Temmuz 2026 – MLSA Adil Yargılama İzleme Raporu

Temmuz 2026 – MLSA Adil Yargılama İzleme Raporu

 

  • Bu ay MLSA tarafından izlenen 16 davada en az 141 kişi yargılandı; dosyaların büyük bölümünde gazeteciler sanık olarak yer aldı.
  • En yaygın suçlamalar, “örgüt üyeliği”, “örgüt propagandası”, “Cumhurbaşkanına hakaret”, “kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret”, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve 2911 sayılı Kanun'a muhalefet oldu.
  • Duruşmaların yaklaşık yarısı mahkemelerin iş yükü nedeniyle geç başladı; çok sayıda duruşmada salonların küçük olması, teknik aksaklıklar ve gözlemcilerin salona alınmaması adil yargılanma hakkını etkiledi.
  • İzlenen 16 davanın 13'ü ertelendi; bir beraat ve iki mahkûmiyet kararı verildi. Temmuz ayında başlayan adli tatil nedeniyle çok sayıda dosya sonbahar aylarına bırakıldı.

 

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) tarafından 1–17 Temmuz 2026 tarihleri arasında izlenen ifade ve basın özgürlüğü kapsamındaki 16 davada en az 141 kişi yargılandı. Duruşmaların büyük bölümü, 20 Temmuz'da başlayan adli tatil öncesinde görüldü. 

Bu ay 31 gazeteci hâkim karşısına çıktı

Sanık profiline bakıldığında en büyük grubu yine gazeteciler oluşturdu. İzlenen davalarda 31 gazeteci ve basın çalışanı hâkim karşısına çıktı. Bunlar arasında Timur Soykan, Furkan Karabay, Merdan Yanardağ, Can Öztürk, Zişan Gür, İsminaz Temel, Havva Cuştan, Berivan Kutlu, Hakkı Boltan ile Diyarbakır'da aynı dosyada yargılanan 19 gazeteci ve basın çalışanı yer aldı. Gazetecileri; öğrenciler, aktivistler, avukatlar, siyasetçiler, yazarlar, çizerler ve sanatçılar izledi.

Temmuz ayında da toplu yargılamalar öne çıktı. Saraçhane protestoları nedeniyle 66 kişi, ETHA davasında 26 kişi, Diyarbakır'da gazetecilerin yargılandığı davada 19 kişi ve Boğaziçi Üniversitesi protestolarına ilişkin davada 15 kişi aynı dosyalarda yargılandı. Bu dört toplu davada yargılanan 126 kişinin en az 23'ü gazeteci ve basın çalışanı, geri kalan sanıklar ise ağırlıklı olarak öğrenci, aktivist, avukat ve siyasetçilerden oluştu. Bu görünüm, yargılamaların bireysel fiillerden ziyade toplantı ve gösterilere katılım, gazetecilik faaliyeti ve örgütlü kabul edilen kolektif etkinlikler üzerinden yürütülmeye devam ettiğini ortaya koydu.

Deliller yine haberler ve sosyal medya paylaşımları

Suçlamalar incelendiğinde dosyaların önemli bölümünün ifade özgürlüğü, basın faaliyeti ve örgütlenme hakkı kapsamında kalan eylemlere dayandığı görüldü.

Öne çıkan suçlamalar şunlar oldu:

  • Örgüt üyeliği ve benzeri suçlamalar: 4 dava (%27) (ETHA davası, Diyarbakır 19 gazeteci davası, Berivan Kutlu, Hakkı Boltan dosyası)
  • 2911 sayılı Kanun'a muhalefet: 2 dava (%13) (Saraçhane ve Boğaziçi protestosu davaları)
  • Halkı kin ve düşmanlığa tahrik: 1 dava (%7) (Tuba Ulu)
  • Cumhurbaşkanına hakaret: 1 dava (%7) (Doğan Pehlevan)
  • Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (TCK 217/A): 1 dava (%7) (Timur Soykan)
  • Görevi yaptırmamak için direnme: 1 dava (%7) (Boğaziçi protestosu davasındaki suçlamalardan biri)

Bunun yanında tekil dosyalarda siyasal casusluk, kasten öldürme ve kişilik haklarının ihlali gibi suçlamalar da yer aldı.

İddianamelerde kullanılan deliller de bu tabloyu destekledi. En sık başvurulan deliller şunlardı:

  • Haber içerikleri, haber notları ve gazetecilik faaliyetleri: 9 dava (%60)
  • Sosyal medya paylaşımları: 7 dava (%47)
  • Toplantı ve gösterilere katılım: 4 dava (%27)
  • Kolluk fezlekeleri: 6 dava (%40)
  • Telefon görüşmeleri/kayıtları: 3 dava (%20)
  • Gizli tanık beyanları: 2 dava (%13)
  • Kamera görüntüleri ve MOBESE kayıtları: 2 dava (%13)
  • Yasaklı yayın bulundurma iddiası: 1 dava (%7)

Bu tablo, Temmuz ayında da ifade özgürlüğü kapsamındaki davalarda en sık delil olarak gazetecilik faaliyeti, sosyal medya paylaşımları ve toplantı-gösterilere katılımın kullanıldığını; özellikle örgüt suçlamalarında ise kolluk fezlekeleri ve gizli tanık beyanlarının öne çıkmaya devam ettiğini gösterdi.

Adil yargılama ihlalleri

Temmuz ayında izlenen duruşmalar da adil yargılanma hakkına ilişkin sorunların en belirgin biçimde duruşma pratiğinde ortaya çıktığını gösterdi.

İzlenen duruşmaların yaklaşık yarısında mahkemeler planlanan saatten sonra başladı. Gecikmelerin önemli bölümü mahkemelerin iş yükü veya heyetin gecikmesiyle açıklandı.

Bazı dosyalarda ise duruşma sanığın geç gelmesi nedeniyle başladı.

Bu durum, yargılamaların öngörülebilir ve planlı yürütülmediğini gösterdi.

Salon koşulları yetersiz 

Birçok duruşmada salonların küçük ve havasız olduğu, konuşmaların duyulamadığı ya da teknik sorunlar yaşandığı kaydedildi.

Saraçhane davasında SEGBİS bağlantısındaki sorun nedeniyle savunmalara ara verildi.

Hakan Tosun cinayeti davasında büyük salon talebi reddedildi; oluşturulan ek salonda ise teknik sorunlar nedeniyle duruşma sağlıklı biçimde takip edilemedi.

Silivri'de görülen Ekrem İmamoğlu davasında da salon kapasitesi yetersiz kaldı ve izleyiciler duruşmayı takip etmekte güçlük yaşadı.

Gözlemcilerin duruşmalara erişimi engellendi 

Temmuz ayında dikkat çeken uygulamalardan biri de duruşmaların izlenmesinin engellenmesi oldu.

ETHA davasında gözlemciler salona alınmadı. P24 gözlemcisi Tansu Pişkin'in güvenlik görevlileri tarafından tehdit edildiği ve kimlik bilgilerinin alınmaya çalışıldığı kaydedildi.

Hakan Tosun cinayeti davasında ise gazeteciler ve gözlemciler yaklaşık 45 dakika boyunca polis müdahalesiyle karşılaştı.

Bu uygulamalar duruşmaların aleniyeti bakımından ciddi soru işaretleri yarattı.

Duruşmalarda kolluk varlığı devam ediyor

İzlenen çok sayıda duruşmada salon içinde veya çevresinde sivil polis, üniformalı polis ya da jandarma bulundu.

Bazı dosyalarda yoğun kolluk varlığı, duruşmayı izleyenler tarafından baskı unsuru olarak değerlendirildi.

SEGBİS ve teknik sorunlar

Bazı duruşmalarda sanıkların SEGBİS bağlantısı kurulamadı ya da bağlantı kesintileri yaşandı.

Saraçhane dosyasında teknik arıza nedeniyle savunmalara ara verilirken, ETHA dosyasında bir sanık SEGBİS bağlantısı kuramadı. Bu durum, sanığın duruşmaya etkin katılımını sınırladı.

Bir duruşmada hâkimin savunmayı özetleyerek tutanağa geçirdiği kaydedildi.Bazı dosyalarda savunmaların eksiksiz kayda geçirilmesine ilişkin tartışmalar yaşandı. Bu durum, yargılamanın denetlenebilirliği bakımından sorun oluşturdu.

Duruşmalar adli tatil sonrasına ertelendi 

İzlenen 15 duruşmanın 13'ü (%87) ertelendi.

Erteleme gerekçeleri arasında;

  • esas hakkındaki mütalaanın beklenmesi,
  • bilirkişi raporlarının hazırlanması,
  • dosyadaki eksiklikler
  • başka dosyaların sonucunun beklenmesi,
  • savunma için süre verilmesi,
  • tanıkların dinlenmesi,
  • adli tatil nedeniyle yeni duruşma günü verilmesi

yer aldı.

Mahkemelerin önemli bölümü yeni duruşma tarihlerini eylül, ekim, kasım ve aralık aylarına bıraktı.

20 Temmuz'da başlayan adli tatil, 31 Ağustos 2026 tarihinde sona erecek; yeni adli yıl ise 1 Eylül 2026'da başlayacak. Temmuz ayında ertelenen dosyaların büyük bölümü yeni adli yılda görülmeye devam edecek.

Yargılama aşamaları 

İzlenen dosyalar incelendiğinde, hem yeni açılmış hem de uzun yıllardır devam eden davaların birlikte sürdüğü görüldü.

Temmuz ayında;

  • ilk duruşması görülen dosyalar bulunduğu gibi,
  • 30'uncu duruşmayı aşan dosyalar da görüldü.

Örneğin ETHA davası 34. duruşmasına, Umut Davası ise 15. duruşmasına ulaştı.

Bu tablo, bazı davaların yıllardır sonuçlandırılamadığını ve makul sürede yargılanma hakkı bakımından ciddi riskler taşıdığını ortaya koydu.

Kararlar

Temmuz ayında izlenen duruşmalarda;

  • 1 beraat kararı verildi.
  • 2 mahkûmiyet kararı çıktı.
  • 13 dosya ertelendi.

Beraat kararı, Saraçhane protestoları nedeniyle yargılanan ve gazeteci Zişan Gür'ün de aralarında bulunduğu 66 kişi hakkında verildi.

Mahkûmiyet kararlarından ilki komedyen Tuba Ulu hakkında çıktı. Mahkeme, Ulu'yu "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçundan 5 ay hapis cezasına mahkûm etti.

Ay içinde karara bağlanan bir diğer dosya ise gazeteci İdris Yılmaz hakkında görülen dava oldu. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin bozma kararının ardından yeniden görülen davada Erciş 1. Asliye Ceza Mahkemesi, Yılmaz'ı "kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret" suçundan indirim uygulayarak 8.840 TL adli para cezasına mahkûm etti. Ceza miktarı nedeniyle karar kesin olarak verildi.

Karara bağlanan dosya sayısının sınırlı kalması, Temmuz ayında da yargılamaların büyük ölçüde ertelendiğini gösterdi. Adli tatilin başlamasıyla birlikte çok sayıda dosya yeni adli yıla bırakıldı. Bu durum, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılması bakımından mevcut sorunların sürdüğüne işaret etti.

Image

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) haber alma hakkı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanlarında faaliyet yürüten bir sivil toplum kuruluşudur. Derneğimiz başta gazeteciler olmak üzere mesleki faaliyetleri sebebiyle yargılanan kişilere hukuki destek vermektedir.