Basın ÖzgürlüğüCezaevindeki Gazeteciler

Tutuklu gazeteci Dindar Karataş yarın ilk kez hâkim karşısına çıkacak

Gazeteci Dindar Karataş hakkında “silahlı örgüt üyeliği” suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması yarın Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek. 

Savunmanlığını Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’nin (MLSA) üstlendiği Mezopotamya Ajansı Van muhabiri Karataş, 26 Kasım 2020 tarihinden beri Erzurum H Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu. Yarın görülecek duruşmaya MLSA avukatları İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılacak. 

Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Karataş hakkında düzenlenen iddianamede Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen bir soruşturma kapsamında 13 Aralık 2019 tarihinden itibaren altı ay boyunca telefonunun dinlendiği öğrenildi. İlk olarak ajansın Erzurum bürosunda çalışmaya başlayan Karataş, 2020 yılının Haziran ayında Van bürosuna geçti.

Van’ın Çatak ilçesindeki işkenceyi haberleştirdikten sonra artan baskı

Mezopotamya Ajansı Van bürosunun Van’ın Çatak ilçesinde iki vatandaşın gözaltında işkence gördüklerine yönelik haberleri uzun süre ülke gündeminde kaldı ve ajansa yönelik baskıların artmasına sebep oldu. Bu haberin yarattığı etkinin ardından Mezopotamya Ajansı muhabiri Cemil Uğur ve Adnan Bilen, Jin News muhabiri Şehriban Abi ve gazeteci Nazan Sala 9 Ekim 2020 tarihinde “silahlı örgüt üyeliği” suçlamasıyla tutuklandı.

Bu soruşturmanın ardından Karataş ise 24 Kasım 2020 tarihinde Van’da gözaltına alındı. Polis, gazetecinin evinde ve Mezopotamya Ajansı Van bürosunda uzun süren aramalar yaptı. İki ay içinde yapılan iki baskında ajansın dijital materyallerine el kondu, bilgisayarların hard diskleri götürüldü. Soruşturmanın yürütüldüğü Erzurum’a götürülen Karataş, 26 Kasım 2020 tarihinde “silahlı örgüt üyeliği” suçlamasıyla tutuklandı.

“Terör örgütü yanlısı haber yapma arayışı içerisinde” iddiası

İddianamede delil olarak telefonu dinlendiği sırada elde edilen tape kayıtları öne sürüldü. Haber kaynaklarıyla ve meslektaşlarıyla gerçekleştirdiği telefon konuşmalarından ibaret olan bu kayıtlara göre Karataş’ın “terör örgütü yanlısı haber yapma arayışı içerisinde olduğu” ve “terör örgütüne karşı yürütülen başarılı operasyonları, ‘sözde bölge halkına işkence ve zulüm yapılıyor’ şeklinde lanse ederek, örgütün yayın organı olan Mezopotamya Haber Ajansı’nda haber yaptığı” iddia edildi.

İddianamede ayrıca KCK Sözleşmesi’ne geniş bir şekilde atıfta bulunularak Karataş’ın Sözleşme’nin 14. maddesinde değinilen Basın Komitesi çalışanı olduğu ve Ağrı, Diyarbakır, Mardin, Kars, Hakkâri, Muş ile Van illerinde faaliyet gösteren muhabirlerle irtibat halinde bulunduğu iddia edildi. Karataş’ın KCK Sözleşmesi’nce düzenlenen Basın Komitesi’ne ne şekilde dahil olduğuna dair bir açıklama ve somut delil ise öne sürülmedi.