Basın Özgürlüğü

TÜGVA belgeleri davası: Gazeteci Metin Cihan’ın 6 yıl hapsi isteniyor

CENGİZ ANIL BÖLÜKBAŞ

TÜGVA’nın ortaya çıkan belgelerini sosyal medyadan duyuran gazeteci Metin Cihan’ın 6 yıla kadar hapsinin istendiği dava görülmeye başlandı. Cihan’ın avukatı Özgür Urfa, “Suçu işleyenlerin değil, suçu ortaya çıkaran gazetecinini yargılandığı bir başka dava ile karşı karşıyayız” dedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Türkiye Gençlik Vakfı’ndaki (TÜGVA) kadrolaşma, devlet atamaları, usulsüz bina tahsisleri ve kamu kaynaklarının vakfa aktarılmasına dair belgelerin ifşa edilmesiyle ilgili iddianame hazırladı. TÜGVA’nın “mağdur” olarak yer aldığı iddianamede, belgeleri haberleştiren gazeteci Metin Cihan’ın 3 yıldan 6 yıla kadar, soruşturma kapsamında 24 Kasım 2021’de tutuklanan Ramazan Aydoğdu’nun da 3 yıl 9 aydan 10 yıl 6 aya kadar hapsi istendi.

İddianamede, soruşturmanın İstanbul Emniyet Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Şube Müdürlüğüne 12 Kasım 2021’de, “Sosyal medyada yayımlanan asılsız haberlerin ‘metcihan’ isimli Twitter kullanıcısı olan gazeteciye servis edenlerin İl Spor Müdürlüğünde çalışan Ramazan Aydoğdu isimli şahıs olduğunu ortak arkadaşımızdan duydum. Harddiski de varmış, bilgileri evinde saklıyormuş, gözü gibi bakıyormuş” şeklinde ihbar yapılması üzerine başlatıldığı anlatılıyor.

İddianame savcısı, Ramazan Aydoğdu’nun, TÜGVA’ya ait bilgisayarlardan elde ettiği değerlendirilen vakıf dosyalarına “rıza dışında ve hakkı olmaksızın erişim sağladığını” iddia etti. Aydoğdu’nun dosyaları manipüle ederek Metin Cihan’a gönderdiğini de iddia eden savcı, gazeteci Cihan’ın söz konusu kişisel veri niteliğindeki belgeleri, Ramazan Aydoğdu ile fikir ve eylem birliği içinde ve maddi iştirak halinde hareket ederek herkese açık sosyal medya hesabından paylaştığını öne sürdü.

Aydoğdu’nun “Bilişim sistemindeki verileri bozma yok etme, erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme” ve zincirleme şekilde “Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak” suçundan cezalandırılmasının istendiği iddianamede gazeteci Metin Cihan’ın da zincirleme şekilde “Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak” suçundan cezalandırılması talep ediliyor.

Davanın görülmesine 18 Mart’ta, 1 Mart tarihli iddianameyi kabul eden İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesinde başlandı. Mahkeme, Ramazan Aydoğdu’nun tutukluluk halinin devamına karar vererek, davayı 5 Nisan’a erteledi.

Av. Özgür Urfa: Suç işleyenler değil, suçu ortaya çıkaran gazeteci yargılanıyor

Konuyla ilgili görüştüğümüz gazeteci Metin Cihan’ın avukatı Özgür Urfa, bir kez daha suçu işleyenlerin değil, suçu ortaya çıkaran gazetecinin yargılandığı bir dava ile karşı karşıya olduklarını söyledi. İddianamede gazeteci Cihan’a TCK’nın 136. maddesinde düzenlenen “Kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” suçlamasının yöneltildiğini belirten Av. Urfa, “Yargıtay kararlarına göre ‘kişisel veri’ ancak gerçek kişilerin bilgilerini içerir. Bu kişinin adı, soyadı, TC numarası, kan grubu vb. bilgilerdir. Ancak sosyal medyada paylaşılan belgelerde TC Kimlik numaraları dahi kapatılmıştı. Bu açıdan böyle bir durum söz konusu değil. Ayrıca ‘mağdur’ olarak yer alan TÜGVA gerçek bir kişi değil, tüzel bir kişiliktir. İddianamede mağdur sıfatıyla TÜGVA’dan başka yer alan kimse yok. Bu durumdan ötürü TÜGVA, davanın bir tarafı olamaz” dedi.

‘Savcılık, belgelerin gerçek olup olmadığını belirleyememiş’

İddianamede belgelerin gerçek olup olmadığının belirlenemediğini söylemesine rağmen savcılığın “belgelerde tahrifat yapıldığını” iddia ettiğini belirten Av. Urfa, “Bu durumda şöyle ikili bir olasılık ortaya çıkıyor. Eğer belgeler gerçekse bu durumda müvekkilimin değil, TÜGVA’nın yargılanması gerekecek. Bu durumda ‘mağdur’ olan TÜGVA, sanık olarak yargılanmalı. Diğer yandan eğer belgeler gerçek değilse bu durumda isnat edilen suç oluşmadığı için müvekkilim beraat etmelidir. Şimdi bu durumda şunu görüyoruz, savcılık belgelerin gerçek olup olmadığını dahi araştırmadan hemen bir iddianame hazırlamış. Mahkeme, belgelerin gerçek olup olmadığının araştırılması yönündeki taleplerimize karşılık vermiş değil” diye konuştu.

Müvekkili Metin Cihan’ın yaptığı haberler gerekçesiyle birçok kez hedef alındığını vurgulayan Urfa, “Bildiğiniz üzere müvekkilim, Rabia Naz’ın öldürülmesinin ardından yaptığı haberlerle hedef gösterildi. Hakkında soruşturmalar, davalar açıldı. Bunun yanı sıra yaptığı birçok haberler devlet içerisindeki kimi yolsuzlukları, ilişkileri ortaya çıkardı. Birçok saldırıya maruz kaldı. Hakkında asılsız karalamalar başlatıldı. Şimdi de hakkında böyle bir dava açılması tamamen Metin Cihan’ı susturmaya yönelik bir dava. Bu dava hukuki değil, politik bir davadır. Soruşturma esnasında müvekkilimin ifadesi dahi alınmadı. Bu davayla görüyoruz ki, bir kez daha suçu ortaya çıkartan kişiden hesap sorulmaya çalışılıyor.”

Ne olmuştu?

Gazeteci Metin Cihan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın kurucuları arasında yer aldığı TÜGVA’nın, vakıf üzerinden ordu, emniyet ve diğer kamu kurumlarına yüzlerce kişiyi yerleştirdiği, bu kişilerle ilgili sicil listeleri tuttuğu, TÜGVA’nın yargıdan, emniyete, orduya kadar devletin birçok birimindeki kadrolaşmada payı olduğunu gösterdiği iddia edilen listeleri Twitter hesabından paylaşmıştı.  İddialar arasında usulsüz bina tahsisleri yapıldığı ve kamu kaynaklarının vakfa aktarıldığı bilgileri de vardı.

Metin Cihan, belgeleri TÜGVA’da çalışan bir kişinin kendisine ulaştırdığını söylemişti. TÜGVA Başkanı Enes Eminoğlu, 12 Ekim’de yaptığı açıklamada vakıf hakkında sızdırılan belgelerin sahte olduğunu iddia ederken 13 Ekim’de yaptığı açıklamada ise “İçeriden belgeleri almış, doğru bilgiler de var” demişti. Gazeteci İsmail Saymaz, Gazeteci Metin Cihan tarafından yayımlanan TÜGVA listelerine ilişkin “Benim AK Parti içinden de TÜGVA’ya yakın olduğunu bildiğim noktalardan aldığım bilgi bu listelerin doğru olduğu yönünde” demişti.