İnsan HaklarıNews

MLSA TV’de Osman Kavala’nın süren tutukluluğu konuşuldu

MLSA TV’de bu hafta Soner Şimşek’in konukları avukat ve insan hakları savunucusu Ayşe Bingöl Demir ile gazeteci Murat Çelikkan, Anayasa Mahkemesinin (AYM) tutukluluğa ilişkin başvuruyu görüşmeyi ertelemesi sonrası iş insanı Osman Kavala’nın süren tutukluluğunu ve Bakanlar Komitesi toplantısından beklenen sonucu tartıştı.

Murat Çelikkan, devlet kurumlarının işbirliğinde yürütülen sürecin neyi amaçladığını kestirebilmenin mümkün olmadığını söyledi ve “Nedeni ne olursa olsun, Osman Kavala’yı içeride tutmaya kararlılar” dedi. Hukuk kurallarını şekle uydurarak hareket edildiğini fakat bunun hukukun ruhuna aykırı olduğunu vurgulayan Çelikkan, AYM’in erteleme kararının gerekçesinin resmi olarak açıklanmadığının altını çizdi ve “Erteleme kararından sonra TRT, ikinci iddianameye dair haber geçti. AYM bunu nereden biliyordu?” diye sordu.

‘Kavala’yı serbest bırakabilecek bir mahkeme yok’

“Türkiye’de Kavala’yı serbest bırakabilecek bir mahkeme yok gibi görünüyor” diyen Çelikkan, tahliye kararlarının heyet değişikliği veya başka mahkeme kararlarınca geçersiz kılındığını veya siyasilerin araya girmesiyle farklı suçlamalardan tutuklama kararı çıkarıldığını anlattı.

Avukat Ayşe Bingöl Demir, hak savunucuları ve insan hakları hukukçuları için Kavala davasının ‘sembolik’ olduğunu vurgulayarak söze başladı. “Türkiye’deki güncel insan hakları ve hukuk krizinin her boyutunu gösteren, çok boyutlu bir süreç yaşanıyor” diyen Demir, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmasına dair denetleme yetkisinin Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinde olduğunu hatırlattı. 

Demir, “1-3 Eylül tarihlerindeki ilk toplantı sonunda Komite, AİHM’in 10 Aralık tarihli kararında yaptığı ihlal tespitlerinin mevcut soruşturma kapsamında da sürdüğünü vurgulayıp Kavala’nın tahliyesini ve AYM önünde bekleyen başvurunun ivedilikle karara bağlanmasını istemişti” diye konuştu. Komiteden bugün de yeni bir karar beklediklerini ifade eden Demir, denetim süreci prosedürünün dosya niteliğine göre değiştiğini anlattı. 

‘Kavala dosyası Türkiye için öncül nitelikte’

Kavala davasının Türkiye için öncül nitelikte olduğunu belirten Demir, Komitenin bu dosyayı hukuka dair sistematik sorunları gösteren özel bir dosya olarak ele aldığını dolayısıyla daha net taleplerde bulunabileceğini söyledi.

Demir’in ardından tekrar söz alan Çelikkan, tutukluluğun bir cezalandırmaya dönüştüğünü ifade etti ve “Türkiye’de hoyratlık kol geziyor. Çocuklar öldürülüyor, insanlar gözaltına alınıp helikopterden atılıyor, devlet yetkilileri kadınlara tecavüz edip öldürebiliyor ve bunlara yönelik hiçbir kovuşturma yapılmıyor. Fakat Osman Kavala cezaevinde” dedi. 

Kavala’ya yönelik “casusluk” suçlamasıyla gerçekleşen son tutuklamanın ilk tutukluluk sürecine çok benzediğini söyleyen Demir, “Belirli isimleri içeride tutma niyetini hukuki yollar bulup gerçekleştirme çabası var. Bakanlar Komitesinin de, Türkiye hükümetinin ‘başka bir dosya, yeni deliller, süren bir soruşturma var’ demesine rağmen, bu tutukluluğun AİHM’in karar verdiği dosya ile aynı özellikleri taşıdığına dair güçlü şüpheleri var” diye konuştu.

Son olarak, Kavala hakkında hazırlanan ilk iddianamede hiçbir somut delilin olmadığını, ve Kavala’nın bu davadan beraat ettiğini hatırlatan Çelikkan yarın (2 Ekim) Kavala’nın 64 yaşına basacağını ve bir doğum gününü daha cezaevinde kutlayacağını söyleyerek sözlerini bitirdi.