Basın Özgürlüğüİfade Özgürlüğü

Sansür yönetmeliği yürütme durdurma talebine Danıştay’dan ret

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’nin (MLSA) 9 Ağustos 2019 tarihinde Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na (RTÜK) internet platformlarını denetleme yetkisi veren yönetmeliğin iptali ve yürütmenin durdurulmasını talebiyle açtığı davada Danıştay’dan yürütmenin durdurulması talebine ret kararı geldi.

MLSA’nın Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamından Sunumu Hakkında Yönetmelik’in iptaline ve yürütmenin durdurulması talebine ilişkin yaptığı başvurusuna RTÜK’ün Aralık 2019’da verdiği savunmanın incelenmesi sonrası, Danıştay 13. Daire Başkanlığı 6 Şubat 2020 tarihinde yürütmenin durdurulması talebini oybirliğiyle reddetti. Ret  kararının gerekçesi olarak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesinde belirtilen “telafisi güç veya imkânsız zararların doğması” ve “idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması” ön şartlarının yönetmelik için geçerli olmadığı gösterildi. MLSA Eş-Direktörü Veysel Ok tebliğ tarihinden (14 Nisan 2020) itibaren 7 gün içinde karara itiraz hakkı olduklarını ve itiraz edeceklerini belirtirken yönetmeliğin iptali talebinin de hala beklemede olduğuna değindi.

MLSA’nın talebi ve RTÜK’ün savunması

MLSA, 1 Ağustos tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna (RTÜK) internet platformlarını denetleme yetkisi veren yönetmeliğin iptali için aynı ay içinde dava açtı. Dilekçede, yayımlanan yönetmeliğin ilgili kanununa, Anayasa’ya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) aykırı olduğu belirtildi.

Ok dava dilekçesinde yönetmeliğin net ve anlaşılabilir olmaması ve bu durumun kötü niyetli olarak sansür amaçlı kullanılabileceğine değindiklerini belirtti. Ok, aynı zamanda lisanslama sistemi ve ücretlerle ilgili maddelere ilişkin olarak haber yapma hakkı için bir ön izin alınması ve bu hakkın ücrete tabi olmasının Anayasa’ya aykırı olduğunu söyledi.

RTÜK, Aralık 2019’da Danıştay 13. Daire Başkanlığına gönderdiği davaya cevap mütalaasında, internet yayınları için yönetmeliğin 12. maddesinin birinci fıkrası ile belirlenen  lisans ücretinin yüksek ve basın özgürlüğü yönünden caydırıcı olduğu görüşüne itiraz etti. “Dava dilekçesi kar amacı olmayan gazetecilik sitelerinin gelir dahi elde edemeyecek kadar küçük çaplı olduğundan bahisle öngörülen ücretleri ödeyemeyeceği iddiası, […], mesnetsizdir, zira, öncelikle Yönetmeliğin düzenleme alanı gazetecilik siteleri değil internet ortamından yayın hizmeti sunan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlardır” diyerek “medya hizmetinin” gazetecilikle ilgisi olmadığını ileri sürdü.

RTÜK ayrıca, haber sitesi kuran kişilerin  anonim şirket kurmaları gerektiğini savundu. Kurum cevap yazısında “6112 sayılı Kanun kapsamında medya hizmet sağlayıcı kuruluşların anonim şirket olmaları aranmaktadır” diyerek haber sitesi kuran her gazetecinin şirket açma zorunluluğu olduğunu iddia etti.

Ankara Barosu da aynı yönetmeliğin iptali için 6 Ağustos 2019 tarihinde dava açtı.