Basın Özgürlüğü

MLSA’dan gazeteci Uğur Yılmaz için AİHM başvurusu

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) Hukuk Birimi, 2019 yılından beri tutuklu olan gazeteci Uğur Yılmaz’ın mahkumiyetini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) taşıdı. Başvuruda, gazeteci Yılmaz’ın adil yargılanma hakkı, kişi güvenliği ve hürriyeti hakkı ile birlikte ifade özgürlüğünün ihlal edildiği belirtildi.

MLSA Hukuk Birimi, 5 Kasım 2019 tarihinde “örgüt üyeliği” suçundan 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına çarptırılan gazeteci Uğur Yılmaz’ın mahkumiyetini AİHM’e taşıdı. Başvuruda 5 Temmuz 2017 tarihinde gözaltına alınan ve 13 günlük gözaltı sonrasında tutuklanan Yılmaz’ın bir yıl boyunca hakkında iddianame dahi hazırlanmadan tutuklandığına ve tutukluluğunun 475. gününde mahkum edildiğine dikkat çekildi. MLSA avukatları, bu durum ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) kişi güvenliği ve hürriyeti hakkını koruma altına alan 5. maddesinin ihlal edildiğini belirtti. 

Başvuruda Yılmaz’a verilen cezanın adil bir yargılama sonucunda verilmediği ve böylece AİHS’in 6. maddesi ile koruma altına alınan adil yargılanma hakkının da ihlal edildiği belirtildi. Yılmaz’ın hiçbir duruşmaya getirilmediğini AİHM ile paylaşan MLSA avukatları, tüm itirazlara rağmen müvekkillerinin bütün duruşmalara Elazığ 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza infaz Kurumundan SEGBİS ile katılmak zorunda bırakıldığını ve duruşmada hazır bulunma hakkından mahrum edildiğini belirttiler. Başvuruda ayrıca Yılmaz’ın duruşmalara getirilmemesine rağmen Yılmaz aleyhine olan tanıkların mahkeme huzurunda dinlenildiği ve böylece silahların eşitliği ilkesine aykırı olarak Yılmaz’ın iddia makamı karşısında savunmasız bırakıldığına dikkat çekildi. MLSA avukatları, çelişkili olmasına rağmen Yılmaz hakkında verilen mahkumiyet kararında belirleyici rol oynadığını belirttikleri KZR21TTPZ kod adlı gizli tanığı sorgulama imkanı verilmediğine dikkat çekerek Yılmaz’ın adil yargılama hakkının bu açıdan da ihlal edildiğini mahkeme ile paylaştılar.

AİHS’nin 6. maddesi bağlamındaki ihlallerin Anayasa Mahkemesi (AYM) seviyesinde de devam ettiği belirtilen başvuruda, AYM’nin sorunlu bir yöntemi gerekçe göstererek Yılmaz’ın başvurusunu esası incelemeden süre yönünden reddettiği mahkeme ile paylaşıldı. AYM’nin 30 günlük süre içerisinde yapılmadığı için reddettiği başvuruda bu sürenin başlangıcı olarak tebligat tarihinin değil, UYAP’tan Yılmaz’ın dosyasında kayıtlı bir başka avukatın karara erişim tarihini dikkate aldığı fakat bu yöntemin AYM tarafından birçok başvuruyu esası incelemeden reddetmek için kötü niyetli kullanıldığı konusunda hukukçuların hemfikir olduğu mahkeme ile paylaşıldı. MLSA avukatları, AYM’nin kötü niyetli bu uygulaması ile Yılmaz’ın mahkemeye erişim hakkının da ihlal edildiğini öne sürdü.

Başvuruda son olarak Yılmaz’ın mesleki faaliyetlerinin gerekçe gösterilerek hürriyetinden mahrum edildiği ve uzun bir süre tutuklu yargılandıktan sonra mahkum edildiği hatırlatılarak AİHS’nin 10. maddesi tarafından garanti altına alınan ifade özgürlüğünün de ihlal edildiği belirtildi. 

Ne olmuştu?

Bitlis Belediyesi Basın Biriminde çalışan ve belediyeye kayyum atanması ile birlikte belediyeden ihraç edilen gazeteci Uğur Yılmaz, “PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olmak” şüphesi ile yürütülen soruşturma kapsamında 5 Temmuz 2017’de gözaltına alınmış ve 13 gün gözaltında tutulduktan sonra tutuklanmıştı. Yılmaz’a “terör örgütü üyeliği” ve “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamalarının yöneltildiği sekiz sayfalık iddianame 11 Temmuz 2018 tarihinde tamamlanmıştı. 

Tutuklu yargılanan ve hiçbir duruşmaya getirilmeyen gazeteci Yılmaz, Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen davanın 5 Kasım 2019 tarihindeki 16. ve karar duruşmasında “örgüt propagandası” suçlamasından beraat etmiş fakat “örgüt üyeliği” suçundan 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına çarptırılmıştı.