MLSA TV

MLSA TV’de dijitalleşme çağında yavaş gazeteciliğin önemi konuşuldu

MLSA TV, Banu Tuna ile “meslekte nereye doğru” sorusuna yanıt aramaya devam ediyor. Banu Tuna’nın bu haftaki konuğu haber arşivi platformu Fikritakip.co kurucusu gazeteci Nida Dinçtürk oldu. 

Mesleğe başladığı yılları dijital haberciliğin hızla yükseldiğini söyleyen Dinçtürk, “Geleneksel medyayı idealize ediyorduk ama hayatımızı dijitalde sürdürdüğümüz bir dönemdi Hız, habercilikte rekabet için en önemli unsura dönüşmüştü” dedi. Dijitale geçişin haberciliğe katkısının yanı sıra dezavantajlarının da hızlıca görüldüğünü aktaran Dinçtürk bu süreçte eksik bilgi içeren, kötü yorumlanan haberler ve teyitlenmemiş bilgilerle yazılan yanlış haberlerin ne kadar hızlı yayıldığını gördüklerini ifade etti. 

“Özellikle son yıllarda dosya haber üzerinde çalışırken çok zorlanmaya başladım. Dijital arşivlerde kaybolduğumu fark ettim. Bir haberin girişini yazarken bile zorlanıyordum” diyen Dinçtürk, fikritakip projesinin ortaya çıkış amacını belirli konularla ilgili için zamana karşı yarışmadan dosya haber hazırlayabilme ihtiyacı ile açıkladı. Roboski katliamını hatırlatan Dinçtürk, “Katliamın yaşandığı günü, 2011’i çoğumuz hatırlıyoruz. Ama o zamandan beri süreçte neler olduğuna ne kadar hakimiz? Gözümüzde canlanan tablo ne kadar tam, ne gibi eksiklikler var? Ne kadar sağlıklı değerlendirebiliyoruz bunları düşünmeye başladık,” dedi.

“Hızı öncelemenin neler kaybettirdiğini görmek gerek”

İçerik üretiminde hızın önemli olduğunu söyleyen Dinçtürk, insanların haber alma hakkına yönelik bir iş yapılırken hızı öncelemenin neleri kaybettirdiğini de görmek gerektiğinin altını çizdi. “Dijitalleşme merak güdümüzü törpüledi, haberleri daha hızlı tüketmek adına bazı soruları kenara bırakarak doğru yorum yapmayı bıraktık” diyen Dinçtürk, bilgi eksikliğinin de çok görünür hâle geldiğini, dosya haberlerin basit bir arşiv taramasından fazlasını gerektirdiğini belirtti. 

“Bu işi Türkiye’de yapmak çok zor, çünkü ciddi bir hafıza problemi var”

Bu işi Türkiye’de yapmaya çalışmanın çok zor olduğunu söyleyen Dinçtürk, “Çok zor, çünkü ciddi bir hafıza problemi var. Bu klişe bir söz zaten. Fakat arşivleme pratiklerinde de ciddi sıkıntılar var, örneğin 2000 yılının gerisine gitmekte zorlanıyoruz. Arama motorlarının spesifik tarihler arasında arama yapma özelliğini en uygun anahtar kelimeler ile kullanarak değerlendirebiliyoruz. O dosya üzerinde çalışmış meslektaşlarımızla iletişime geçip dijitalde bulamayacağımız kaynakları ediniyoruz. Yere gazeteciler çok önemli bir kaynak, onlara danışıyoruz,” dedi ve her daim katkı ve düzeltmelere açık olduklarını ekledi.

fikritakip projesi kapsamında, yavaş gazetecilik vasıtasıyla bir hafızalaştırma çalışması yürüttüklerini anlatan Dinçtürk, “Fikri takip okullarda öğrendiğimiz, olmazsa olmaz bir meslek pratiğiydi, ama dijitalleşmeyle birlikte bu ‘olmazsa olmaz’ı çalışma pratiğimizden çıkardık” diye konuştu. Tuna’nın artık uzun haberlerin okunmadığına dair yaygın bir algıyı hatırlatması üzerine kendi web sitelerine gelen trafiğin şu an için iyi olduğunu ifade eden Dinçtürk, “İçeriği maddelere halinde listeleyerek sunuyoruz, her maddede hap bilgiler olduğuna emin oluyoruz. Bu şekilde okuyucu daha akıcı bir şekilde olayı takip edebiliyor. Okuyucularımızın sayfada kalma süreleri de hiç fena değil” dedi. Dinçtürk, Aralık ayında yayına başlayan fikritakip.co kapsamında hazırlanan bir dosya haberin yayına hazır hale getirilme süresinin ortalama 10 gün olduğunu ekledi.

Podcast’in bu kadar hızla yaygınlaşmasının Türkiye’deki gazetecilerin sansürsüz ve patronsuz bir alana ihtiyaç duymasıyla açıklanabileceğini söyleyen Dinçtürk, “Podcast yapanların sayısının dinleyenden çok olduğunu düşünüyoruz, henüz kanıtlayamasak da” dedi. İstenilen haberin peşinde koşmanın tatmininin bazen maddi beklentinin bile önüne geçebildiğini aktaran Dinçtürk, podcast’in henüz ekonomik olarak çok büyük bir destek sağlamasa da, gazetecilere sağladığı alan açısından çok önemli olduğunu vurguladı.