dava açıldı. Mahkeme, üçüncü duruşmada Yıldırım’a “cumhurbaşkanına hakaret” suçunu işlediği iddiasıyla 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası vererek hükmün açıklanmasını geri bıraktı.

AİHM “Devlet, Cumhurbaşkanı’nın itibarını savunmayı amaçladığında ona özel bir koruma ayrıcalığı geliştiremez” demişti.  AİHM’in “cumhurbaşkanına hakaret” davalarında verdiği emsal kararlara rağmen savcılar TCK’nın 299. maddesinden davalar açmaya, yerel mahkemeler ise cezalar vermeye devam ediyor. 

Soruşturma, paylaşımlar yapıldıktan 6 yıl sonra açıldı 

TCK 299. maddesi kapsamında en son olarak ceza alanlardan biri de Gezi Parkı eylemlerinin devam ettiği 28 Haziran 2013 tarihinde Diyarbakır’ın Lice ilçesi Kayacık köyünde yapılan kalekol inşaatı protestosu sırasında askerlerin açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden Medeni Yıldırım’ın ağabeyi Mustafa Yıldırım oldu. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü, “açık kaynak araştırması” yöntemiyle sosyal medyada yaptığı araştırmalar sonucunda Medeni Yıldırım adıyla açılan ‘@yildirim_medeni’ isimli hesaptan yapılan üç ayrı paylaşımın “cumhurbaşkanına hakaret” suçunu içerdiği iddiasıyla tutanak hazırlayarak Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Savcılığa gönderilen yazıda ‘@yildirim_medeni’ isimli hesabın Mehmet Yıldırım tarafından kullanıldığı iddia edildi.

Tek sayfalık iddianame ile 4 yıla kadar hapis cezası istendi

Adalet Bakanlığı’nın 2021 yılında kovuşturma izni vermesi üzerine Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı Mehmet Yıldırım hakkında “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla 1 yıldan 4 yıla kadar hapis istemiyle tek sayfalık iddianame hazırladı. İddianamede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan müşteki olarak gösterildi. Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nde kabul edilen iddianamede, ‘@yildirim_medeni’ isimli hesabın Mehmet Yıldırım tarafından kullanıldığı savunuldu. Ancak Yıldırım’ın bu hesabın kullanıcısı olduğuna dair delil iddianamede yer almadı. Savcılık, 2014 ve 2015 yılları arasında sosyal medya hesabından yapılan üç ayrı paylaşımda yer alan “Erdoğan’ın görüşü Işid’e yakın”, “Katil, hırsız” ve “harbi kazmasın” ifadelerinin cumhurbaşkanının haysiyet ve şerefini rencide edici nitelikte olduğunu ve hakaret içerdiğini iddia etti.

‘Bu hesap Gezi direnişi sırasında kardeşim adına açılmış bir hesaptır’

Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 2022 yılında başlayan davada savunma yapan Yıldırım, suçlama konusu yapılan hesabın kendisine ait olmadığını belirterek “ Bu hesap Gezi direnişi sırasında kardeşim adına açılmış bir hesaptır. Hesabı kimin kullandığını bilmiyorum. Lice’deki kalekol protestoları sırasında hayatını kaybeden kardeşim adına açılmış hesapta kardeşimin davasına ilişkin bilgi ve belgeler paylaşılıyordu” şeklinde savunma yaparak suçlamaları reddetti. 

Savcı cezalandırılmasını istedi 

İddia makamı mahkemeye sunduğu esas hakkındaki mütalaasında, “Yıldırım Medeni” isimli sosyal medya hesabından yapılan üç ayrı paylaşımda cumhurbaşkanına hakarette bulunulduğunun, dava dosyasındaki mevcut uzmanlık raporu ve  araştırma raporunda da suçun sabit olduğunu öne sürerek, Mehmet Yıldırım’ın cezalandırılmasını talep etti. 

Yıldırım’ın avukatı Serdar Çelebi, dosyada yer alan araştırma raporunda müvekkilinin suçlama konusu yapılan sosyal medya hesabını kullandığına dair kesin ve net bir tespitin bulunmadığına işaret ederek, bu araştırma raporu üzerinden kesin olmayan delillerle mahkumiyet hükmünün kurulamayacağını aksi durumda müvekkilinin adil yargılanma hakkının ihlal edileceğini vurguladı. Dosyada suç delili olarak gösterilen paylaşımda geçen “Kazmasın” sözünün argodaki anlamı da dikkate alınarak kaba söz sınırları içerisinde kaldığını ifade etti. 

Sosyal medyada karikatür paylaştığı için “cumhurbaşkanına hakaret” suçundan 11 ay 20 gün hapis cezası verilen Vedat Şorli’nin ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine dair Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararı olduğunu hatırlatan Çelebi’nin ifadeleri tutanağa geçirilmedi.

Çelebi, “Müştekinin bir siyasetçi olduğu ve eleştiri yapılabilecek sınırlar da nazara alınarak suçun unsurlarının oluşmadığını diğer twetlerin de siyasi anlamda eleştiri sınırları içerisinde kaldığını düşünüyoruz” diyerek beraat kararı verilmesini istedi. Yıldırım’ın avukatı Mehmet Raci Bilici de hesabın müvekkili tarafından kullanıldığına dair dosyada kesin ve inandırıcı delil bulunmadığını söyleyerek müvekkili hakkında beraat kararı verilmesini talep etti. 

Mahkeme, bir daha suç işlemeyeceği gerekçesiyle hükmü erteledi 

Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesi, 14 Haziran’da görülen davada kararını açıkladı. Hakim, üzerine atılı “cumhurbaşkanına hakaret” suçunu işlediğinin sabit olduğuna kanaat getirerek Yıldırım’ı 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasına çarptırdı. Yıldırım’ın daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı mahkum olmaması ve  bir daha suç işlemeyeceği konusunda olumlu bir kanat oluştuğuna karar veren hakim, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vererek Yıldırım’ın 5 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına hükmetti. Mahkeme, yargılama giderlerinin de Yıldırım’dan tahsil edilmesine karar verdi.

Kararın ardından Mehmet Yıldırım’ın avukatı hukuka aykırı bir şekilde hüküm verildiği gerekçesiyle Diyarbakır Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine itiraz dilekçesi sundu.

*Bu işin hakları, Atıf-Gayriticari (CC BY-NC) Lisans ile kısmen saklıdır. Bu iş, MLSA’ya atıf ile ve ticari olmayan amaçlar ile kullanılıp dağıtılabilir.