Basın Özgürlüğü

Parmaklıklar Ardında 1500 Gün: MLSA TV’de Nedim Türfent paneli

Gazeteci Nedim Türfent’in cezaevinde geçirdiği 1500. günde, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) ve PEN International işbirliğinde bir panel düzenlendi. Panel, MLSA Eş Direktörü avukat Veysel Ok, yazar Burhan Sönmez ve sanatçı Zehra Doğan’ın katılımı ile IPI Türkiye Program Koordinatörü Renan Akyavaş moderatörlüğünde gerçekleşti.

Nedim’in hikayesinin aslında Kürt gazetecilerin hikâyesi olduğunun altını çizerek konuşmasına başlayan avukat Ok, “T.C. kurulduğundan beri değişmeyen kadim bir mesele bu. Türkiye’de Kürt meselesi hakkında haber yapan tüm gazetecilerin hikâyesidir. Bu günlerde beyaz Amerikalıların siyahlara karşı uyguladığı şiddeti ve ayrımcılığı ortaya çıkaran pek çok video paylaşılıyor sosyal medyada. Herkes buna tepki gösteriyor. Nedim de Nisan 2016’daki haberinde tam olarak bunu yapmıştı aslında” diye konuştu.

Neden içeriden haber yapmayalım?

Kendi tutuklanma deneyiminin de mantık çerçevesinde tarif edilemeyeceğini belirterek söze başlayan sanatçı Doğan, Türkiye’nin basın ve ifade özgürlüğü açısından geldiği durumu şöyle özetledi: “Gazetecilerin aslında girip görmesi gereken bir yer cezaevi, çünkü herkes orada. İçeride olanları anlatmamız gerekiyor. İçeriden haber yapmak gittikçe yaygınlaşan bir pratik haline geldi, hatta bu konu üzerine çalışmak gerekiyor belki de. Gazeteciler içeride, haber kaynaklarımız içeride. Neden içeriden haber yapmayalım?”

Türfent’in İstanbul’da gazetecilik yapmadığı için adının pek duyulmadığını vurgulayan yazar Sönmez, “90’larda “Kürt bölgesi” demek yasaktı, “ora” denirdi. Nedim de “orada” bir gazeteci olarak neredeyse unutulmuş isimlerden biri” diyerek Türkiye’de Kürt meselesi hakkında haber yapmanın ne gibi sonuçları olduğundan bahsetti. Devletin keyfi uygulamalarını eleştiren Sönmez, “Bu kendine güveni gösteren bir şey. Erdoğan AYM kararı ile ilgili “Bu kararı tanımıyorum, saygı da duymuyorum” dediğinde şaşırmadık. Bu keyfilik, yalanı üretme ve çoğaltmaya dayanıyor” diye konuştu.

Türkiye’de her zaman baki olan kırmızı çizgiler var

Panel kapanırken Türkiye’de her zaman baki olan kadim kırmızı çizgilerin var olduğunu vurgulayan Ok, başta Kürt meselesinin, Ermeni soykırımının bunlara dahil olduğunu söyledi ve, “Arada başka kırmızı çizgiler de ekleniyor. Mesela şimdilerde Libya, Suriye, göçmen politikaları var” diye ekledi. Son olarak gazetecilik duruşmalarının takip edilmesinin önemini bir kez daha vurgulayan Ok, şöyle konuştu, “Örneğin, yabancı heyetlerin yalnızca İstanbul‘a değil de Kürt illerine de gitmeleri gerekiyor. Hâkimler yurt dışından heyet geldi diye tahliye vermeyecek tabii ama çok daha saygılı davranıyor, dikkat ediyorlar.”