Basın ÖzgürlüğüCezaevindeki Gazeteciler

MLSA TV’de Van’da dört gazetecinin tutuklanması konuşuldu

MLSA TV’de bu hafta Soner Şimşek’in konuğu Jinnews muhabiri Dilan Babat, “devlet aleyhine toplumsal olayları haber yaptıkları” gerekçesiyle tutuklanan dört gazetecinin nasıl hedef haline getirildiğini anlattı.

Şimşek’in diğer konuğu avukat Barış Oflas teknik bir aksaklık sebebiyle yayına katılamadı. Jinnews muhabiri Şehriban Abi, Mezopotamya Ajansı (MA) muhabirleri Adnan Bilen ile Cemil Uğur, ve gazeteci Nazan Sala’nın tutuklandıkları gün doğrudan Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’ne götürüldüklerini söyleyen Jinnews muhabiri Dilan Babat, “Gazeteci Adnan Bilen dün avukatıyla görüştü ve meslektaşlarına mesaj gönderdi. Gazetecilerin yargılanamayacağını, gazetecilik onurunu ayaklar altına almak isteyenlere karşı mücadelenin süreceğini söyledi” dedi.

Helikopterden atıldıktan sonra hayatını kaybeden Servet Turgut’un taziyesini takip ederken hedef gösterildiklerini ve taciz edildiklerini söyleyen Babat, “Üstümüze yüründü, HDP milletvekillerine de sözlü müdahale edildi. Güvenlik güçleri arkadaşlarımızın görüntü almasına izin vermedi” diye konuştu. Daha sonrasında Van’ın İpekyolu ilçesindeki Halkların Demokratik Partisi (HDP) binası önünde yapılan basın açıklamasında “MA çekim yapmasın da kim yaparsa yapsın” dendiğini vurgulayan Babat, adım adım ajansın ve gazetecilerin nasıl hedef haline getirildiğini anlattı.

‘İşkenceyi ortaya çıkardıkları için tutuklandılar’

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın verdiği basın kartının pek çok kişide bulunmadığını ifade eden Babat, “Zaten çok zor alınan bir kart. Arkadaşlarımız kağıt üzerinde ‘basın kartları geçerli olmadığı için’ tutuklandı ama bu geçerli bir sebep değil” diye konuştu. Babat sözlerine şöyle devam etti: “Arkadaşlarımızın bölgede güvenlik güçlerinin yurttaşlara yönelik işkence pratiğini sürdürdüğünü ortaya çıkardıkları için tutuklandığını biliyoruz. Onlar tutuklansa da biz gazeteciler olarak gerçeklerin ortaya çıkması için çalışacağız.” İki yurttaşın helikopterden atılmasının bir insanlık suçu olduğunun altını çizen Babat olayın anaakım medyada yer bulamadığını, alternatif mecralarda ise, kanıtlayıcı nitelikteki belge ve raporların varlığına rağmen, “iddia” şeklinde kamuya duyurulduğunu anlattı. Son olarak MA ve Jinnews bürolarındaki bilgisayarlara ve fotoğraf makinelerine el konduğunu söyleyen Babat “Gazetecilik için sadece materyale gerek yok tabi, biz yine de haberi halkımıza ulaştırmak için tüm imkanları zorluyoruz” dedi.